sevilen şiir dizeleri

ilk aklıma arif'im gelir.

öyle yıkma kendini,
öyle mahzun, öyle garip...
nerede olursan ol,
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne - üstüne,
tükür yüzüne celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının...
dayan kitap ile
dayan iş ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni.

ahmed arif / anadolu
bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama ben ondan güçlüyüm, kal,
diyorum ona, kimsenin
seni görmesine izin veremem.
...
bir mavi kuş var yüreğimde
çıkmaya can atan
ama zekiyim, sadece
geceleri izin veriyorum çıkmasına,
herkes yattıktan sonra.
orada olduğunu biliyorum, derim
ona, kederlenme
artık.
(bkz: charles bukowski )
mâziye karışıp sevda yeminim,
bir anda unuttum seni, eminim
kalbimde kalbine yok bile kinim
bence artık sen de herkes gibisin(bkz:nazım hikmet)
yabana atma bu aşkı.
ya içine at, ya bana…

seni seviyorum,
yasak bir dinin günah emirleri gibi inanıyorum gözlerine.
ben en çokta bu yüzden yanacağım, biliyorum.
iman kemiğine alnımı koymak isterim yine de,
yüreğinde kopan kıyamete kulak vermek istiyorum.
ve benim yatacak bir yerim bile yok ölünce,
göğsünün soluna gömülmek istiyorum…

boynundan öpüyorum asi kadın her gidişini,
büktüğün boynumun acısını boynundan çıkarır gibi
kirpiklerinden,
parmaklarını açtığında düştüğüm o avuç içlerinden,
ve ısmarlaşır gibi uğurlayarak birbirimizi ısmarlama aşklara,
son kez alnından öpüyorum kadın, seni…

ezgin kılıç / elimi sallasam el veda eder aşka
bir ki deneme

zar tutuyorsun ey hayat bu kaçıncı sevgili
yanlış ata oynamışım gözlerim öyle dedi.

pır pır diye ses çıkardı yürürken yüreğimden
denizleri sulardım tozmasın diye deniz
sporu çok severdim çiçeğe yem vermeyi
kuşlara binerdim ve kaçardım basından
bak buraya yazıyorum diye milyar kelimeyi
ziyan eden de bendim hem de hiç sıkılmadan.

güzeldim de galiba bunu nasıl söylesem:
eline sağlık tanrım leyla çok güzel olmuş
tanrım eline sağlık dünya da çok güzel olmuş
keşke biraz ölmesem...

ibrahim tenekeci
herhal ileridedir yaşanacak günlerin en güzelleri.
nazım hikmet
bu toprakta kalır adın
tohumların arasında
yeşilinde tarlaların
başakların sarısında

yıllar geçse de aradan
kopar gelir ırmaklardan
ışır yine kurşunlanan
dostlarının yarasında

günü gelir dağa çıkar
yıldızlardan şiir çeker
kanımızı siler yıkar
suların en durusunda

bir annedir bir kardeştir
ovalarda bir ateştir
sırasında hayat verir
ölüm saçar sırasında

bayrak olur bize yarın
rüzgârıyla ilkbaharın
dalgalanır genç kızların
gözlerinin karasında

ülkü tamer / ağıt
dereler derindur, nasil geçeyim ?
eyyyy sevduğum !!
bir su ver da içeyim..
yedi sene sevdum, vaz mi geçeyim?
şarabımız bitince yağmura çıkarız
kim güzelleşmiyor öpüşünce

sığınak - ahmet oktay
başkanlık maşkanlık anlamam da
ankara dikkat etsin hareketlerine
ben genelkurmay cumhurbaşkanı başbakanınızım
türkiye cumhuriyetinin
hemde amerikanın pres presidentım
dikkat et ayağını denk al
süleyman demirelde yemin ediyorum yetmiş milyon kişiyi vurucam
namussuz evladıyım devrim ihtilal dinlemem
da yeter ya
askeri politikayla ne oynuyorsun
tutukla hepsini gitsin bitsin

ankara beni bulsun- 33 01'ın kendisi
yaz başıydı gittiğinde.
ardından, senin için üç lirik parça
yazmaya karar vermiştim. kimsesiz bir yazdı. yoktun.kimsesizdim.
çıkılmış bir yolun ilk durağında bir mevsim bekledim durdum.
çünkü ben aşkın bütün çağlarından geliyordum.

sanırım lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu
yüzündeki kuşkun kedere, gür kirpiklerinin altından kısık lambalar gibi ışıyan gözlerine
çerçevesine sığmayan munis, sokulgan, hüzünlü resimlerine
lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu...
(murathan mungan-yalnız bir opera)
bu yıl bu dağların karı erimez
akar bab-ı seba, yel bozuk bozuk
türkmen kalkıp yaylasına yürümez
bozulmuş aşiret, il bozuk bozuk

(bkz:pir sultan abdal)(bkz:yedi ulu ozan)
yok öyle; umutları yitirip, karanlıkta savrulmak.
unutma, aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak..

-nazım hikmet
ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
-hüseyin nihal atsız
gözlerine bakarken
güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma,
bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde
kayboluyorum…
yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum,
durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin

nazım hikmet
kulaklardan tut kulaklardan kulaklardan
ayneen aynen
vur joker vur
oyna oyna oyna oyna
vur joker vur vur dibine dibine kökle kökle
yukarıdan aşşağıya çalış be oğlum
bu jokeri tokatlıycam yemin ediyorum
ben
senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.

nazım hikmet/ben senden önce ölmek isterim
dostum, dostum güzel dostum
bu ne beter çizgidir bu
bu ne çıldırtan denge
yaprak döker bir yanımız
bir yanımız bahar bahçe
hasan hüseyin korkmazgil/öyle bir yerdeyim ki
ama ne varsa geyikli gecede idi
bir bilseniz avuçlarınız terlerdi heyecandan
bir bakıyorduk akşam oluyordu kaldırımlarda
kesme avizelerde ve çıplak kadın omuzlarında
büyük otellerin önünde garipsiyorduk
çaresizliğimiz böylesine kolaydı işte
hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız
örneğin üç bardak şarap içsek kurtulurduk
yahut bir adam bıçaklasak
yahut sokaklara tükürsek
ama en iyisi çeker giderdik
gider geyikli gecede uyurduk
ne içindeyim zamanın,
ne de büsbütün dışında;
yekpare, geniş bir anın
parçalanmaz akışında.

bir garip rüya rengiyle
uyuşmuş gibi her şekil,
rüzgarda uçan tüy bile
benim kadar hafif değil.

başım sükutu öğüten
uçsuz bucaksız değirmen;
içim muradına ermiş
abasız, postsuz bir derviş.

kökü bende bir sarmaşık
olmuş dünya sezmekteyim,
mavi, masmavi bir ışık
ortasında yüzmekteyim.
İletişim - Kurallar