pavlov ve köpeği

ivan pavlov, doğru ve kesin bilgiyi her şeyin üstünde tutan, bilim alanındaki başarılarıyla gerçek anlamda devrimci bir ruha sahipti. hayatını resmen bilime ve kurucusu olduğu psikofizyoloji ve deneysel psikoloji alanlarına adamıştır.
mide salgıları, tükürük ve sindirim sistemi üzerine yaptığı çalışmalar sırasında pavlov, köpeğin daha eti bile görmeden salya salgıladığını fark eder. bunun üzerine neden yemeği görmeden önce salgı salgıladığını merak edip bu konu üzerine düşmeye karar verir. bunun için bir dizi çalışmalar ve deneyler yapar. deney sürecinde et ile zili birbiriyle ilişkilendirmek için pavlov, et parçalarını köpeğe atmaya başladığı anda asistanları da aynı anda zili çalıyorlar, böylece köpeğin algı olarak et ile zil çalmasını eşleştirmesini istiyorlardı. bunu birkaç kez daha yapınca köpeğin et olmasa bile zil çalındığında salya salgıladığı fark edildi. bunun üzerine koşullanma dediğimiz olay keşfedilmiş ve daha derin araştırmalara sebep olmuştur. tabii ki bu durum olumsuz sonuçlara da sebep olmuştur, ama ne denir ki? bilim uğruna bazı durumlar yaşanabiliyor.
 resim
aklıma şu sahneyi getirmiştir.

deneyin sahibi ivan pavlov. fizyoloji ve psikoloji alanındaki çalışmaları ile ve pavlov’un köpeği olarak bilinen ünlü deneyi ile tanınıyor.
başına gelmeyen kalmamış biçare hayvandır. üzerinde deneyler yapılmıştır. psikolojideki klasik koşullanma kavramının kaynağıdır.
aklıma şu sahneyi getirmiştir.
üniversite son sınıfta kabusum olan, kpss'ye hazırlık günlerimi hatırlatan adam ve onun salyalı köpeği.