platonik aşk yaşamak

3 aya yakın bir süre yaşadım en fazla. aşk genel olarak uyuşturucu almış gibi arşa çıkaran bir şeyken başına platonik gelince işler tam tersine dönebiliyor.
tam olarak platonik denmesede ayrıldığım kız arkadaşıma tekrar aşık olmuştum sanırım mide bulandırıcıydı ama elimde değil di olsun du :d
nasıl bir his olduğunu merak etmişimdir hep
(bkz:seviyosan git konuş bence)
lise ikideydim. arkadaşlarımın seninki hahah dalgalarından sonra bi baktım harbi harbi köpeklerce seviyorum. altı yedi ay sürmüştü ama nasıl mutsuzum. o ayarlayamadığım ilk oğlan çocuğu bende net kezbanım ama hakkımı yemiyim. falan filan ama güzel olaydı çünkü l giyerken şuan xs giyiyorum. kral çocukmuş çok işe yaradı
lisede hep başıma gelen olay.
genelde kendimden büyüklere, onların beni fark etmeyeceğini bile bile aşık oluyordum. özürlüymüşüm aqüü.
platonik aşk yaşamak diye birşey yok. azimle sıçan duvarı bile deler
lan benimki beni kiskandirmak icin gitmis nisanlanmis ya,serefsizi goruyormusun guya beni kiskandiricak
toplanın size aşkın psikolojisini anlatıyorum. insanları etkileyen şey gerçek değil gerçeğin subjektif algısıdır. beck insanı depresyona götüren şeylerin böyle bilişsel çarpıtmalar olduğunu söyler. aşkta da aynı durum gereçerlidir. aşktada kişi bilişsel çarpıtma yapar. gerçeği farklı algılar. o yüzden bir insanı olmadığı şekilde görür. aslında her aşk platoniktir ne yazık ki. siz birine belli hayaller atfedersiniz. eğer sizi istemesse bu platoniklik devam eder. eğer sizi isterse işler orada kopar. bir gün bakarsınız ki o aşık olduğunuz kişi aslında o değil. siz bir hayale aşıkmışsınız. şimdi zihninizin önünde iki yol vardır. ya hata yaptım diyecek ve o kişinin gerçek yüzünü göreceksiniz yada kendinizi bir hayale inandırmaya çalışacaksınız. genelde insanlar hayale inanmayı tercih eder çünkü insan zihni hata yapmayı pek kabul etmez. konu ile ilgili
mehmet sungur hocayı takip edebilirsiniz. derki aşk kurulan hayalle gerçeği anlayana kadar geçen sürecin arasındır.
(bkz:mehmet sungur)
İletişim - Kurallar