tarım ve hayvancılığın yavaş yavaş bitmesi

ülkemizde zamanında çokça yapılan fakat son zamanlarda yeterli miktarda yardım yapılmadığını, desteklenmediğini düşündüğüm meslektir.

tarım ve hayvancılığın bitmesi demek her şeyin bitmesi demek. her şeyin başının su olması gibi bir şey bu ya. büyük çiftçi destekleniyor evet ama küçük çiftçinin de desteklenmesi gerek. geçen sene bakkaldan aldığım domates 1 lira iken 4 lira olmuş. dedim noluyor?
çiftçileri soğuttular. 18 uygulaması diye diye tüm tarlaları mahvettiler. çiftçiden ucuza alıp pazarlar da çok çok pahalı satmaları, vergiler, mazot fiyatı, insanların daha garanti işlerde çalışma isteği ile çiftçilik bitme noktasına gelmiştir.
 spoiler!
ragnar ile telefon konuşmalarım mı dinleniyor lan dedirten başlık
mazota gelen zamın etkisi çok büyük. eldeki üretilen ürünlerde para etmiyor, kaç çuval üzüm para etmediğinden elde kaldı bu sene. yazık günah ya.
yakında oksijeni bile ithal edeceğimizin göstergesidir.
desteklenmeyen çiftçilerin akı bokunu kurtarmıyor diye düşünüp uzaklaşması sonucu daha da hızlanan süreç.
atatürk'ün söylediği gibi"köylü milletin efendisidir"kavramının yok olmaya başladığı bir durum.
ailenin 4. nesil ciftcisiyim.

abim karayiplerdeydi en son bense maldivlerden yaziyorum..
ülkenin maksimum 4-5 senesi kaldı ondan sonrası çok daha kötü olacak.. izleyin görün..
tarım ilacı,mazot,kimyasal gübre hepsi yurtdışından ithal ediliyor.otomatik olarak dövizden etkilenip fiyatlar artıyor. hayvanı olan insanın merası yok. bu da hazır yem demek,yani ekstra maliyet. ve totalde tüketiciye fazla fazla zamla yansıyor. insanların maddi durumu ortadayken kim talep edecekte kim üretecek.
sonuna kadar destekliyorum, kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz? neyin tarımı neyin hayvanı? at bir şeker olsun bitsin.