sahip olunan kitabı ödünç vermemek

herhangi bir şey olsa lafı olmaz kitap ayrı böbrek kadar değeri var bende.
ben kitap okurken kitaba çok fazla not alır sonra o notlar üzerinde çalışırım. eğer aynı kitabım olmazsa tekrar okumam gerekiyor. örnek olarak "böyle buyurdu zerdüşt" kitabımı bulamıyorum. kimde olduğunuda hatırlamıyorum. içi baya bir hırpalanmış zerdüşt gören olursa bana bi ulaştırsın.
en haklı davranıştır. zira her kitap farklı bir evrene açılan kapıdır. herkes kendi kapısını açmalı.
altını çizdiğim her cümlede kendimden bir parça varmış gibi hissediyorum ve bunu başkasıyla paylaşmamak kendimi savunmak gibi geliyor.
eğer çok değer verdiğim bir kitapsa ve bana kaynaklık ediyorsa asla paylaşmam. ama normal, okuduğum diğer kitaplar gibiyse bu durum geçerli olmuyor. niye olsun ki... okudum ve bitti.
kitabım ankara veyahut daha başka yerlerden gelirse vermem dicektim de şu an aklıma o kitabı benim arkadaşa verdiğim geldi aq
bir kıl eylemidir. şükür ki ödünç verebileceğim insanlar var . ayrıca lise 3 de okulda hocaya ödünç verdiğim bir kitap tam 1,5 yıl sonra okuldan çokca farklı bir yerde bulunan dershanedeki sınıfta hiç tanımadığım kızın birinde çıkmıştı ve bana geri geldi. ödünç veririm er ya da geç illaki geri gelir. aksjejejjejsjjajs zaten bu zamana kadar sadece o kitap ödünç istenmişti ahahshhr.
bana saçma geliyor, kitabı zaten okumuşum rafta durup tozlanıp eskiyeceğine başkalarının da faydalanması daha mantıklı.
kitaplarım bebeklerim gibidir. insanlar onlara "ödünç" verdiğimin bilincinde olsa ve okuduktan sonra hasarsız olarak geri verse neden vermeyeyim? yapmıyorlar işte ama kafalarını duvara sürttüklerim. sen isteyene kadar asla geri vermeyen mi ararsın (ki ben utandığım için istemiyorum ama onlar vermemekten utanmıyor düşünün) okurken kitabın ağzına sıçan mı ararsın yoksa "şey yha kitabı ben kuzenime vermiştim de o da arkadaşına vermiş kız da taşındı" diyen mi... sizin derdiniz ne lan? her şeyi geçtim emanate nasıl bu kadar hoyratça davranabiliyorsunuz oksijen israfları? bakın bu konuda çok dertliyim. vermiyorum lan kimseye kitap mitap. hatta kimse istemesin diye ulu orta okumuyorum, bahsetmemeye çalışıyorum, bir şekilde bahsettiysem de konuyu değiştiriyorum. ruh hastası ettiniz beni. ( iyilik edeni sikerler)
ben kitabımı kırmadan okurum,tüm sayfalarını özenle çeviririm sanki ona bir şey olursa bana verdiklerine ihanet edecekmişim gibi hissediyorum. çizip notlarda almam üzerine yanımda olur bir not kağıdım her zaman sayfasını ismini yazar beğendiğim yeri yazarım. bu yüzden birine kitap vermek benim için etimden parçalar koparıp üzerine tuz basmaktan daha da acı. ne olur istemeyin benden kitap; ben size aynısını alayım demek daha cazip geliyor