kordonda bağırarak gülen kızlar

benim için sadece en yakın torbacının nerede olduğunu sorgulatan nidadan ileri gidemiyor. o kadar sesli gülünebilir gayet doğaldır fakat işin desibel kısmını sokakta ki setli arabalar gibi arttırmak nedir? anlamlandırmış değilim.
hele ki guruplu bir yürüyüş takımına denk geldiyseniz emin olun protokol yürüyüşü yapan bando ekibi gibidir. hazır olun ve kulaklarınızı tıkayın. zira şebnem ferah' ın detone halini duyabilirsiniz.
her insan istediği gibi davranabilir! bu saçma sapan saçma düşüncelere sahip insanlar sonra bir siyasetçi bir şey deyince onu eleştirir ki kendisi de aynısıdır.
her insan istediği gibi davranabilir önermesi yanlıştır. insanların istediği şeyler başkalarının özgürlüğünü kısıtlıyor ise -uygun kelime bulamadım- istediği gibi davranamaz. özgürlük denilen şey herkesin her şeyi istediği gibi yapması değil, birarada mutlu bir şekilde yaşamasıdır. o zaman herkes her yerde bağırarak çağırarak gülsün, konuşsun. sonuçta herkes istediği şeyi yapabilir, özgür değil mi?
sadece kızlar için değil erkekler için de geçerli bir durumdur. eyvallah insanlık halidir bir iki bokunu çıkartırsın. fakat sonrasında bi silkelenip yalnız olmadığını anlamak gerek. empati önemli.
iki birayla giden kızlardır tabi ki de herkes istediğini yapar ona birşey dediğimiz yok..
2-3 gün önce kordonda saat gece 2 suları oturdum banka taktım kulaklıkları ne güzel kendi halimde demleniyorum tam sigaramı yakıcam wohaaaaaaaaaaaa diye bir kükreme sesi duydum dönüp baktım hamza abi sen misin dicektim ki o tipleri gördüm hani markette satılan aynı paket içinde farklı renklerde olan keçeli kalemler vardır ya aha işte onları gördüm , ulan son ses müzik dinliyorum be kitapsızlar sigara ağzımdan düştü altıma 3 ünite atık bıraktım hayır bide güldükleri şey komik olsa anlayacağım neymiş efenim yanlarından geçen bir çocuğun tipi çok komikmiş , ulan olacaktı o an elimde güdümlü füze ağzına ağzına sıkacaktım aaaaaaaaaaaah ah.
kordonda bağıra bağıra küfürlü konuşan erkekler varken normal kızlardır. ayrıca kahkaha atıp gülmek insanın hıçkıra hıçkıra ağlamasından kötü değildir. bırakın insanları eğlensinler amk. size ne.
kahkahalardan rahatsız olmak yerine şiddet çığlıklarından rahatsız olsaydınız keşke
sanane kardeşim insan istediği yerde istediğini yapar. bu seni niye bu kadar ilgilendiriyor ki? şöyle insanların o an mutluluğunu yaşadıkları güzel şeyleri dışarı böyle yansıtmasını eleştirerek o saçma zihniyetlerinizle tam olarak neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
tam olarak nerede özgürce gülelim acaba? ya da şey diye mi sormalıydım tam olarak kaç desibelde gülsek rahatsız olmazdınız ya daaa nasıl davransak eve atılacak kız imajı çizmezdik. bazen sizi doğuranların da bir kadın olduğunu unutuyorsunuz ve bu durum sizi doğuranların bile utanabileceği bir şey.
sık otobüs yolculuğu yaptığım sıralarda , araç içinde hayvanlaşan insanlardan - bebek sesinden, kokudan vb. gibi durumlardan çok fazla rahatsız olduğumu farkettikten sonra rahatsız edenlere değilde rahatsız edilene yani kendime odaklanmam gerektiğini farkettim. farkındalığınızı başka yere taşırsanız, kimse sizi rahatsız edemez, birisiyle konuşurken dalıp gittiğinizi ve hala onu dinliyormuşsunuz gibi yapışınızı hatırlayın. hah işte o farkındalık oluyor. zihnin içinde yer alır.
bir kahkaha atsam kilitbahir'den duyulur, kilitbahir'deki beyler, siz de ekleyin, kahkaha şiddetimden cinsel performansımı da değerlendirebiliriz belki, amsalaklar.
joplines vurur, gol olur
çok terbiyesizler, afedersin. öyle de gülünmez ki.
özgürlük her istediğini yapmak değildir, toplumun ahlak kurallarına da uymak gerekir. gülmesin demiyorum ama her şeyin yeri ve adabı var
İletişim - Kurallar