gratis

çanakkale merkezde 4 tane bulunan,kordonda neden 2 tane oldugunu hep sorguladıgım ama indirim zamanı neden bu kadar şube açtıklarını anladıgım indirim yokken 1 2 kişinin oldugu magaza,yine de severiz çok hayrını gördük cüzdanımız hariç
14 şubat indiriminden yararlanamayacağım mağaza. because paranın dibine vurduk. borç verecek var mı ?
erkeklerin sevgililerini bulmak için kayıp ilanı verdiği mekan, düştüğünüzde asla çıkamayacağınız bir batak,cüzdan düşmanı
indirim zamanlarında kapısında bolca içerideki sevgilisini umutsuzca bekleyen erkeklerin bulunduğu kişisel bakım marketi.
tarkan, tut kolumdan çek götür beni hüp diye içine çek beni sözlerini gratis için söylemiştir. gratis bağımlılık yapar.
terapi yuvası, sevgiliyle buluşmadan önce imkan varsa uğranılan yer, her ay bir bahane bulup indirim yapan ve her seferinde tek indirimmiş gibi davrandığımız ve kayıpları bulduğumuz yer
şu aralar iskelede her 10 insanın 7sinin elinde gratis poşeti görüyorum. sakin olun yılın tek indirimi bu değil
gitmek isteyip çıkamayacağımı hissettiğim için gidemediğim...
indirim günlerinde hatun kişilerinij içerideki raflarıda satın aldıklarını düşündüğüm kozmetik ürünleri satan dükkan sadece iskelede 2 adet var
cinsiyetime rağmen mümkün mertebe kaçındığım, arkadaşlarım girdiği zaman peşlerinden sürüklensem de kendimi ait hissetmeyi başaramadığım kozmetik dükkanı.
not: eleştirmiyorum, sadece kendim sevemiyorum.
önünden geçerken kapısında sevgililerini bekleyen fosilleşmis kardeşlerimi görürüm hep..
diş macununda indirim var diye bir kereliğine girdiğim, içersinin yanık kilotlu çorap koktuğu, aniden kaos çıkabilecek tehlikeli ortam.
flemenkçede 'ücretsiz' anlamına gelen kelime
türkçe'de ise indirim günlerinde her şeyi ücret ödemeden alıyormuş hissi verdiren marka oluşumu.
ama ne olursa olsun malın ederi 10 tl ise indirim günleri haricinde 30 tl'ye sattıklarını ve insanları keriz yerine koydukları gerçegini hiç bir şey değiştirmeyecek.
neyse kendimizi şöyle avutalım 'en azından indirimleri bekleyip ederi fiyatına alıyoruz..'
popüleritasi olan yer. hiç gitmedim. watsons varken gratis de neymiş. (o da 15 dakika. bir rimele 30 tl vermek ?!)
beyefendilerin, yârenlerini bekler iken susuzluktan, açlıktan can vermemeleri içün, nuh'un gemisi gibi bir nevale barındırdıkları kozmetik ürün mağazası.
şampuan ve aseton ihtiyacım dışında pek uğramadığım yer. ilgimi çekmiyor güzel görünmek için bir fondötene 20-30tl vermek.
gerçekten fakir turnusolü bir yerdir
mor ve sarıyı nerede yan yana görürseniz aklınıza gelir. 300 metre öteden bile bu sayede mağazayı gözünüze kestirebilirsiniz. pazarlama mıdır strateji midir bişi midir nedir artık
içine düşünce herşeyi almak istiyorsun. herşey lazımmış gibi geliyor.
koca poşetleri doldurunca da acaba bakımsızlıktan ölmüş müydüm diye düşünüyorsun.
bitmeyen indirim günleri ve kasa sıraları...
ellerinde denediğin ruj izleri, o mor sarı poşetle eve dönmek. işte bunlardır.
ankara sanat tiyatrosu’ndan sonra ikinci evim
latince “ücretsiz, beleş” anlamına gelen kelime
bu kızlar orda napıyor ya diye sürekli düşündüren mekan
poşetini görmekten bıktığım kişisel bakım markasıdır.
kızların sadece şunu alıp çıkacağım diye kendine şart koyduğu lakin kasada banka mı kredi mi sorusuna 'ulan ben ne aldım la bu kadar' diye düşündürüp, 'kredi olsun lütfen' diye cevaplandırdığı kişisel bakım ürünleri satan bir nevi kumarhane.
  • /
  • 2
İletişim - Kurallar