merkeze gidecekken ç2'ye bindiğini farkettiğin o an

evet carrefour'un ordan 5 dk yürümeye üşeniyoruz.
içten bir ”hasss” çekersin ama artık olan olmuştur.
yıkılırsın, üzülürsün. gidişte iskelede yer alan otobüsün terzioğlundan dönerken aynı rotayı izlemediğini anlar ve ileri ki safhalarda sürekli ç1 ile karıştırırsın.
ağır sövülen anlardan. dedim belki cevatpaşadan geçiyordur. bindik gidiyoz. esenlere kadar uçmuşum. bilmediğim bir yerde indim. sola gitmem gerekirken sağa gitmişim. en son şehir dışı tabelaları gördüğümü hatırlıyorum. söve söve yolu bitirmiştim. olsundu.
ilk kez bindiğimde iskeleye dönmeyip stadyuma doğru ilerlediğinde ha abi şimdi dönecek ha şimdi dönecek diye bekleyip bütün esenleri dolaşıp iskeleye götüren sayko otobüs.
okulun 2. günü filan durakta konuşuyoruz sınıftan birkaç kişi ile kordona ne gidiyordu diye nese ç2 geldi öndeki yazıya baktık gidiyor herhalde bu diye yöneldik. binen bir kişi de dönüp bu otobüs iskeleye gitmez dedi. birisi de gider dedi. beklemek istemiyoruz tabi bindik binmez olaydık ya. niye dolaşıyor demediniz ? gittiği yol boyunca nereye gidiyoruz diye diye kafayı yedik ta ki kordonu göresiye kadar.
normal sandığın otobüsün ekspress çıkması da aynı hislere dahildir
sabah sekiz buçuktaki derse yetişebilmek için aceleyle bindiğin otobüsün terzioğlu kampüsüne doğru dönen yolu geçtikten sonra 11k olduğunu fark ettiğin an kadar acı verici olmayan andır.
campus academy nin önünde inilip gethit in ordan sola dönüp beş dakika yürüyüp iskeleye varılabilir.
üşengeclik seviyem,5 dk yürüyeceğim sadece