türkiye eğitim ve öğretim sisteminin sorunları ve çözümleri

çelişkilerle doludur. yapılandırmacı/ sosyal yapılandırmacı bir yol izlediğini söylese de gelenekselcilikten kurtulamamıştır. tabi tutulduğumuz sınavlar bunun en büyük kanıtıdır. bu çelişkinin yanlış olduğunu söyleyen üniversite hocalarımız ise çözüm üretmek yerine yapılandırmacı başlayan sistemi gelenekselcilikle bitiriyor. bu da bir çelişki...
bence en büyük problemimiz eğitimin temel öğelerinin birbiri ile olan (hedef, içerik, süreç, ölçme ve degerlendirme) bağlantısızlığı. bizde en büyük problem, son aşama olan ölçme ve değerlendirmede oluyor. tek kaynak olmayan , sadece öğretmenin kaynak gosterilmedigi öğretmen rehber; öğrenci aktif ilerleyen bir süreçte, değerlendirmenin ezberci sınav sistemine dayanmasi ve bu sınavın adil olmaması. yani aslinda bir sürü eksik var bu aşamada. öğrenciye sağlanan imkan, öğrencinin kendi imkani, ogrencinin ilgi ve yetenekleri, öğrencinin yaşadığı şehir... bu böyle gider.

bence daha kendini bulamamış bir eğitim sistemimiz var. hala eski mantık hakim. köy enstitüleri, ogretmen okullarını çözüm gösteren akademisyenlerimiz var. yok işte o sistem bu dönemde olmaz. artık iyilestirilmeye değil yeni paradigmalara ihtiyacimiz var. ken robinson'un dediği gibi eğitimde devrime ihtiyaç var.

bunu ben buraya yazdim ama maalesef sınavları geçmek için ezber yapmam gerek. bak bu da bir çelişki. bu çelişkiler bitmez...