iz bırakan kitap cümleleri

“acaba sana aşık olmasa mıydım?
haşâ
bunu duymadın tamam mı sevgilim.”
"parama bağlı değildim, sahip olduğum şeylere sıkı sıkı yapışmazdım. doğrusu, sahip olmaktan utanırdım biraz. sosyete nutuklarımda inançla şöyle haykırdığım oluyordu: "mülkiyet, baylar, bir cinayettir.!" servetimi buna layık bir yoksulla paylaşacak kadar büyük bir yüreğim olmadığından, onu olası hırsızların emrine bırakıyor, böylece adaletsizliği rastlantıyla düzelteceğimi umuyordum. bugünse hiçbir şeyim yok. böyle olunca güvenliğim için kaygı duymuyorum.."

albert camus / düşüş
bir aşka, kaç şarkı sığar ?(bkz:karışık kaset)
özgürlük iki kere ikinin dört ettiğini söyleye bilmektir. eger bunu yapabilirsen gerisi kendiliginden gelir. -1984
“her gün aynı saatte gelsen daha iyi olur,” dedi tilki. “örneğin öğleden sonra dörtte geleceksen, ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. saat ilerledikçe de içimdeki mutluluk artar. dört oldu mu içim kıpır kıpır olur ve ufaktan meraklanırım; mutluluğun değerini anlamaya başlarım! ama sen herhangi bir anda çıkıp gelirsen, yüreğim saat kaçta senin için çarpacağını bilemez...”
küçük prense selam olsun
içimizin rahat ettiği zamanlardaki sükunet, tevekküle sığınmaktan ileri geliyor. böylelikle zindanlarının duvarlarına güzel resimler, iç açıcı manzaralar çizen hapislere benziyoruz. bunları düşündükçe aklım duruyor, wilhelm kendi içime dönüyorum ve orada bir alem buluyorum. bu alemde, hayat ve hareketten çok sezişler ve karanlık istekler var. karşımda türlü türlü şeyler dolaşıyor. ben ise gülümseyerek derin düşüncelere dalıyorum. -genç werther'in acıları
sahip olduklarına kendini fazla kaptıranlar, sahip olduklarını kaybettiklerinde kendilerini boşlukta hisseder bu alemde.
"siz bana tanrısal aşkın ne olduğunu öğrettiniz, gücün ve sonsuzluğun yanında kıskançlığa da, kuşkuya da yer vermeyen aşkı.." -vadideki zambak
acaba sinüsü mü yoksa kosinüsü mü daha çok seviyorum diye öyle bir açmaza düştüm ki , sonunda ikisinin de karesini aldım ; gene bir neticeye varamadım.

tutunamayanlar
bir erkek sevdiği kadının gözünde her şey değilse hiçbir şey değildir
-vadideki zambak
beni o kadar sık düşünme seni sulu gözlü bir şekilde hatırlamak istemiyorum .
sadece iyi yaşa. sadece yaşa .

sevgiyle will
seni düşünmek güzel şey,
ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum...

nazım hikmet ran
şu boğazdan esen rüzgarın ta
-nietszsche
...evi sırtındadır yani; nerede olursa olsun, nereye giderse gitsin yerindedir.

h. a. toptaş/ gölgesizler
kitaplıklarınızı istediğiniz kadar kapatıp kilitleyin; ama benim aklımın özgürlüğüne vurabileceğiniz hiçbir kilit, hiçbir kapı, hiçbir sürgü yoktur.
- virginia woolf / kendine ait bir oda
"hepimiz, büyümek için bağımsız olmak, başka hiç kimseye bağlı olmamak gerektiğine inanıyoruz. işte bunun için de, hepimiz yalnızlıktan ölüyoruz. bir insanın bize gereksinme duyması ne güzeldir! gereksinme duymak, birisine 'gereksinmem var' diyebilmek ne büyük mutluluktur! ben, tümünüze, her birinize gereksinmem olduğunu hiç çekinmeden söyleyebilirim. ama, işin kötüsü, yaşamımızın yalnızca rastlantılara bağlı olarak geçip gitmesi. oysa ben, kendi yaşamımda, en büyük deneyimlerimi, yaşamlar kesişip iki insan iletişim kurabildiği zaman kazanıyorum."
syf. 23
yaşamak, sevmek ve öğrenmek
"akşam havasını çektim içime, sanki böyle bir şeyler yanmış da hoş bir koku bırakmış gibiydi arkasında, derin bir nefes aldım. şeytan diyordu ki vefasızın birine aşık ol o tatlı havada, ondan sonra da kollarının göğsünde kavuşturup hayatını bombok edişini gülümseyerek seyret bir kenardan."

emrah serbes/deliduman
bereket versin. anadolu'nun bu yalnız kendisine mahsus dertleri yaninda bunlarin gene yalniz kendisine mahsus careleri vardir bunlardan en birincisi rakidir (bkz:sabahattinalikuyucakliyusuf)
iki ay boyunca her gün sordum… fakat hayır, bekleyişlerden, çaresizlikten kaynaklanan bu cehennem azabını san aanlatmamın bir anlamı yok. seni suçlamıyorum. seni sen kim isen o olarak seviyorum, sıcakkanlı ve çabuk unutan, kendini veren ve sadık kalmayan, seni yalnızca her zaman kim idiysen ve şimdi de hâlâ kimsen o halinle seviyorum.

stefan zweîg - bilinmeyen bir kadının mektubu
"...hayatında, seni yiyip bitirmeyen bir an yoktu, hem seni hem de çevrendekileri; senin de bir yok edici olmadığın ve olmak zorunda olmadığın bir an yoktur."

goethe, genç werther'in acıları, bordo siyah, istanbul, 2013, s.71.

not: farklı yayınevlerinin çevirilerine de göz gezdirmek gerek.
tiyatro bitti beklemeye lüzüm görmüyorum (bkz:atsız ruh adam)
"birinin sana boş kalesini söylemesi, seni kalan herkesten başka sevdiğinin göstergesidir." / selçuk aydemir-liseden arkadaşlar
onu görüğüm o ile görmediğim o arasındaki uçurumları hesaba katmadan sevdim !
şimdi hiçbir yarabandı kurtaramaz seni benim elimden. -ilerde bir kitapta görebilirsiniz belki
  • /
  • 2