düğün

düğünler
gelenek ve görenekler adı altında yapılan cinselliğin meşrulaştığı hatta cinsel birlikteliğin oyunlarla, halaylarla kutlandığı anlam veremediğim toplanma alanları. kadının bir birey olduğunun kabul edilemediği günümüz dünyasında. kendi isteğiyle biriyle sevişmesi orospuluk, namussuzluk olurken aynı şeyi bir imzayla yapması onu en namuslu birey yapıyor. gerçi burada da “kız aldık kız verdik” cümlesinde ki üstü örtülü kadının ilk sevişmesinin kutlamalarla evlendiği erkekle olacağı vurgulanmaktadır.
peki neden? ataerkil bir toplum, bunun yaşanmasında sadece bir etken olabilir. bunun alt sebeplerine bakıldığında annenin kızını geçici evlat olarak gördüğü, onun başkasının malı olacağını düşündüğü, bununla beraber insanlara soyadının veriliş amacının dışında, aile isminin erkekle yürüyeceğini düşünmesi de acı bir gerçek. ışin daha traji komik yanı bunu düşünen anne başkasının soyadını kullanmaktadır. kadının bireyliği toplumda, okulda, gruplarda, ailede hatta hemcinsi olan anne tarafından bile kabul edilmemişken yaşanılan tacizlerin tecavüzlerin cinayetlerin önüne elbette geçilemeyecektir. eğitimsiz bir nesil ancak eğitimsiz insanlar yetiştirir. her katili tecavüzcüyü ebeveynler yetiştiriyor. kimse bir anda tecavüzcü katil olmuyor. aileiçi eğitimde çocuklar büyürken babanın şiddetine ses çıkarmayan veya çıkaramayan anne de oğluna şiddetin meşru birşey olduğunu farkında olmadan öğretiyor.
ne yapmalı? bu soruya verilen cevaplar ne yazık ki yetersiz kalıyor. öncelikle devletlerin belirli politikalar belirleyip çocukların aileiçi psikolojik durumları ilk okuldayken yapılabilecek testlerle kontrol edilmeli. problemli çocukların aileleri gözlem altında tutulmalı ve çocuğun ilerde hayatında kalıcı zararlara yol açmaması için tedavisi yapılmalıdır. elbette şiddet gören bireylerin çaresizliğinin yanında, şiddet uygulayanların desteklenmesi şiddetin dozunun artmasının en büyük sebeplerinden biridir. nereden bakarsak bakalım problemin temeli insan kavramının algılanmamasıdır. küçük yaştan cinsiyet gözetmeksizin kişilere “insan ve bir birey” olduğu öğretilmediği sürece sosyal medyadan adalet arayışları, tv den cinayet haberleri ne yazık ki eksilmeyecek.
bugün idam diye bağıran ağızlar farkında değil ki cinayet işlemeyi göze alan kişi için caydırıcı bir yol olmayacak. ölümle ölüm kesinlikle çözülmeyecek. alacağımız önlem yapılanların önüne geçmek adına bireylerin şikayetini dikkate almak olsa belki bir çok kadın hayatta olabilirdi. bir anne evladının gözünü önünde ölmek istemiyorum feryatları atmaya bilirdi.