kadıköy

istanbul un en güzel ilçesidir. kişisel bir tanımın ardından daha da kişiselleştirirsek,
doğup büyümek, takım seçmek, okul okumak, aşık olmak gibi birçok şeyin yapılası olan ilçesidir.
kadıköy ün rıhtımındaki karmaşası, yel değirmenindeki arka sokakları, bahariye de ki alışveriş çılgınlığı, boğa heykelindeki heyecanla beklenen buluşmaları... bağdat caddesindeki yürüyüşü, bostancı sahil yolundaki çimenleri, moda sahilindeki gençlik kaçamakları...
barlar sokağındaki tanımadığın onlarca insanla, kaldırımlarda, insanca içten ve samimi sohbetleri, babamın iş yeri olan haydarpaşa garındaki gres yağı kokuları...
fenerbahçe stadının ordaki yoğurtçu parkında heyecanla beklenen maç saati, kurbağalı deredeki gergin karaborsa pazarlığı...
bu sayfaya binlerce cümle yazdırtabilecek, istanbul denildiğinde aklıma gelen tek ilçesi.
iyi ki doğup büyüdüğüm ve ne yazık ki senelerdir uzak kaldığım kadıköy...
birde, istanbul da ki siyasi eylemlerin taksim meydanından sonraki adresi; kadıköy vapur iskele meydanı. 2 tl ye sosisli ekmek yiyip zehirlenmediğiniz nadide martı büfe.
yazdıkça yazasım var.
en güzeli de, rıhtım dan boğaya doğru çıkarken ki o dar kaldırımlardan akan insanların içine karışmak.
kimsenin kimseyi tanımadığı, eski zamanlarda daha huzurlu olan yer kadıköy.
arada bir ce-eeee diye karşınıza çıkan tinercileri göz ardı edersek,istanbul'un en harika ilçesi/semti olabilir. zira müzikal olarak zirve noktası olmakla beraber hayat kadıköyde çok hızlıdır. geçtiğimiz yaz sadece bir gün geçirdim,ömründen 3 gün ver bir gün daha geçir deseniz kadıköy'ü seçerim.
istanbul'un en güzel ilçesidir bana göre. sokakları, barları, insanları ve sahiliyle diğerlerinden başkadır. çinili bar favorimdir bu arada. kedileri şişmandır genelde. sahilde arkadaş edinmenin çok kolay olduğu bu ilçe çok ulusludur ve kimse kimseye garip gözle bakmaz ve bir arkadaş grubunuz varsa eğer zaman çabuk geçer. sahafları sayesinde pazarlık yapmayı öğrendiğim ilçedir aynı zamanda. kocaman bir akmar pasajı vardır ki modaya çok yakın. alıp kitabını gitmelik yani... her ne kadar son zamanlarda kekolar artmış olsa da bir sürü anılar biriktirdiğim, bende yeri çok ayrı olan ilçedir.
istanbul'da doğup büyümeme rağmen maksimum 3 kere gittiğim yerdir. biraz balon geliyor bana.
arapların içine sıçtığı taksime falan bakınca kurtarılmış bölge gibi kalıyor. şu aralar şantiyeye döndü..çok yaktılar canını...halen de eziyorlar ama direniyor iki gözümün çiçeği. çocukluğumdur, gençliğimdir.
doğduğum semttir. manzarası ve cıvıl cıvıl oluşuyla bütün bir günü asla sıkılmadan harcamanizi garanti eder.
hayatımda bir defa gittiğim ve içimi ısıtan bir tatlışlığı olan istanbul'un ilçesi
not; ilk entry okuduktan sonra kadıköy'e ışınlanmak istedim...
gereksiz abartıldığını düşündüğüm istanbul’un bir semti. insanları bile kültürel olarak farkediyor. avrupa’nın güzide semti beşiktaş varken anadolu’nun kadıköy’ü bomboş semttir.
fenerbahçeli olmak ve semtini sevmek..hiç kalmamış olsan da yaşamamış olsan da büyük bir tutkudur kadıköy..üstümüzde çubuklu fenerbahçe formaları içimizde ailenin şımarık erkek çocuğu ruhu bu olayı taşıyacağız..kadıköy..seni seviyoruz
ıstanbul'un en güzel ilcesi değildir zira sonradan görme insanların mekanıdır. kafa,ot,bavul,bacak vb. okuyan tiplerin çok sayıda olduğu yerdir. liseliler için biçilmiş kafkan. kısaca kötü bir yer. tavsiye edilmez
İletişim - Kurallar