aşık olduğunu anladığın ilk an

karşı tarafa karşı o saf temiz duyguları hissettiğin ilk andır. ben genelde karşı tarafın gülüşünü saf saf izlerken yakalıyorum kendimi. sonrada içimden aha gene yandık diyorum.
gün içinde anlaşılmayan durumdur o an. ancak geceleri ve sabahın erken saatlerinde aklına düşerse olmuştursun. yoksa yalnızlığını ve sessizliği paylaştığın kişi başka bir anlam ve an ifade etmez.
başta güzel bi andı, ayvayı yediğimi o an anlayamamıştım
''geçmiş olsun sıçtık.'' dediğim andır.
yanında hunharca yemek yiyemiyorsam, bingoooo!!
aşık olan çıksın beyler kasıyor dediğim başlıktır.
onun için ilk ağladığımda
kaybetme düşüncesi kalbimi sıkıştırdığında
hayatımda sadece 2 kişiye aşık olduğumu söyleyebilirim ve aşık olduğumu anladığım vakit ise onları ilk gördüğüm andır. tesadüfe bakın ki şu hayatta ağzıma sıçan 2 kişi de onlardı.
-en sevdiğin yemek?
+lahmacun

çocuk aşktan geberiyordur o sıra
kokudur koku. o kokuyu bir aldın mı sonra yıllar geçse bile arada sırada kendini hatırlatır, gelir burnunun direğini sızlatır. unutamazsın.
kabusdan uyanıp onu yanımda arayıp, sarılmak istediği doğduğu vakit anladım, o benimle olmalıydı. neyse ki amacıma ulaştım canım sevgilim.
gulunce gozlerinin kenarlarinin kiristigini gordugum anda aglayacak gibi olmam durumudur. bir adam boyle guzel gulemez, bir goz kenari bu kadar anlamli bir sekilde kirisamaz.

edit: bu an, ayni zamanda boku yedigini anladigin andir.
hiç yaşamadığım ve bir gün yaşayamamaktan korktuğum andır.
onunla karşılaşabilmek için can atmaktır. yanında kendini güvende hissettiğin andır.
yok et! sinyali beynimde kırmızı ışıklarla çakmaya başlıyor. kendimden başkasına tapamam bebeğim
bende kaldığı bir gece saat 5 sularında fırtınanın sesine uyanmam. onun uyurken yıldırım sesine korkması ve sarıldığımda titremesinin durması. yeap! gelde o yatakta tek başına uyumaya çalış şimdi
o anlarda ‘sonunu düşünen kahraman olamaz ‘ diyip bordo bereyi takanlar mı dersiniz , sonrasında hepsinin bir domino edasıyla yıkılmasını izlemek icin burada bulunan ben gibiler mi gelir aklınıza bilemedim...
bence hepsinin bu başlık altında toplanmış olması müthiş bir olay
aşık olmayın , gidin şakirde çay için.
gidişinden anlaşılır aşk, ıslanmış ve üşümüş sokak kedisi gibi hissettirir insanı. keşke gidişinden değilde gelişinden hissettirse kendini.
yapmam dediğim her şeyi bir bir yapmaya başladığımı anladığım an
yapmam dediğin şeyleri yaptığın , normalde yaptığın şeyleri yapmaktan uzaklaştığın an.
onu ilk gördüğüm an o beresini çıkarırken göz göze gelip , aha şimdi sıçtık dediğim andır .
gözlerine bakınca karnında kelebekler uçuşur. gözlerini alamassın saf saf gülersin. 17 yaşında olursa yan etkileri çok fazladır.
onun için her türlü fedakarlığı yapmaya başladığın andır.
vücut ısısının 3 derece yükselmesi , mide asitnin yukarı çıkması ,solunumda zorlanma , yutkunamama , adrenalin yükselmesi , cümle kurmakta zorlanma. ne olduğunu anlamamıştım ama bunları yaşadığımı hatırlıyorum. zaten sonrası biyolojik değil psikolojik etkilerle devam ettiğinden emin oluyor insan
  • /
  • 2