sözlük yazarlarının itirafları

klasik sözlük platformu iç dökme olayıdır.
üyeliğim olan tüm sözlüklerde bulunan başlık burada neden olmasındır?

sadece çanakkale ye ya da çomü ye özel olmayan her türlü itiraflardır.
ulan tam ben açacaktım bu başlığı.

t: çomü sözlük yazarlarının herhangi bir konu hakkındaki itiraflarıdır.

o zaman buraya şöyle bir itiraf bırakıyorum. lise üçe gidiyor olmam gerekiyor, ygs deneme sınavı oluyoruz o sıralar. sınava girmemek için annemle inatlaşıyorum ama yenemiyorum tabi annem benden de inat. okuldan kaçacağımı biliyor ya sınıfa girdiğimi görene kadar peşimden geldi. ama kusura bakma anne ben senden daha inatım. sınav başladı, yaklaşık on dakika sonra kendimi oturduğum sıradan yere attım ve gözlerimi kapadım. evet bayılma numarası yaptım ve ortalık ayağa kalktı. en son işte hastanede tansiyonumu falan ölçüyorlardı ve ben o gün eve gidip sabahtan akşama kadar yattım. teşekkürler anne.
gelmez diye çomü yazıp, dereceyle yerleştim
ilkokulda bir arkadaşım altına yapmıştı sınıftaki kokudan anlamıştık hoca tahtaya çıkarmıştı benimde çok çişim vardı ona gülerken benimkide paçalardan aktı bende tahtaya çıktım çocuk ağlarken gülmeye başlamıştı
enes batur seviyorum.

edit: tamam vurmayın sözlük.
edit2: ya sanki izliyoruz dedik. sadece seviyorum.
durmadan sözlük kültürünün düşük olduğunu söyleyip ama hala buralarda yazmaya devam eden yazarlara ciddi anlamda uyuz olmaya başladım. tam boş konuşan insan tipindeler.
kendimi otobüs durağı gibi hissediyorum. yanımdalar, otobüs gelince binip gidiyorlar. sonra kalıyorum öyle. yeni insanlar, yeni hayatlar...
daha ikinci haftasından sözlükte tanıştığım kız tarafından dolandırıldım.her şey masum bi dmyle başladı.şimdilik isim vermek istemiyorum ama yazdığım bir entryi bahane edip dm atan bir bayanla tanıştık ve dm kutusundaki sohbetimiz zamanla whatsappa geçti.sanal sohbet ortamı hızımızı kesmeyince 3-4 gece önce buluşmaya karar verdik zamanı mekanı ayarladık ve önceki gece bi mekanda alkol almaya başladık.muhabbet sohbet birbirini açtı derken alkolün de verdiği rahatlık hissiyle bazı özel anlar yaşadık.bu detayları ince şekilde vermek istemiyorum.bu ana kadar her şey güzeldi dün sabah tekrar kahvaltıya gitmeye karar verdik hangoverda oturduk ama sürekli huzursuz bi şekilde telefonuyla mesajlaşmaya başladı.ilk başlarda beni ilgilendirmediğini düşünerek ne olduğunu sormadım ama bi süre sonra oflayıp poflamaya başlayınca bi banka işlemindeki gecikme sebebiyle parasının yatmadığını ve yurt taksidinin bugün son günü olduğunu söyledi.ben de aramızda artık böyle şeylerin lafının olmayacağını iki gündür tanıştığımız halde sanki yıllardır birlikteymişiz gibi hissettiğimi bu seferlik taksidi ödeyebileceğimi parasının geldiği zaman bana verebileceğini söyledim.ilk başlarda hayır öyle şey olur mu falan dese de ısrarlarımla 600 lirayı kabul etti.ama yurdunun adını falan söylememesinden anlamalıydım.yurdunun adını söylemedi ve parayı banka hesabına yatıracağını ordan yurt sahibine havale geçeceğini söyledi.daha önce hiç yurtta kalmadığım için böyle bişeyin olup olmayacağını bilmediğimden bişey demedim.her neyse güzel bi kahvaltıdan sonra dün öğlen gibi ayrıldık ve ayrıldıktan bi iki saat sonra whatsapp profil fotoğrafının gözükmediğini farkettim.aradım mesaj attım ama yanıt alamadım.her yerden engellenmişim.şu an telefon numarasının kendisine ait olmadığını hatta ve hatta bana söylediği isminin bile gerçek olmadığını düşünüyorum.1 haftadır entry de girmemiş.bu yazıyı görürse ona son bi şans vermek istiyorum.eğer paralarımı ve duygularımı geri vermezse bugün karakola giderek şikayette bulunacağım.
zalim maşuk seni çok seviyorum
insanlara tahammül edemiyorum ve bu yüzden bulunduğum ortamdan hemen uzaklaşıyorum
gizli gizli aleyna tilki dinliyorum
masal dinlemeden uyuyamama gibi sevmediğim ama bir türlü değiştiremediğim bir alışkanlığım var. whatsapp favoriler kısmında en az otuz farklı kişinin aynı masalı okuduğu ses kayıtları var. lol.

(bkz:utanç verici özellikler)
şener şen'in "aşk filimlerinin unutulmaz yönetmeni" filmindeki gibi kendimi kandırmaca üzerine kurulu bir hayat yaşıyorum.
tarzımdan değil, param olmadığından saçımı kestirmiyorum.
kendimi dinlenme tesisi gibi hissediyorum. yorulan geliyor ihtiyacını gideriyor sonra gidiyor bense hep ıssız ve soğuk
diyete girip kilo aldım.
her yerde şarkı söylemek istiyorum fakat çok utandığım için sadece yalnızken söyleyip kaydediyorum
insanların sağından yürüyemiyorum, odanın kapısı açık yatamıyorum. en fenası uyurken yanımda bulunan her şeye sarılıyorum
bu sözlükte ki birkaç kişi gerçekte kim olduğumu bildiği için itiraf yapmicam gerçi buda bir itiraf oldu ama
“ben punkim, asiyim istedigim her seyi yaparim” diye ortaliklarda geziyorum ama eve gelince taze fasulye ayikliyorum
yaptığım hatalardan çok güzel ders çıkarıyorum. fakat asla bir daha yapmam demiyorum. bir şeyin yanlış olduğunu bile bile ısrarla üstüne gidiyorum olayın, tavrın, kişinin. bu huyumdan kurtulamıyorum sözlük. yok mu bir çaresi?
itiraf edıyorum 13 yaş sınırlandırılması olan film için benden kimlik istediler.
içler acısı.ben daha ne diyim.
sözlük yazarlarından birine gizli hayranlığım var ama çok gizli
tüm sözlüğün bu uğurda kurulduğunu düşündüğüm başlıktır
rahmetli anneannemin haberi yok ama sizlere açılacağım. küçükken her yaz tatilinde köye anneannemle dedemin yanına gider uzun bir süre orda kalırdık. ve benim en sevdiğim şeylerden biri anneannemin değişik çay kaşığıydı. normal standart bir çay kaşığı gibi değil diğerlerinden oldukça farklı ve tatlı bir de küçük yazıları vardı. ne yazdığını okuyamıyordum ama resmen o kaşığa tutkundum ve sürekli o kaşığı kullanmak isterdim kirliyse bile anneme yıkatırdım. sanki oyuncak bebek gibi o kaşıkla oynardım sürekli aramızda güçlü bir bağ vardı. resmen tatil onla güzel geçerdi. bir kaç yaz tatili gidip gelmesinden sonra alıştıkça ayrılmak gerçekten koymaya başlamıştı. ben de çay kaşığından ayrılmak istemedim ve herkesten gizlice onu çantamıza koydum ve eve giderken yanımızda götürdüm. başlarda çok mutluydum ama sonrasında çay kaşığını getirdiğim ortaya çıkınca abim sürekli hırsız diye benle dalga geçti. ben de ağlardım anneannemden aldım hırsızlık o sayılmaz falan diye. böyle böyle kaşıkla arama bir soğukluk girdi. bir daha kullanmamaya başladım lakin hala saklarım. üzgünüm anneanne belki izin isteseydim her şey daha güzel olurdu.
  • /
  • 4