askerlik

ülkemizde ki ismi ile vatan borcu.
her türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan er kişilerin yapması gerekli olduğu görev.
öğrencilik hayatı bitince, hayata girizgahın ilk paragrafı. adeta bir berlin duvarı.
bir an önce yapılması gereken bir hizmettir.
gidersin ve sağ salim gelirsin, işte o zaman güzel anıları ve hayat boyu edinilmiş olan arkadaşlıklar bırakır sana.
zamanı gelen her türk gencinin yapmakla sorumlu olduğu görev. meslek olarak da yapıldığı taktirde onur ve şeref dolu kutsal bir meslek. (bkz:türk silahlı kuvvetleri)
temel amaç erkeklere olası bir savaş durumuna karşı temel silah eğitimlerinin verildiği ve büyüklerin deyimi ile çocuk gidip adam olunarak gelinen olaydır. kimileri bir zaman kaybı olduğunu düşünür bu olayın.
18-15-12 hatta 5 aylık anıların anlatmakla bitirilemediği erkekler için zorunlu vatandaşlık görevi...
görevini kötüye kullanan düşük rütbeli insanların yaptıklarını duydukça soğuduğum illa ki verecek olduğum vatan borcudur. ufacık bir yer bitinin sırf kişinin üstü diye kişiye haksızlık yapma girişiminde bulunması kaldırılacak bir şey değil.
ordu hizmeti, asker olma görevi, asker olma durumu.

arkadaşlar kısa bir süre askerde olacağım için sosyal medya hesaplarımı ve telefonumu kullanamayacağım. sizlerden bir süre ayrı kalacağım kendinize dikkat edin güzel dostlar:)
(bkz:maviterlikliadam) şimdi asker.
(bkz:maviterlikliadam) ee sana bir asker eğlencesi yapsaydık keşke, hayırlı tezkerelerin olsun dostum.
toplanın lan torunlar anlatıyorum, çay getirin.

tanım; yok tanım manım.

her şey askerlik şubesine giderek minik bir rambo edasıyla, bak eda dedim gene aklıma geldi iki gözümün çiçeği öhöm neyse, evet minik bir ramboymuşçasına vakur duruşunuzla askere gitmek istediğinizi belirtmenizle başlıyor her şey. muayene oluyorsunuz tekrar geldiğinizde size komando olmak istiyor musunuz diye soracaklar. evet evet helikopterden helikoptere atlarken şarjör değiştirip bonba gibi bir şey atacaksınız hepiniz bence de evet deyin tabi. (bkz:svihs)

artık işlemleri yaptınız ve o gün geldi, acemi birliğinin kapısından içeri giriyorsunuz. dışarıyı unutmanız gereken kısım burası oluyor ya da unutmayın nitekim onlar unutturur. burada hemen köpükleri ve buzlu bademleri alıp kamuflaj giymek üzere soyunuyoruz topluca, hiç noluyor lan askerlik falan demeyin artık farklı bir dünyadasınız. sadece bir saat sürecek yemin töreni için 15 ile 40 gün arasında uygun adım yürüyorsunuz, yürüyorsunuz yolunuz bitmiyor. tabi yürümekten de büyük bir sorun var ki içtima. bu içtima denen şey askerlik hayatınızı zehir edebilir, sizi depresyona sokabilir, yaşlanabilirsiniz ancak biraz sonra size vereceğim taktikleri uygulayarak askerliğinizin neredeyse tamamında bu dertten kurtulabilirsiniz. acemi birliğinizi tıpkı bir minnoş gibi adımlamayı öğrenerek bitirdiniz ve ruh-beden sağlığınız uygunsa usta birliklerinize gönderilmek üzere katılım belgeniz duruma göre hudut geçiş belgelerinizle beraber yollara düşüyorsunuz.

evett hoşgeldiniz beyler ustalık başlıyor! (bkz:svihs) gerçek askerliğinizin başladığı yer işte burasıdır orayı sevin orası tabiki tuvalet ve banyo. (bkz:sıracılık) her sabah, akşam duruma göre öğlen ve üst devrelerle tersleşirseniz sonsuza uzayacak şekilde (bkz:devrecilik) her gün tuvalet banyo başta olmak üzere her yeri temizliyorsunuz, tabi ki bundan kurtulmanın da bir yolu var. hadi yine iyisiniz köftehorlar. usta birliğinde bütün temizlik, içtima vb. angaryalardan kurtulmanın yegane yolu kendinizi karargaha yazıcı, santralci, haberci, ve askerliğinizi yurtdışında yapıyorsanız tercüman olarak atmaktan geçer. ben yeteneksizim bunları yapamam ama aynı zaman da minik bir berkecanım ben evimde bile temizlik yapmadım diyorsanız sizin için de bir çözüm var şurdan (bkz:pembe tezkere).

usta birliğinde üzerinize zimmetleyerek size bir adet silah verecekler. o silahı sevin, okşayın bakımını yapın soğuktan sıcaktan koruyun evet tıpkı bir bebek gibi. zira silahın başına bir şey gelirse sadece siz değil birliğinizdeki sıralı komutanlar da dahil hayatınızın hatasını yaptınız demektir. merak edenler netten caydırıcı bedeline bakabilirler tabi bu maddi kısmı bir de silahlı kuvvetlerin malına zarar vermekten belki hırsızlıktan duruma göre vatan hainliğinden yargılanacaksınız. silah ve asker kaybının bilgisi genelkurmaya kadar gider ve bedelini orada bulunanlardan birileri biri demiyorum bakın mutlaka öder. geri kalan her şeyin telafisi vardır ancak silah ve asker kaybının telafisi çok zordur.

usta birliğinde günleriniz bu şekilde geçip giderken bir söylenti çıkar ortaya, bir kelime dolanır ama ne olduğunu asker kökenli bir aileden değilseniz hemen anlayamayabilirsiniz nedir o kelime, denetleme.

denetleme normal erlerin askerlik hayatlarında belki de hiç göremeyeceği albay, yarbay gibi rütbelilerden oluşan bir heyetin birliğinizi pratik ve teorik eğitiminiz konusunda teftiş etmesidir.

denetlemelerde şınav, barfiks, bomba koşusu gibi konularda birliğin durumuna bakılır, aylarca hazırlandığınız spor denetlemesinden geçemezseniz 2-3 ay sonrasına tekrar denetleme günü verilir ve gene her gün sabah 5te kalkıp denetlemeye hazırlanmakla uğraşırsınız. tek seferde geçmek en iyisidir.

bütün bunların dışında özellikle sorunlu coğrafyalarda nato müttefiki olarak bulunmamız sebebiyle askerlik yapıyorsanız (bkz: afganistan) (bkz:doğu afrika) insani dramları ve insan vücudunu hayal edemeyeceğiniz şekillerde görmeye alışın. koltuğumuzda izlediğimiz gibi olmuyor ama alışıyorsunuz. her şey biterken geride biraz teorik bilgi, bir kaç iyi insan bırakarak geldiğiniz gibi tıpış tıpış evinize dönersiniz çokta şey etmeyin kendinize.
milli ödevlerimizden birisi.