akışına bırakmak

bir türlü yapamadığım ve sanki bıraktığım an her şey daha kötü olacakmış hissi
@1’in tercümanım olduğu durum. kurcalaya kurcalaya daha kötü hale getiririm
sılanın "oluruna bırak her neyse geçer, hayata zulmedip üzülmeye mi değer" diye açıkladığı durumdur
bırakıp rahatlamak için can attığın ama kontrol elinden giderse her şey daha çok sarpasaracak diye korkup bir türlü bırakamadığın, sürekli içini kemirip duran bi yerden sonra “eeeh başlarım bu işe hiçbir şey benden değerli değil” deyip pes edip her şeyi olduğu gibi kabullenip ne azında ne fazlasında artık gözünün olmama durumu
zorlu bir bekleyiştir ve beklenen çok nadir gerçekleşir
fazla düşündüğümüz ve bu düşünme sonucunda elimizden bir şey gelmeyecek, hiçbir şeyin değişmeyeceği, olanın bize olacağı, ömrümüzden ömür götüren zamanlarda yapmamız gereken ama yapamadığımız belki de bu düşünme halinden garip bir zevk aldığımız için farkında olmadan aslında yapmadığımız durumdur. birçok şeyin akışına bırakınca çok daha rahat çözüldüğünü fark etmişimdir ancak bu farkındalık günlerimi harcadıktan sonra gelmiştir.

hangi konularda akışına bırakıp hangilerinde bir şeyler yapmamız gerektiğine doğru karar verebildiğimiz anda sonucunda yaşanan duygular hüzün de olsa mutluluk da olsa özlem de olsa en azından daha az yıpranmış oluyoruz.
"zaman her şeyin ilacı" teriminin yan cumlecigi. olmayacağını sandığımız şeylerin zamanla olacağını sanma eylemi.
birşeylerin zamanla değişip, düzeleceğine inanmaktır. (bkz: değişmedi.)
İletişim - Kurallar