1984

george orwell'ın distopya tarzında yazmış olduğu başucu kitabım.
yeni kaydolmuş cici yazar. sözlük altyapısı var gibi geldi. çanakkale'ye laf atması dışında sevdim. hoşgelmiş.
"ne sağcı ne solcu ortada kalmış puştun teki" diyerek kendini tanımlamış 2.nesil yazardır. nick altı burası değildir gibidir ama yinededir hoşdur gelmişdirmişti.
çakma fasılcı yazarcık, yazarcığımız.
sosyoloji dersinin bana kattığı en güzel kitaplardan biri
distopyaların krallarından,ara ara memleketin geldiği durumları görünce acaba demeden edemiyor insan
20. yüzyılın başında yazılmış ve yazıldığı döneme göre ileri bir çağı, 1984 yılındaki bir distopyayı anlatan en çok etkilendiğim kitaplardan biri. 1984’ü okuduktan sonra atv’ye ne zaman denk gelsem hep “iki dakikalık nefret” izliyormuşum gibi hissetmişimdir.
tam bir başlık ve tanım canavarı 2. nesil yazar.

koştursun efenim sözlükte.
kalemini beğendiğim nadir yazarlardan. takipteyim.
bana gerçek anlamda bir şeyler kattığını düşündüğüm yazar. yazdıkları hep dolu dolu cümleler. en azından konular hakkında gerçekten bilgi sahibi. ters düştüğümüz başlıklarda bile entry 'ini okuduktan sonra sorgulamamı sağlayıp hak verdiğim yazar.
ne çok övdüm la. gıcık ettiğinde de
tam anlamıyla gıcık eden yazar. takipteyiz.
bugünlerde sıkça kullandığım "ben ne sağcıyım ne solcuyum, ortada kalmış bir orospu çocuğuyum" kalıbına benzer bir biyografiye sahip olduğunu görünce daha bir kanımın ısındığı yazardır.
sözlüğü birikimiyle sürükleyip götüren yazarlardan biri. sözlüğün melamet hırkasını giymiş bir yazarı. ona ''yarin ile hoş musun?'' sorusu sormayım.
ülkemizle arasında benzerlikler olduğunu gördüğümüz kitap. filmi için ana karakter kitaptaki duyguyu yansitamamis ama siz yine izleyin.
kitabını okumak gerekir, filmine bakmaya gerek bile kalmaz. uykularınıza girip binlerce sorgulamanıza sebep olabilir, ağır gelebilir, okurken yanınızda su bulundurunuz.
okuyun george babamızı da dilinden buram buram bilgi akan yazarımızı da
george orwell'in ütopik bir eseridir. ütopik dediğime bakmayın kitabı okurken resmen içinde yaşıyorsunuz. günümüz türkiye'si için yazmış desek yeridir. okuyun, okutun efenim.

bu kitaba ek olarak fahrenheit 451'i okumanızı tavsiye ederim.
modern dünya düzeninin bu romandan tek farkı, sistemin bizi, elimize verdiği oyuncaklarla köleleştirmesi oldu. elimize kredi kartı verdi, ekonomik bağımsızlığımızı aldı, cep telefonu verdi, hem özel hayatımızı hem de ulaşılamama özgürlüğümüzü aldı, hatta güzellik algısı verdi ve kendimizi sevemez hale geldik. ve biz, isyan etmek yerine son model cep telefonu için kart limitimizi yükseltiyoruz . belki orwell bunu da öngördü ama, bu kadarına da inanmazlar, komik duruma düşerim diye, zorlamadı... çünkü bunu yazsaydı, "siz zorla köleleştirilecek kadar da aklınız yok; sizi bir de, üstüne para alarak, yalvarta yalvarta köle haline getirecekler" demiş olurdu ki, bunun yüzüne söylenmesinden kimse hoşlanmaz.