ilahiyata bakış açısı

ilahiyatçı olmamama rağmen etrafımda gözlemlediğim kadarıyla bi ayrım yapılıyor. insanları inançları giyim tarzlarıyla yargılamak ne derece doğru siz sözlük yazarları ne düşünüyorsunuz
gayet dogrudur . ınsanlar zihniyetlerine göre giyinir . giyinme fikri beyinden çıkar . çok da kompleks düşünmemek lazım.
hasan ali bu fakülteleri ne güzel zamanında adam etmişti. eskiden din-bilim yapılıyodu şimdi ise medrese sanki. hasan ali ve tonguç'u istemsiz olarak özlüyorum. yine gelip adam etseler şu eğitim sistemini
niteliğini fakülte sayısı arttıkça kaybeden bölümlerdendir.eskinin tartışma ve saygı ortamı şimdilerde pek bulunmamaktadır.selçuk ilahiyat mezunu olan babamın görüşleri bunlar.
benim için ise ilahiyat fakültesinde olan eğitim fakülteli arkadaşlarıma pek hoşgörülü yanaşmayan kesimdir.tabi hemen de herkesi bir tutmamak gerekse de genelde görünen budur
toplumu peçeyle donattılar.
başlığı açan yazarın "siz sözlük yazarları ne düşünüyorsunuz" diye soru yöneltmesi (soru işareti bile yok) herşeyi özetliyor.
''türkiyede kaç yıldır ilahiyat fakültelerinde eğitim veriliyor yine de bi tane türk peygamber çıkaramamışız'' şeklinde düşünüyorum
dindar yetiştirme çabasına girip sapık zihniyet oluşturmak
imam hatipler kapatılsın
yandan. (bkz:evin ilahiyatın yanında olması)
şaka bir yana,ben de duydum. öğretmenlik okuyan kızlar şöyle giyiniyor abdestimizi kaçırıyorlar vs. söylemleri varmış. imza falan topluyorlarmış kendi aralarında.
türkiye'de her geçen gün camii yaptıkları için hemen hemen hepsi kadro oluyor bi şekilde. kaldı ki o giyimi tabiki dışlarım. neden yanımda sarıklı cübbeli bi adam olsun isteyeyim?
(bkz:boş yatırım)
şu bölümün dersleri, camisi için harcanan parayı pozitif bilimlere yönlendirseler keşke dediğim bölüm. hatta bölüm kapatılsın komple ne gerek var bu kadar "ilahiyat profesörü" adı altında kuklalar ve insanları geriye çeken zihniyetler oluşturmaya?
arkeolog da sen ol, öğretmen de, psikolog da, devlette herhangi bir memuriyette de... o ooo oooooo derim. devletimizin gözde bölümlerinden. nerede ne açık varsa niteliğinin hiçbir önemi olmaksızın direkt ilahiyat mezunlarını atarlar. ha benim fikrimi sorarsanız... ilahiyat bölümü bence gerekli bir bölüm fakat hayatımıza bu kadar nüfuz eden bir bölüm olamamalı. bak sosyalciler ağlıyor... halkla ilişkiler kan revan, rts peki... özel sektörden dileniyor, ya mühendisler fabrikalarda işçi, tiyatrocular sahnelerde aç aç sürünüyor... yetti mi yetmedi daha var fakat yazmayacağım. çünkü canım yazmak istemedi.
yurtta edindiğim tecrübelere dayanarak söylüyorum.aldıkları eğitimin tam zıttı hareketler sergiliyorlar.
onların da bize olan bakış açısı değişirse 'eğitim fakültesindeki kızlara olan saçma sapan tavırları ve abdestimizi bozuyorlar' diye şikayet etmelerindeki trajikomik durumdan vazgeçmeleriyle saygı duymaya başlayacağım fakülte.
kızları bizim fakültedeki kızlara laf ederler ama kendi aralarında bizim kantinden çıkmayanlarından nedense bahsetmezler.
ilahiyata bakış açım kuş bakışıdır. sebebi ülkemizin ilahiyatçılarıdır.
egitimdeki kızlar açık giyinip abdestimizi bozuyor diye imza topladıklarını yazmış birisi. bunu teknik bilimler varkende yapmışlardı. her insan bir olmadığı gibi her ilahiyatçıda bir değil. millete laf yapıcaklarına kendileriyle ilgilensinler. hepsi abaza. en son tanıdığım birisi ilahiyattan birinden hamile kalmış evlnmişlerdi. buda bir gerçek.
kadro garantisinin en yüksek olduğu fakülte.
ç3'ü doldurdukları için o konuda ben de kırgınım.
aslında yadırgamaya hiç gerek yok, her fakültede olduğu gibi ilahiyat fakültesinde de geri düşünceli insanlar var. ancak kulaktan dolma bilgilerle tüm ilahiyat öğrencilerine önyargılı yaklaşmak gereksiz olur diye düşünüyorum.
İletişim - Kurallar