27 mart çomütt'nin tersine dünya tiyatro gösterisi

tanım içeren entry ye buradan ulaşın, ben aşşağıda boya badana yapıcam:
(bkz:tersine dünya)

öncelikle emeği geçen beyler ve hanımlara veya hanımlar ve beylere (oyunun etkisinden çıkamamış falan böyle...) "emeğinize sağlık" demek istiyorum zira önyargıyla gittiğim bir tiyatro oyunundan şah mat edilerek geri yollandım resmen.

bitirim'i ve kocasını oynayan iki güzel arkadaşıma da bundan sonrası için ayrıca başarı ve bol şans diliyorum. diğer oyuncular da umarım bir gün başrol olacak kadar tecrübe edinebilirler. ( bu cümlem bakkal hanım'ın meclisinden dışarı) perdeler açılır açılmaz gözlerindeki heyecanı izleyici koltuklarına kovayla döktüler. bir oyuncunun başarısı; seyirciyi kendinin o karakter olduğuna inandırmasına bağlıdır. ben bitirimi oynayan arkadaşın karıya gittiğine , kocasını oynayan arkadaşın ve komşusunu oynayan arkadaşın(döktüğün tere kurban) da bamya soyduğuna çok ikna oldum açıkçası. fakat bitirim'i bir tık daha başarılı buldum, doğaçlamak çok faklı bir türde zeka gerektirir.

 spoiler!
ne biliyosun da ne eleştiriyosun diyen dürzülere peşin peşin lafımı koyayım: kitap kurdu veya klavye enteli olanlar bilmez; o sahneye çıktıysan veya o mikrofonun başında birine sesinle hayat verdiysen anlarsın sadece bunu.


diğer karakterlere değinecek olursak:
pısss: siyasi suçlu hanıma kıyamam ben çok sevimli bir hanıma benziyor bir tık daha özgüven yazdırmasını rica ediyorum doktoruna.
tık: bakkal hanım niye sahneye girerken seyirci selamladı anlamadım umarım benim salaklığımdır umarım texti öyledir. şaka bir yana ben bu kadar etkili jest ve mimik kullanan bir insan görmemiştim. ben bu kadar güzel bir bakkal da görmemiştim, keşke benim sokağımın başında olsa...
fason atölyesi patronuna sesleniyorum; "yunan aksanınıs şok hotşuma gitti hanimefendii anzak c ve ç ler tıslanarak söylenir" bir ağız veya aksan ile oynamak ağız alışkanlığı gerektirir. dersinize güzel çalışmışsınız en çok siz gülümsettiniz desem yalan olmaz.
assolist beyi(hö?) oyun sonunda şans eseri tebrik etme fırsatım oldu ülkemizin sizim gibi cesur gençlere fazlasıyla ihtiyacı var. poponu ısırsınlar senin...
sarı kabadayı(adı soner olmalı (bkz:kelime esprisi)) iki yancısı ve gardiyan şefi ise oyunculuklarıyla göz doldurdu.
 spoiler!
ne boş övdüm bee akşslhdljasd

özellikle iki yancısının balkondan laf atma detaylarında sesleri kulağımı okşadı ( oyunun ilk 5 dakikasındaki kulak tırmalanmasının panzehriydi sanırım) o ilk beş dakikadaki arkadaşa sesleniyorum, repliğini söyledikten sonra yüzünü bi seyirciye döneydin de kalabalığın ilgisini sahnede tutsaydın. hangi rolde oynadığını anlamadım bile. hadi onu da geçtim yönetmen bunu nasıl farketmedi provalarda ? hadi onu da geçtim seyircili prova yapmadınız mı ? yaptıysanız da seyirciler o arada snap mi atıyodu ? neyse benim üzerime vazife değil bu kadarı ayrıca "ibo" rolündeki arkadaşı sahnede daha fazla göreceğim bir oyun izlemek istiyorum.
 spoiler!
oha sahnede tüttürüyorlar, acer görmesin...

bitirim'in oğlu ve oğlunun mahalleden yavuklusunun rollerini proferyönelce oynadığını düşünüyorum. hele ki yavuklusun anlatılığı rolün gerçek hayattaki yansımasına ben aşırı ayar olurum. 21.yy'a girmişiz hala böyle tipler var sokaklarda. canlandıran arkadaş o kadar iyi oynadı ki 50 kağıdı cebine attığında sinirlendim falan. bayaa inandım da keşke bitirim'in oğlu lisede çıktığım kız ile bire-bir fonksiyon gibi örtüşmeseydi. oynayan arkadaşı objektif bir şekilde eleştirebilirdim...
bunun dışında geri kalan figüranlar da gerek text hakimiyetleri olsun gerek rol çalmamaya gösterdikleri özen olsun sahnenin hakkını verdiler. bir sonraki oyunlarını bekliyorum, tiyatroyu tekrar sevdirdiğiniz için teşekkür ederim.
eşsizdi. filmden ziyade tiyatro her zaman daha hoş daha samimi zaten. en çok süleyman karakterini sevdim. biraz uzun sürdü tiyatro ama yine de izlemeye değerdi. bir daha olsa bir daha izlerim. gereksiz yere tiyatroya bok atmaya hiç gerek yok.