duvar bar

her seferinden gitmek isteyip bir türlü gidemediğim mekan
evet 1.sınıfım
evet gitmedim şaşırılcak bişey yok
eğer çanakkalede doğup büyüdüyseniz ve şehirdışında okuyorsanız her memleket ziyaretinde uğradığınız ve de tanıdık yüzleri gördüğünüz o iç ısıtan mekan. masaya oturup içkini yudumlarken bir bakıyorsun ki her masada tanıdıkların var. mis gibi yaşanmışlık kokuyor bence.
bir de gidemediğiniz zamanlar memleketten arkadaşlar yazar ya "duvardayız" diye oturduğunuz yerde ölmek istersiniz...
ismi pink floyd'un 1979 yılında yayınladığı the wall albümünden gelir.

rivayete göre ümit abimiz mekana isim düşünürken pink floyd'un the wall şarkısı çalmaktadır,"the wall" telaffuzunun "duvar" kelimesine ne kadar benzediğini,anlamının zaten aynı olduğunu fark eder ve çalışanlarının hali itte,keyfi beyde olmayan bu güzel mekan ortaya çıkar.
alt katı otopark olduğu zamandan beri gittiğim, kampanyalar konusunda diğer hiçbir mekanın yarışamadığı, müzikleri genelde aynı repertuarlardan oluşsa da, çanakkaledeki en sevdiğim mekandır. gariptir ki burayı ya çok seversiniz ya da hiç sevmezsiniz. ortası yoktur.

(bkz:sırtını duvara yasla)
o eski halinden eser olmayan mekan. bahçesi açılmadan önce sadece üst tarafı aktif olan muazzam samimi olan ortam artık kendini popülizmin kucağına atmış biçimde hizmet veriyor.
kıptilerin cirit attığı mekandır.
çok yakında deli gibi içmek için gideceğim yerdir
vasattan hallice olan mekan. ergen kapıcıları (bodyguard diyolar kendilerine) cakma agır abi sahibi olan ergenland. -20 yas icin ideal olabilir ama kesinlikle fazlası değil.

bir mekana gidecekseniz bu akava olabilir, hangover olabilir, leon bile olabilir ki bunlarda muhtesem degil ama en azından ne oldugu belli kitlesi oturmus insanlardan olusuyor. joker,duvar, duvar dibi, duvar üstü vb. hayalkırıklığı.
biralarının sulu olması net efsanedir ve buna inananları da hep gülünç bulmuşumdur, iddiaların aksine popüler kültürün ekmeğini yiyor değil üstüne popüler kültüre karşıdırlar. mutfağı başarılıdır, keza bar ekibi de tecrübeli ve başarılıdır. servis personeli güleryüzle sizi karşılar ve servis de oldukça hızlıdır. ve en önemlisi de her daim öğrenci dostudur. (bkz:sırtını duvara yasla)
güzel müzikler çalıyo bayaa, mesela şu şarkıyı ilk o mekanda keşfetmiştim, özeldir.
çanakkale barlar sokağında bir mekan.

mekan girişteki güvenliğin tavırlarından ötürü ilk başta soğuk ama girince alışıyorsun. ufacık bir kapıdan kocaman bir mekana giriyorsunuz. sanki alice harikalar diyarı.

canlı müzik, cafe&pub tarzı bir konsepti var. 23:30 dan sonra cumartesileri sanırım, 80ler 90lar remix müziklere dönüyor olay.
belli bir saatten sonra hesabı getiriyorlar, daha sonrasını katırlarla devam ediyoruz.
duvarlarında müslüm gürses, bob marley gibi dönemin önemli sanatçılarının fotoğrafları, çizimleri bulunuyor.
masalar biraz dar yani bana göre, ama belli bir saatten sonra masalar hiç olmamalı gibi. bistro eğlence daha cazip görünüyor.

erkekler tuvaletinde, pisuvar kullanacaksanız; hepinizden tiksiniyorum modunda olmanız lazım. zira ne lavabo ile yan yana, koruma da yok.

bir kere gittim, yine olsun yine giderim mekanı. bu kanıya varmama sebep, sanırım kendimi evimde gibi hissetmeme yardımcı olandı.
aylardan sonra geldigim, an itibariyle millerimi yudumladigim mekan.
vize haftası bitmiş herkes memleketine gitmişken hem de normalde daha az kalabalık olan pazar günü giriş ücretini 5 lira yapıp konser vererek hata yaptıklarını düşündüğüm bardır. he severiz sıkça gideriz orası ayrı.
bu aksam nereye gitsek? sorusunun net cevabıdır. duvar ayri bi efsanedir ,anlatılmaz yaşanır.
ergenlere hitap eden, kendini amerikan rüyasında sanan çulsuzlarla dolu mekan..
o tuvaletleri yenilemeyecektin ümit abi biz o duvarlara içimizi dökmüştük........
hangover özentiliğinden bir türlü vazgeçmeyen bir mekan. o eski duvardan eser yok.
yakında çanakkale'nin her caddesinde bir şubesi olacağına inandığım mekan
bira tabağının çok güzel olduğunu düşündüğüm mekan
neredeyse her masasında anı bıraktığım mekan. doğum günleri,depresyonlar,80-90s,ümit abi ve sanırım aşık olduğum adamı bulduğum yer..
ırzını siktiğimin şehrinde bir tane mekan yok. izmir alsancak'ta istasyon 35'de 70'lik fıçı, mısır ve turşu 11 lira.. nasıl bir şehire geldim amına koyayım..
balon mekan. 6-7 ayda bir giderim, o da arkadaşlar isterse. ha leş mi ? değil ama overrated bir mekan.
mekana, sahibine, taşına toprağına saygı duyduğum fakat ortamdaki tiplere ayar olduğum mekan.
gogo içeyim, karı kız ayıklayayım, marjinal takılayım, belki gecesine gangbang kafası takılan s.kkoların ayrılmadığı mekan.
kız arkadaşımı güvenerek gönderemeyeceğim mekan.
yukarda bi arkadaş demiş, "hepiniz buradasınız" umarım aids kaparsınız.
ümit olgun gibi seviyesiz bir tipin sahibi olduğu ergene hitap eden barımsı oluşum. ah nerde eski şişe/pompa günleri dediğini duyar gibiyim eskilerin.
bundan 3-4 yıl önce duvar bar'ın bahçe kısmı yoktu. teras tarafından barduck cafe gözükürdü. ümit abi'nin bir ortağı vardı, bir de kapının önünde duran golden köpek.. garsonlar esmer,kirli sakallı hiç şaşmaz.. o zamanların tkplileri takılırdı mekanda. duvar bar'ın siyasi tarafı ağır basardı o zaman, öğrenci dostuydu.. bahçe tarafına çeki düzen verdiler o yaz, her şey yenilendi, kahvaltı, yemek,tatlı vs menülerde yerini aldı,kitle ufaktan değişmeye başladı. ümit abi de evleniyordu zaten para lazımdı derken duvar dibinin olduğu yer boşa çıktı orayı da aldılar az buz para harcamadılar orayı adam edicez derken. diyeceğim o ki ümit abi az emek vermedi, işçinin emekçinin yanında da oldu yeri geldiği zaman. çanakkale'nin sayılı adam gibi adam olan mekan sahiplerindendir kendisi. he bir de seneler önce şişe insanların son durağıydı uyuşturucu, alkol ne tür pislik ararsan bulurdun yani dert değil, duvarda yap bakalım o tarz şeyler metin'in o kas yığını güvenlikleri kolunu bacağını nasıl kırıyor..
  • /
  • 3