din

tanım: insanların doğaüstü güçlere, kutsal saydıkları türlü varlıklara, tanrılara ya da tanrı’ya inanma, tapınma biçiminde katıldıkları gizemsel olgu.

ülkemizde bireyin özgürce seçebileceği bir olgudan çok gelenek olarak kabul edilir. "gelenekler böyle buyurdu. ben hristiyanım, müslümanı veyahut yahudiyim vs." kimliklerimiz değil mi bunlar? evet, toplumun kabul ettiği kimlikler. toplum kim? bizler. toplum kimin parçası? bizlerin. dinleri yaratanlar kim? bizler. dinler niçin var? insanın tapınma ve kaçma arzusu yüzünden var. dinler gerçek mi? dinler zihnimizde ne kadar yer etmişse ve ne anlama geliyorsa o kadar gerçek. dinler insan için midir yoksa insan dinler için midir? düşünüyorum... peki dinin, insandan kazancı ne? peki ya insanın, dinden kazancı ne?
soru işaretleri...

soruyorum din, gerçek anlamda ne kadar yaşamımızda?

din gelenek midir, maneviyat mıdır?
din aslında insanın anlam arayışının bir parçasıdır. insan korkak bir varlıktır ve en çok yok oluştan korkar. bu sebeple kendisine yok oluşun olmadığı, sonsuz bir dünya yaratmıştır. işte dinler bu dünyanın parçasıdır. ahiret inancının temeli bu düşüncedir. ikinci olarak dinler toplumsal yaşamı düzenleme işlevi görürler. din bir hukuk yaratır. bu sayede toplumsal hayat devam eder. zira eski çağlarda korku olmadan toplumsal hayat ilerleyemezdi. zira cehennem korkusu olmadığı sürece toplumsal aksaklıkların önü alınamazdı orta çağda. son olarak bir de dinlerin bilimsel işlevi vardır. bilim bilmekten gelir. yani dinler insana bilmediği şeyleri öğretir. çünkü insan anlamak ister. insanın anlama ihtiyacı dinin bir parçasıdır. zira orta çağda bir kişiye dünya nasıl var oldu dersen o sana allah der ve bu işin içinden çıkar. kısacası dinlerin 3 işlevi vardır.
1) psikolojik = insan kendisini kıymetli hisseder. varoluşuna anlam katar.
2) sosyolojik= dinler şeri hukuk ile toplumsal hayatı düzenler
3) bilimsel = insan cevap arar ve dinler her ne kadar saçma olsa da cevaplar verirler.

şimdi kendi düşünceme geleyim. ben bu hikayenin neresindeyim. benim varoluşumun bir anlamı yok. bu sebepledir ki dinlere ihtiyacım da yok.
insanlar var olduklarından beri gördüklerine anlam yüklemeye çalışmıştır. güneşi görmüşlerdir gökyüzünde her tarafı aydınlatırken ve onun güçlü bir varlık olduğunu düşünüp tapmaya başlamışlardır. bu tam olarak din sayılmaz aslında daha çok kafalarında oluşmakta olan ''tanrı'' kavramını somut maddelerde aramaları sonucu ortaya çıkan inançtır. kimi ateşe tapmıştır çünkü her şeyi yakıp yok edeceğini fark etmişlerdir fakat sonrasında ateşi kendi yaratınca ondan da uzaklaşmıştır. gördüğü her garip ve güçlü şeylere tapmıştır insanlık farklı vakitlerde fakat hepsine birer açıklama getirdikçe bu sefer daha farklı bir inanış gerçekleşmiştir. bunda tarım devriminin de oldukça payı vardır. neden rüzgar bu kadar çok esti de, sular yükseldi de bütün tarlalar kullanılamaz hale geldi. görünmeyen bir takım varlıklar bize sinirlenmiş olmalı dediler ve kendince tanrılar yaratmaya başladılar. bu tanrılar yine etrafında gördüğü varlıklardan esinlenilmişti örneğin timsah. bazıları insan vücuduna sahipken kimi 3 memeli kimi 4 bacaklı kısacası her haliyle insandan üstün varlıklardı. akıllarına bu tanrıların sevgisini kazanmak için adaklar sunmak geldi ya da firavun zamanı mısırlılar gibi daha çok çalışmak. aynı zamanda bilim de ilerliyordu amansızca. olağanüstü olarak gördükleri doğa olaylarının bir açıklaması olduğunu fark ettikçe inançlar yine değişmeye başladı. bu sefer daha üstün bir varlık gerekiyordu insanlara. kesinlikle ama kesinlikle inanç boşluğu yaşanmaması gerekiyordu. boş yere yaşadığını düşünmek çoğu insan için ölümden bile beter bir durumdu. birbirini tetikleyen olaylar sonucunda insanlık tek tanrılı dinler ile tanıştı. gerçi hristiyanlıktan çok uzun zaman önce yahudilik var olmuştu. çok tanrılı dinler furyası içinde tek tanrılı din olarak yahudiliğin nasıl kendine yer bulduğu hala önemli bir araştırma konusudur. tek tanrılı dinler insanların inancını çok daha iyi karşılamaktaydı çünkü tanrı denilen varlık görünmezdi, her yerdeydi. bu evreni bir varlık yaratmış olmalıydı ve bu her şeye gücü yeten tek bir tanrıdan başkası olamazdı. bu inanç sistemine vahiy,iman etmek gibi özellikleri ekleyerek din denilen olgu yaratılmış oldu. din kavramının tek tanrılı dinler ile var olduğunu savunan bir kısım vardır. oralara girmek istemiyorum bu yazıda ama sonuç olarak bir din için tanrının deistlerin tersine bizi bir başımıza değil bizlerle ilgilenip aynı zamanda ona iman etmemiz gerekli olduğu söylenir. insanların korkularından ve bir şeyleri anlamdırmaya çalışmasından kaynaklı doğan dinler sonrasında birtakım insanların gücü haline gelmiştir. insanları daha kolay yönetmek ve ortak bir paydada buluşturmak için müthiş bir fırsat haline gelmiştir. örnek için haçlı seferleri verilebilir. kudüsü kurtarmak için haçlı seferlerine takılan bir asker olduğunuzu düşünün. dini için savaşacak ve sonunda cennet ile mükafatlandıracaktır. 12.yüzyılda fransada yaşayan zengin birisi olduğunu düşünün bir de. dünya sizin için düzdür ve de parasını vererek cennetten arsa alabileceğinizi düşünürsünüz. yıllar ilerleyip 16. 17. yüzyıla geldiğinde para ile cennetten arsa alacağını düşünenlere salak olarak bakılırken haçlı seferlerinin adı bile anılmıyordur. çünkü bilim ilerliyordur dinleri bitirmeye and içmiş gibi. hristiyanlık çok büyük darbe yemiştir ve bir şekilde modern zamana adapte olmak zorunda kalmıştır fakat dinlere olan güven ve inanç gittikçe azalmaktadır. islamı da böyle bir modernizm beklemektedir çünkü bu doğanın gerekliliğidir. geçenlerde suudi arabistanda kadınların çarşaf giymesi zorunluluğu kaldırılmıştır. her ne kadar pratikte kolay olmayacak olsa da bunu 15 sene önce söyleseniz insanlar götüyle gülebilirdi size. dünya sürekli değişiyor ve ilerliyor. değişime ayak uyduramayanlar ise doğal seçilimin de dediği gibi eleniyor. insanlar artislik olsun diye dinsiz inançlara ya da felsefelere yönelmiyor ya da yönelmeyecek. ben inanıyorum ki içinde bulunduğumuz yüzyılda tanrılı dinler artık yok olacak ve insanların inanç sistemi çok farklı bir yol izleyecek. belki de kim bilir fareler üzerinde deney yaptığımızı sanırken üzerinde deney yapılan bizizdir ve dünyanın sonundaki restorandan birer masa ayırmanın vakti gelmiştir.
''bugünün dinleri yarınların mitolojileridir''
ılk insanın ilk korkusunun son şekli.
allahu teala diyor ki sadece hz.muhammed’e inanın gerisi fasafuso
allah(c.c.):"hz.muhammed'e inanın gerisi fasafuso"
tanrı vardır , din yalandır
overrated bir kavramdır. yaşadığın hayatı kendin/insanlık için en iyi hale getirmeye çalıştıktan sonra hakkında iki kere düşünmeni bile gerektirmez.
insanlık tarihinin en acı hicviyesi.
insanoğlunun binlerce yıldır. içindeki ödüllendirilme ve cezalandırılma hissinin doğurduğu mitler topluluğu mensupları giriş ve çıkış için belirli ritüelleri yerine getirmek ile sorumlu olup mensubu olduğu dinin gerekliliklerini yerine getirmelidir.
İletişim - Kurallar