çomü sözlük yazarlarının hobileri

psikoloji ve felsefe gibi soyut alanlarda zihnimi sonuna kadar kullanıp çıkarım yaparak bilgiler edinmek.sanat dallarıyla ve ingilizce oyunlar oynayarak farklı bir şekilde kendimi geliştirmek.ama gerçekten hobi diyorsak,kitap,oyun,film,muay thai.
kesinlikle duvar boyamak. bir duvar yazısı vardı: biz akıllanmayız sen delir doktor. bunu çanakkale belediyesi sildi :( çanakkaleye geldiğimde dikkatimi en çok çeken şeydi yazık oldu.
profesyonel olarak fotoğrafçılık hem bölümümle alakalı hemde severek yaptığım tek şey
bira içmek,arkadaşlarla muhabbet,basketbol,futbol
basketbol oynamak
yüzmek
film izlemek
kitap okumak
kedilerle vakit geçirmek
sözlükde kızlara yavşamak
çevrimiçi listesine bakma yetkimi kullanarak hangi eski yıkıkların siteye giriş yapıp ağladığını görmek
hahahahahahhhahaahahahahhahahahahhaha
ot içip mastürbasyon yapmak ve herhangi bir kadınla oral zevkler yaşamak
iç çamaşırı bakmak. bakmak derken satın almak. yaşasın penti.
hobi edinecek paramız mı var allah aşkına?
kitap okumak, satranç oynamak, klasik müzik dinlemek, tiyatroya gitmek. şaka şaka canlarım olsa olsa sevişmek olabilir bu.
ingilizce pratiği ve stres atma yöntemi olarak, yabancı forumlarda okuduğunu anlamaktan aciz insanlarla laf dalaşına girip günler süren tartışmalara karışıyorum. mektup arkadaşının yine küfürsüz, sadece kibar hakaretlerle ad hominem kullanmadan birbirini göt etmece versiyonu gibi. haksız olduğumu kabul ettiğim tartışmalar olsa da "aha göt oldu" durumuna düşürmedim kendimi henüz.*
mitralyöze yalın kılıç atla koşmak
müzik yapıyorum, kendi çapımda (bkz:magni dei nostri)
salonun ortasında 101 oynamak, hastasıyız böyle hobilerin...
metal müzik yapmaya çalışmak, teknolojiyi takip etmek, elinde tornavidayla içini açacak bişeyler aranmak, bisiklete binmek derken hayat bizi kocaman bir çanakkaleliye çevirdi ve kendimi kepez limanda balık beklerken buldum. dinginlik çağım başladı.
dedikodu
uykuu
yemek yemek
uyku
uyku
uyku
uyku
bir takım hobilerim vardı ama iş hayatı ve çanakkale şartları sağolsun kalmadı.
-trekking (bir topluluk yok, yanlız başına yıkık yıkık dağ tepe gezmekte bi keyif göremiyorum)
-bisiklet (ufak tekef tatlı topluluklar vardı fakat hepsinin yok olup geriye çabis'in kalmasıyla bende yalnız kaldım. götü boklu ergenlerin birini geçtiğinde sana çemkirmeye çalışmasına tahammül edecek adam değilim)
-rock&metal dinleyicisi ve icra ediciliği (bu şehirde bu kültür yok malesef. çok az bir kaç insanda var)
-fotoğraf (bu güzel şehrin bir fotoğraf derneği yok yazıklar olsun ki. çomüfot vardı üniversitede ve hava soğuk diye güz dönemini olduğu gibi film okumayla geçirdiler. sikko sikko sanat filmleri, bütün üyeleri gsf'li, her filmde yok hristiyan mitolojisine göndermeler ve çatalın masada duruşundan isyan anlamı çıkmak gibi sikko sikko görüşlerini paylaştıkları sunta fotoğraf topluluğuydu, beni fotoğraftan soğuttu. bir tane workshop yapmadılar sene boyunca. kendilerinin tek çektikleri fotoğraf birbirlerinin tuhaf bakışlı portreleriydi. çok sanat, çok mitoloji aferin.)
  • /
  • 3