insanın zoruna giden şeyler

aptal yerine konmak.

-yıllar sonra babadan para istemek.

-haklı olduğun halde haksız konuma düşmek.

-it, köpeğin baba parasıyla sağda solda ahkam kesmesi.

-sebepsiz yere terk edilmek.

-kampüste yemek yerken, biz gençlerin arasında o yaşlı amcanın gelip masalarımızdaki tabakları toplaması, yerden çöpleri alması...

-canından çok sevdiginin, canına okuması.

-anlık yapılan şeylerin bütüne mal edilerek sürekli eleştirilmeniz. mesela bir gün keyfiniz yoktur, kimseyle konuşmak istemezsiniz, insanlardan uzaklaşırsınız, konuşmazsınız, kendi halinizde takılırsınız. o günden sonra hep suratsız, somurtkan olarak anılırsınız. diğer günlerdeki neşeniz, enerjiniz hiç görülmez.

-isteyip de çözüm bulamamak. derman olamamak. anlayamamak.

- insan emeğinin neredeyse hiç bir değerinin olmadığını görmek anlamak.

-sen mal yerine koyulduğunu görüyorken, karşındaki insanın senin bu durumu göremediğini sanması.

-birinin senin hakkında önyargı sahibi olduğunu görmek, hissetmek.

-uğruna çaba sarfedip onca emek harcadığın dostluğun aslında yalan olması.

-siz daha poşeti açmaya çalışırken kasiyerin tüm ürünleri okutmuş olması.

-işin içine para girdiğinde herkesin dost ve arkadaş olması. birden samimi olması hatta yalaması.

-yüzüne baka baka yalan söylenmesi.

-uzun süre aynı hayali kurmak.

-insanlara katlanmak zorunda olmak.

-uğruna hayallerinizden vazgeçtiğiniz kişinin hayalleri uğruna sizden vazgeçmesi.

-yanlış anlaşılmak.
İletişim - Kurallar