slavoj zizek

düşünceleriyle, fikirleriyle ve yaptığı açıklamalarıyla günümüzün socrates'i. neden? çünkü sevildiği kadar sevilmiyor da. sosyalist süperstarımız 1949 yılında slovenya'da doğdu. doktorasını felsefe ve özellikle de alman idealist felsefesi konusunda yaptı. 1960'lar boyunca psikanalize ve lacan düşüncesine yakın ilgi duymuş olduğu için, 70'lerde paris'e giderek psikanaliz çalıştı. 80'lerde kendisi gibi lacancı psikanaliz konusunda çalışan mladen dolar, alena zupancic ve renata salenci gibi isimlerle oluşturduğu grup avrupa'nın entelektüel çevrelerinde etkili olmaya başladı. yugoslavya'nın parçalanması sırasında, lyublyana okulu slovenya'nın bağımsızlığını ve totaliter rejimin yıkılması süreçlerine aktif olarak katılarak, liberallerle işbirliği yapan ancak bağımsızlığını koruyan bir marksist çekirdek oluşturdu. halen lyublyana üniversitesi toplumsal araştırmalar enstitüsü'nde öğretim üyesidir.
bu deli filozofumuz özellikle açıklamalarıyla sürekli gündemde kalmaktadır. günümüzde kafaya taktığı olay eğer araştırırsanız "politik doğruculuk ve sjwlerdir". anlayacağınız sosyalist süperstarımız gündemde kalmasını çok iyi kalan, dobra, lafını süzgeçten geçirmeden direkt söyleyen bir akademik "okan bayülgen"dir. aynı zamanda kitaplarını eğer okursanız muhteşem bir sinema eleştirmeni olduğunu da anlarsınız. derridanın yapısökümünü kullanarak çok güzel sinema okuması yapmaktadır. alfonso cuaron'un son filmi roma hakkında yaptığı eleştiriyi okumanızı tavsiye ederim.

eserleri: ideolojinin yüce nesnesi(hegel-marx-lacan-popüler kültür concertosu)
yamuk bakmak
semptomunun keyfini çıkar
keyfin metasasları
gıdıklanan özne
kırılgan mutlak
biri totalitarizm mi dedi
paralaks
ahir zamanlarda yaşarken
fantezilerin felaketi
marx'ı okumak