aşık olduğun kişiye bir şarkı bırak

ismail yk- allah belanı versin
ben aşık olmadan buraya bir şarkı bırakayım da işimi garantileyeyim.
meyra feat. cemil demirbakan-sen anla
oy hovarda hovarda
aynam kaldı duvarda
vur davulcu davula
sevdiğim oğlan burada.
ron pope - a drop in the ocean


bahara söyle güneş toplasın,
sabaha kalmaz yanındayım
korkularımı anlatacağım ilk önce:
dizimin kanadığı ilk günü;
sevmeye yeltendiğim ve sevilmediğimi anladığım ilk günü;
acının korkuları kuşattığı ölesiye savaştığı o ilk günü.
sonra diyeceğim: acı korkuları yenmişti.
ruhumun kederden gözleri kararmış,
körlüğüne birkaç cenaze bile vermişti.
değişmişti çocukluğumun yazgısı.
sevmeyi bilmeyenlerin meyhanesinde çıraklık yapmıştı sadece
bir parça ormanda yürür, denize çıplak gireriz sonra.
sonra içeriz bak!
karıştırmadan birkaç duble rakı veya şarap.
sen anlatırsın ha!
öyle özledim ki bana bir şeyler anlatmanı
bana kurşunların ağırlığından bahseder,
savaşın yaşanmış tüm acıları kustuğunu anlatırsın.
acı yaşandıkça korkusuz sanar ya insan kendini,
işte o illüzyona nasıl küfrettiğini anlatırsın.
sonra bir bukowski pervasızlığı sarar ruhunu,
iki afilli cümle parlatırsın:
“çamur yer, şekeri sevmem. nerede lan benim viskim!” der.
ardından bi’ şarkı patlatırsın.
dağ yeşerir.

sonra seni ne kadar sevdiğime şaşırırsın belki.
belki şımarırsın.
belki şımardıkça azalırsın da belli olmaz benim sağım solum.
şımarır mısın? aşk şımartır mı seni?
kimi şımartmamış ki!
şımar zaten beni ipleme, her haline şiirim ben.
bilmezsin sihirim sen, sinirim el, yokluğuna zifirim ben.
bilmezsin bir yel savurur senin kokuna.
işte o rüzgara mihirim ben.
bilmezsin ya işte o bilmediklerinin içindeki çukurum ben.
ve bir yokluğu anlamış bu gönlüme mühürüm ben
beni boşver hadi bir şarkı söyle.
onur can özcan - intihaşk

“umutsuz bir aşk çökmüşse gönlüne saba-
hın üçünde, özellikle onun orada, yerinde ol-
madığı kuşkusuna kapıldığında telefon etme-
yi gururuna yediremiyorsan, ister istemez içe
dönüp kendinle baş başa kalırsın; o anda ak-
rep gibi sokarsın kendini ya da hiçbir zaman
postalamayacağın mektuplar yazarsın ona, ya
da odanda volta atarsın, hem küfür hem dua
edersin, sarhoş olursun, ya da kendini öldüre-
cekmiş gibi davranırsın.
bu gidişat bir süre sonra tatsızlaşır, bıktırır
insanı. yaratıcı biriysen acılı anılardan orta-
ya elle tutulur bir şeyler çıkarabilir miyim diye
sorarsın kendi kendine. ve işte bir gece saat üç
sularında başıma gelen tam da buydu. birden
karar vermiştim, çektiğim acıyı tuvale döke-
cektim.“
henry miller ınsomnia
İletişim - Kurallar