sözlük yazarlarının itirafları

geçen yıl üniversiteye sadece bir kere gittim, onda da kibirini siktiğim hoca kibrit getirmedim diye dersten attı diye bir daha gitmedim. ama 2. sınıfa geçmişim ve hala gitmiyorum, vay amk.
üniversite hazırlığın ilk yılında platformu hatırlamıyorum sosyal medya aracılığıyla tanıştığım güzel bi kızla sadece bi kez buluşma şansı yakalamıştık.o zamanlar hangover duvar akava falan şimdi olan popüler barlar yoktu ama barın gerçekten bar olmanın hakkını verdiği zamanlardı. samimi ortamlar yani. düzenli gelen müşteriyi mekan da tanıyor mekan sahibi de tanıyor.mekan sahibini arıyoruz abi biz geliyoruz diyoruz herkes herkesi biliyor.hesap mekan çıkışında sorulmuyor ertesi sabah ayılınca karşılıklı görülüyor.fazla uçulmuşsa erteleniyor falan.bi mekana bazı imkanlar sayesinde ucuz alkol alımı sağlıyordum ben. yani patron 5 ödeyecekse 3 ödüyordu totalde satın aldıkları içkilere kredim yüksekti bu yüzden.internetten tanıştığım kızı bu mekana götürdüm ilk buluşmamızda.kız içerideki samimiyet ortamını o kadar sevdi ki daha 2. günden yine gitsek ya falan demeye başladı.böyle şeylerden de salça karılardan da hiç hoşlanmam.falan filan derken tam net hatırlamıyorum ya çek cumhuriyetine ya da polonyaya üniversiteler arası bi anlaşmayla gitme muhabbeti çıktı.ben bunu öğrendikten sonra kadraja aldım kızı. o ilk buluşmamızdan sonra tek bi kez bile görüşmedik ama sahte muhabbeti hiç koparmadım. nasıl olsa salça olamaz kafasıyla bu işi kız yurtdışına gittikten sonra sevgililiğe kadar taşıdım.kız gittiği ülkede okul ve yetenekleri sayesinde hatrı sayılır bi kurumda keman dersleri vermeye başlayınca türkiye piyasasına göre oldukça güzel sayılacak tarzda euro şeklinde maaş almaya başladı ve benim bu sahte sevgililiği sürdürdüğüm her ay yarısını bana yolladı. kur farkı bu kadar yüksek olmasa da her ay kızın maaşının yarısından fazlasını burdaki ekonomik imkanlarımın kötü olduğu yalanıyla başka karılarla yedim. euro bozdurup bozdurup şekil yapıyordum. sıkıldıktan sonra da ayrıldım.türkiyeye dönünce aradığında da engelledim.beni affeder mi sanmam....kızdan hayatıma pozitif yönde etki eden tek şey beni hala kimseyle paylaşmadığım o yıllarda müziği 500-1000 tıklanan hala her sabah dinlediğim güzel bi müzik grubu ile tanıştırması oldu
12 senedir tanışıyorduk ve 6 yıldır sevgiliydik. seni hiç aldatmadım. yıllarca yolunu gözledim. çok hayal kurdum. çok istedim. çok bekledim. ancak son 2 aydır ayrılalım kelimesi dilimin ucuna geliyordu. ayrılalım dediğinde neredeyse mutlu oldum. rahatladım. huzur buldum. ağlamaların durmuştur inşallah. inşallah bi gün sende benim gibi dingin, sakin, huzurlu, kendiyle mutlu bir insana dönüşürsün. seni çok seviyorum. yaşadığımız herşey çok güzel. beni büyüttün ve ben yaptın nerdeyse. seni hep güzel hatırlayacağım. sana bu ayrılığı uzun zamandır düşündüğümü söylememiştim. itiraf ediyorum işte şimdi. hiç görmeyecek olsanda mühim değil.
bu yalnızlık hissini atamadım bi türlü içimden kime sığınsam içimi açsam derdimi anlatsam dönüp arkasını gidiyor bana kalan ise aynadaki ağlak suratıma bakıp aptalsın sen aptal demek oluyor. çok mutsuzum be
kafalar kafalar hep bir aynı kafalar
ötede bir iki üç dört kafalar
bitmez bitmez çoğalırlar
bunlar hep aynı kafalar
hapşu! hapşu!
yine nezle oldum ben.
her şeye yeniden başlasam, sırf ona ulaşıyor diye, bu hayatın her acısını yeniden yaşamaya hazırım. ama o bunu bilmiyor.
dışardaki insanlara kendimi ne kadar puşt biri olarak tanıtsamda içimde malasef o kadar puşt değilim
3 lafımdan 2 si yalan 1nin de çok azı doğrudur. mesela bunu yazarken de yalan söyledim neden?
çünkü üç lafımın üçü de yalandır
aralık ayının ortalarıydı karar verdim yenileneceğim diye. kendimi motive ettim yaşa dedim eksik olmasın, kalmasın hiçbir şey bitecek gidecek zaten. kimin umurunda olacaksın ki başkası umurunda olsun. kırıldım, kırdım. kırılmasaydım kırmazdım muhtemelen. sırf kırıldığım için kırmak niyetinde hiçbir zaman olmadım fakat zihnim kendimden habersiz kırmayı planlamış zaten. o yüzden artık yaptıklarımda mantık aramıyorum zihnimin oynadığı oyunlar yetiyor bana. neyse işte kendimi yalnız hissettiğim anlarda tanrıdan uzaklaştım; kendime yaklaştım. mesela en köklü değişim bu oldu işte normalde direkt yaratıcıya yönelirken tam tersi oldu bu defa kendime döndüm. yakın dostum da yardım etti bana. her kötü olduğumda araştık beni çok severdi. ben de onu çok severdim. hayat çok garip sonra bir anda her şey değişti eve dönme günü gelmişti değişiklik olsun istedim bu defa izmir üzerinden geçtim memlekete. işte o gün de iyi ki yaptım dediklerimden birini yapmıştım ki çok mutlu bir hafta geçirip evime dönmüştüm. eve gelirken bir hüzün kapladı ki bir anda canım ailem biricik ailem ben sizden kopmuş, kafesinden kaçmış bir kuştum artik. sizin gibi düşünmezdim ki buna kendimi çok zorlamıştım fakat beceremedim. zihnimin her noktasında ailem, sevgilim, mesleğim, yaşamım, kendim... en kötüsü de tanrının beni izliyor olabilme ihtimali. kafamı karıştırmak dışında başka bir şey yapmıyordu tüm bunları aynı anda düşünmek. itiraf gibi bir şey olsun bu benim başlığımda. her ne kadar meslegime ve başarıya aşık bir insan olsam da ciddi anlamda bu iki şeye duyduğum his de çok çok çok azaldı. inancım azaldı evet ama biliyorum ki bu mesleği yapacağım ve başaracağım şeyler var. yani demek istediğim olacağından emin olduğum şeyler için artık endişe duymuyorum, o yüzden bunlarla ilgili olan şeyler de artık beni mutlu etmiyor pek. şöyle söyleyeyim son zamanlarda sevgilimle geçirdiğim varkitler dışında beni tam anlamıyla mutlu eden anlar olmadı. ailemse özlediğim ama yanlarında her zaman olmak istemeyeceğim bağlarım olarak kalacaklar.

seni seviyorum sözlük :d
çanakkale sözlüğe üye olmamın tek nedeni, kafamın bir köşesinde ciddi ciddi öğretim görevlisi olarak çanakkale'ye mi yerleşme düşüncesinin olmasıdır.
  • /
  • 4