1984

Durum: 465 - 0 - 0 - 0 - 26.05.2018 16:03

Puan: 4592 -

11 ay önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

Artık mantık yok, sadece piçlik...
  • /
  • 19

güneş yağmuru

ilk entry hata içermekte. bu tür yağışlarda bulut kümesi gelmesi diye bir olay yoktur. bu durum güneşin yaydığı yoğun ısıdan dolayı yükselen havanın soğuması ve buna bağlı olarak havanın taşıyabileceği en yüksek nem oranının düşmesi ile hava kütlesinin nemini boşaltması olayıdır. konveksiyonel-yükselim yağış olarak bilinen bu durum adından da anlaşılacağı üzere yükselen hava hareketleri ile ilişkilidir. anadoluda buna kırkikindi yağışları denir. yağış öncesinde de hava bir an çok ısınır ve buna da anadolu halkı kızdırma der. bu açıdan güneşli gün yağışlarının yağış saatlerinin 15-16 aralığında olması anadolu halkının engin bilgisini bize gösterir.
e: yazım yanlışımı gösterdiğiniz için teşekkür ederim. daha dikkatli olurum.

çomü sözlük diktası

çomü sözlük bir çok açıdan benim için hoş muhabbetin döndüğü bir yerdi dediğim başlıktır. ama son dönemde yaşanan olaylar neticesinde entrylerimin bir kısmını kaldırarak sözlüğe veda etmeye hazılanıyordum ki işlerin iyiden iyiye rayından çıkması benim buralarda bir miktar daha kalmamı gerektirdi. en azından birilerinin doğruları söylemesi gerek diye düşünmekteyim. bu başlık altı da "çomü sözlük"ün bozduğu arkadaşlıklardan, açılan davalardan bahsetmeyeceğim. bu başlık altında sözlüğün yöneticelerinin yarattıkları dikta düzeninden bahsedeceğim. yanlnızlığı sek içen dayı adlı yazar şu an çaylak durumuna getirilmiştir. bunun sebebi tartışma yaratan entryler girmesiymiş. nasıl yani? burada tartışamaz mıyız? yöneticiler sözlükte tartışma istemiyormuş. neden? çünkü üç beş cahilin arkasını tutuyorlar. sevgili yönetim. bizim konuşma hakkımızı elimizden alamazsınız. biz saygı ve bilgi çerçevesinde istediğimiz her şeyi söyleriz. biz yazarlar olmadan burası 60 tl'ye alınmış bir sunucu internet alanından başka bir şey değil.
adam kayırma ile hiç bir yere varamazsınız. adil olun. haksıza haksız deyin. ancak bunu yapamazsanız basit bir sözlük diktasından başka bir şey olamazsınız.
son olarak kendisine dayı dediğim yanlnızlığı sek içen dayıdan bahsedeyim. kendisi ile ilk tartışmamız ateizim inanç mıdır yoksa felsefe midir tartışmasıydı. keşke o günlere gönsek de yine böyle tartışmalar yapsak. ancak unutmuşum siz sözlükte tartışma istemiyordunuz.

hatun

eski türklerde hükümdar eşi anlamında kullanılan sözcük.

türklerin kara devri

kuteybe bin müslim adını bilmeyen üçüncü sınıf islamcılar zannederki türkler güle oynaya müslüman oldu. bu üçüncü sınıf islamcılara bir örnek bu başlığın ikinci entrysinin yazarıdır. kendisi gerçek bilgiden uzak bir insandır. kendisine sormak isterim türgişler ve hazar türklerinin emevi orduları ile savaşını hiç okumuş mu? acaba kendisi kuteybe bin müslim'in semerkant'ta katlettiği türkleri biliyor mu? bir de bu arkadaş gibileri der ki "eski türkler gök tanrıya inanırdı. bu yüzden hemen müslüman oldular". şimdi öncelikle belirteyim eski türk dini tek tanrılı değildi. çok tanrılı bir dindi. ikinci olarak hiçbir millet 1000 yıllık dinini güle oynaya değiştirmez. türklerin din değiltirmesi diye bir olay yoktur. türklerin dini değiltirilmiştir ve zorla müslüman olmuşlardır. son olarak başlığa dönersek "evet o türklerin müslüman olduğu gün türklerin kara devri başladı". çünkü türklük gitti elimizden onun yerine bedevi arap kültürüne kaldık. işte bu gün yaşanılanlar bu bedevi arap kültürünün bir yansımasıdır.

si vis pacem para bellum

"abi yahhh! latince atasözü biliyorum. ne kadar da kültürlüyüm." diyen yazar başlığıdır. internetten kopyala yapıştırla olmaz yiğidim.
e: avrupa gezime sponsor olmak isteyen sevgili yazar dediğin kadar adamsan ıban numarama parayı atarsın. bıraktım buraya. atmayan ibnedir.: tr700006400000210351009831
e2: dilenci değilim birader. kimsenin parasına ihtiyacım yok. eğer sözünde duran bir adam olsaydın verdiğim iban numarasının tema'ya ait olduğunu görecektin.

izole ve küçük buluşmalar

çağrılmayan yazarlara göt ağrısı yapan. "ulan ben piç miyim? neden kimse beni siklemiyor?" dedirten etkinliktir.

siparişi sevgilisine verdiren erkek

ilk entry'de yazar geleneğimiz falan demiş. kardeş ben yıllardır türk kültürü çalışıyorum. böyle bir gelenek görmedim. acaba bu nerenin geleneği orta afrika cumhuriyeti falan mı? yoksa bizim böyle bir geleneğimiz yok. cehaletinizi kendinize saklayın lütfen.

kalıpları eleştirmek

risk faktörü olduğu durumlarda insanlar genelde var olanı koruma eğilimi içindelerdir. risk faktörüde ya otorite yada belirsizliktir. insanlar genelde bu ikisinden korkar. bu nedenlede kalıpları eleştiremez.

senin aşk iq'un kaç

bu başlıktan görüp girdiğim testtir. 95 çıktı. beklediğimden iyi ama geçerli ve güvenilir değil

seni rahatlatan şarkını paylaş

akrep burcu

her ne kadar akrep burcu olsam da (bkz:burçlara inanan insan) dediğim başlıktır.

25 haziran 2018 sabahı

o güne dair hiç bir umudum yok. o günün sabahı erkenden kalkıp yanıma bir termos çay alıp yeni kordona gideceğim. ülkemin yavaş yavaş yok oluluşun utancını bir bardak çay ile güneş doğarken en onursuz biçimde yaşayacağım. çünkü hiç bir şey yapmadım. çünkü onların bu ülkeyi bu hale getirmesine göz yumdum. çünkü ve çünkü...

george orwell

ben bu adamın kitaplarını okuyana kadar iflah olmaz bir komünisttim. hayatımı değiştirdi diyemem ama bana başka dünyaların kapısını açtı. bütün marksist literatürü okuduktan sonra dedim ki neden böylesin? neden sadece aynı düzenin kitaplarını okuyorsun? değiştir bu kafayı? o gün okuma alışkanlığımı çaprazladım. liberal literatüre dadandım. sonra türk sağını okumaya başladım. atsız gibi büyük bir şair ile tanıştım. okudum da okudum. bu dayı sayesinde "ne sağcı ne solcu. ortada kalmış puştun teki" oldum. benim için önemli bir adamdır.

carl friedrich gauss

herkes tarafından matematikçilerin prensi olarak bilinen dahi. ancak onun benim hayatımdaki en önemli yeri doktora tezinde karmaşık sayılar üzerine tanımlanmış bir polinomun en az bir kökü olduğu gerçeğini öne sürmesidir. tabi bu bahsettiğimiz adam çocukluk yıllarında 1'den 100'e kadar olan sayıların toplamını formülize etmiştir. şaşırmamak lazım.

optik

optik temelde ışığın farklı ortamlar arası geçişinde neden ve ne oranla kırıldığını inceleyen bilim dalıdır. ışığın hareketleri tarih boyunca merak konusu olmuştur. ilk ışık kırılım yasasını mısırlı batlamyus ortaya atmıştır. ancak bu antik yasa bilimden sayılamayacak düzeydedir. ancan ilk defa bilimsel olarak ışığın kırılım açısını ibnü'l heysem hesaplamaya çaluşmış ama başarısız olmuştur. bu süreç sonunda ilk defa snell "snell yasası"nı ortaya atarak ışığın kırılım açısını doğru hesaplamıştır. daha sonrasında newton ışığın kırılım yasalarını daha iyi analiz ederek ilk ışık spektrumunu keşfetmiştir. sonrası yapılan bir yığın çalışma sonucunda her gün kullanıpımız gözlüklerden tutunda koca teleskop aynalarına kadar bir çok ürün ortaya çıkmıştır.

gazi osman paşa

her daim saygı duyduğum komutanlardandır. yenilgilerin en onurlusunu yaşamıştır.

binboğalar efsanesi

yaşar kemal'in en iyi kitabı olmakla beraber doğallığı ile kendine hayran bırakan eserdir. eserin konusu toroslarda dolaşan türkmen alevilerinin yaşadığı zorluklardır. bu açıdan dönemine ve yörüklerin yerleşik yaşama geçme sürecinde yaşadıkları zorlukları en iyi anlatan eserdir. bu açıdan gerek anlatımıyla gerekse doğallığı ile kendine bağlayan bir eserdir. bir diğer açıdan ana hikayeye serpiştirilmiş ufak hikayeler ile anlatım zenginleştirilmiştir. kitabın içeriğinde geçen "keklik" olayı aslında insan ve insanın hayalleri arasında kurulan sarsılmaz bağları simgelemektedir. bu açıdan insana dokunan bir yanı olan kitaptır. son olarak özellikle eski türk inanışlarının içine serpildiği kısımlar gerçek anlamda yörüklerin yaşayışına ışık tutmaktadır.
(bkz:yaşar kemal)

bir tur verilen bisikletin gözden kaybolması

sen o bisiklete kıyamazken zalımlar elinden alır "bak ne hareketler yapıcam" deyip ön kaldırırlardı. sonra o bilye yatakları dağılır. sonra biz toplardık. ulan beni duygulandıran başlıktır bu başlık. ama işin kötü tarafı hayatımda pek bir şey değişmedi. yine zalımın biri geldi. en sevdiğim kadını aldı. onu yerden yere çaldı. toplaması yine bana düştü. hayat...

çimlere uzanıp hayal kurmak

çimlere uzanıp boş yapmakla eş değer güzellikte eylemdir. sözlük ailesi hayınızda işler yolunda gitmiyorsa en yakın çime uzanıp ya hayal kurun yada yanınıza birisini alıp saatlerce boş yapın. hayat böyle güzel.

victoria

olayları çok fazla dramatize etsede iyi bir yazar olduğu belli. ikinci olarak gerçeği çok fazla parçaladığını düşündüğüm yazardır. yukarıdaki tablosunu da gördükten sonra buna emin oldum. onun gerçeği ve bizim gerçeğimiz aynı dünya değil. buna eminim. bu kötü bir durum değil onu da belirteyim. zaten gerçek hepimizin kaçmaya çalıştığı olgu değil midir? son olarak kullandığı isim de temelde çok derin anlamlar ifade etmekle birlikte keşke roma mitlerinden victoria'yı değil de yunan mitlerinden nike'yi tercih etseymiş dediğim yazardır.

yaşam hakkı-duvar

beni gerçek anlamda etkileyen başlıktır. pek bilmesekte dünyanın bir yerinde güzel insanlar güzel işler yapmakta.

üstteki yazarın bölümünü tahmin etmek

gastronomi desem doğru olur her hal

ben melamet hırkasını

nesimi alevi-bektaşi edebiyatının en büyük şairi olmasının ötedinde hurufi-batıni felsefeninde merkezindedir. bu şiirde bahsedilen melamet hırkası melamet tarikatına girenler tarafından girilen özel bir cekettir. bu ceket dünya malından ve mülkünden uzaklaşmayı simgeler. 1973 yapımı bir azerbaycan filmi nesimiyi çok iyi anlatır.

dost

aile, dost, arkadaş o kadar büyütülen kavramlar ki. ben aileme, dostlarıma, sevgililerime hep aynı şeyi söyledi: "benim için değerlisiniz ama benim kalbimin derinine giremeyeceksiniz". yalan söylerdim eskiden. seviyorum falan diye. sonra bunun ne kadar adi bir şey olduğunu öğrendim. şimdi ise yalan yok. çok değer veriyorum çevremdeki insanlara ama o kadar sadece değer. gerçekten neyi seviyorsun diye sorarsanız eğer sadece doğa ve bilim derim. bunlar benim için gerçek aşkı ve bağlılığı ifade eden kavramlar. onun dışında dostluğa dönecek olursak. dostluk yanılsamadır şu hatta.

başkalarıyla aynı düşüncede olduğunu bilmek

beni daima rahatsız eder. eğer başka biri ile aynı düşünceyi paylaşıyorsam daima ondan uzaklaşma eğilimi gösteririm. çünkü çatışmadan yeni fikirler doğar. aynı fikirleri paylaşanlar birbirlerini pohpohlamaktan başka bir şey yapmaz. bu nedenle hep benimle çatışan insanlara daha çok değer verdim. düşünceleri bana yakın olanlarla da aramdaki ilişkiyi kestim.
  • /
  • 19

güneş yağmuru

güneşli bir günde, gelen bir bulut kümesinin güneşli havada yağdırdığı yağmurdur. o kadar da güzeldir. evet.

edit: coğrafya hatalarına dikkat edildiği kadar de/da yazım hatalarına da dikkat edilse daha mutlu bir sözlük olacak gibi. swh.

medellin

çok değil, birkaç bi şey bilen fakat bunları sözlüğe aktarırken yanlış yola başvurduğunu düşündüğüm yazar. entrika seviyor gibi. fitne fesattan da hoşlanmıyor değil. fazla yürümeyin üzerine hanginiz sevmiyor fitne fesatı artistler.

çomü sözlük diktası

insan bi mesaj atar. "açtığız başlık veya girdiğiniz entry şu şu sebebten ötürü sözlüğün kurallarına aykırıdır. başlığı veya entryi silin." diye biz de anlayalım neden silindiğini.

çomü sözlük diktası

kişisel tartışmalar falan filan durumuna değinmeden yaşanmış bir olaya değinmek istiyorum. açılmış başlığa ve bu başlık altında milli değerler,din, kişisellikten uzak yorumlara karşı modum diye geçinen şahışların altına küfürlü içerik girmesi ve diğer yöneticilerin sessiz kalması herhangi bir içerik silmemesi uyarı vermemesi ve yetki dışına alınmaması bunun bariz bir özelliğidir. ortamda bariz bir adam kayırma olayı mevcut. bununla birlikte yaşanmış kişisel mesajları açıklama konumunda yazara pekte hak vermesemde sözlükte sevip saydığım yazarlardan biri dayı olarak geri gel bebeğim.

medellin

fasilcinin mod olmayan bir düşük modelidir.
aynı miktarda kanserojen madde içerir.
kuyruğu olduğu düşünülmektedir ve acımaktadır. ancak nedeni modern bilim ile henüz açıklanamamıştır.

türklerin kara devri

müslümanlar ile savaşıp en sonunda yenip düşüp islamiyeti kabul etmeye başladıkları devirdir.
günümüz türk milliyetçilerinin bana çok komik gelmesinin en büyük sebeplerinden biri bu yenilgiyi kabul edip ona göre hareket etmeleridir. türklerin asıl inançları bazı yerlerde klasik şamanizm olarak da adlandırılan tengriciliktir. tengriciliğin ne olduğunu anlatmayacağım fakat sosyal yaşam olarak mükemmel bir inanıştı. toplumda herhangi bir cinsiyet eşitsizliği bulunmazken ibadetlerini de müzikle yaptıkları da görülebilirdi. şuanki türkiyede dışlanan dinsiz olarak görünen aleviler aslında bir nevi islamiyet karşısında asimile olmadan eski türk inanışlarını sürdürmektedir.
türkler oo güzel bir inanış diyip islamiyeti kabul etmemiştir. 10 yıllarca süren emevi baskısı sonucunda kabul etmek zorunda kalmıştır. islamda ne kadına ne müziğe ne de eğlenmeye yer vardır. bazı yerlerde tengrizm ve islamı gökteki tanrıya tapma, cennet-cehennem benzeri düşüncelere sahip olduğu için pek zorlanmadığı yazar ama bu sadece zırvalamaktır. o zaman şimdiki müslümanlar da hristiyan olsun ne de olsa onlar da bir tanrıya inanıyor ve öteki dünyaları var? tengrizm ve islamın birbiri ile uzaktan yakından alakası yoktur. ben herhangi bir dine inanmam ama seçim hakkı sunacak olsalar gözüm kapalı tengrizmi seçerim. izmirde yaşarken kendinizi erzurumda bulduğunuzu düşünün. türkler de böyle bir değişim yaşamıştır.
lütfen bir şeylere inanıyorsanız; inandığınız konu hakkında bilginiz olsun. ben türk milliyetçisiyim diyorsanız tayyibin peşinden koşmayın.

v takımı

medellin hayatinda ilk kez istanbula gitmis sanirim dillendirip duruyor.a takimi anlatilmaz yasanir.v takimi sanrilar gorup astral hayata cikabilir.hatununbiri’de yemek yapsin

si vis pacem para bellum

sık kullanılan bir latin sözü. eğer barış istiyorsan savaşa hazırlan anlamına gelmektedir.
edit: başlık altı ağlama duvarı olmuş, bundan sonra başlık açarken peçete bırakmayı unutmam söz. 1984 sen çomar çomar dolaşırken defalarca avrupaya gittim kardeşim. pasaport vize işlerine paran yetmediyse halledebilirim. üzülme. adam dilenci çıktı..

haarp

h.a.a.r.p temel olarak nikola tesla’nın kablosuz elektrik iletim deneylerine dayanır, ki bu deneylerin belgelerine a.b.d gizli servisi tarafından el konmuş, top secret seviyesinde gizlenmektedir.

ayrıca yaşça belki de bütün sözlükten büyük olan bir adminimiz. yazdıklarına göre sözlük kuralları ve formatını savunuyor, etik davranıyor. ikisine de katılıyorum :) (!)

ateşkes

sözlüğün gerekli huzura ulaşması için gerekli olandır. kaos kısa zamanda kazandırırken, uzun zaman içerisinde kaybettirebiliyor.

Toplam entry sayısı: 465

çomü sözlük diktası

çomü sözlük bir çok açıdan benim için hoş muhabbetin döndüğü bir yerdi dediğim başlıktır. ama son dönemde yaşanan olaylar neticesinde entrylerimin bir kısmını kaldırarak sözlüğe veda etmeye hazılanıyordum ki işlerin iyiden iyiye rayından çıkması benim buralarda bir miktar daha kalmamı gerektirdi. en azından birilerinin doğruları söylemesi gerek diye düşünmekteyim. bu başlık altı da "çomü sözlük"ün bozduğu arkadaşlıklardan, açılan davalardan bahsetmeyeceğim. bu başlık altında sözlüğün yöneticelerinin yarattıkları dikta düzeninden bahsedeceğim. yanlnızlığı sek içen dayı adlı yazar şu an çaylak durumuna getirilmiştir. bunun sebebi tartışma yaratan entryler girmesiymiş. nasıl yani? burada tartışamaz mıyız? yöneticiler sözlükte tartışma istemiyormuş. neden? çünkü üç beş cahilin arkasını tutuyorlar. sevgili yönetim. bizim konuşma hakkımızı elimizden alamazsınız. biz saygı ve bilgi çerçevesinde istediğimiz her şeyi söyleriz. biz yazarlar olmadan burası 60 tl'ye alınmış bir sunucu internet alanından başka bir şey değil.
adam kayırma ile hiç bir yere varamazsınız. adil olun. haksıza haksız deyin. ancak bunu yapamazsanız basit bir sözlük diktasından başka bir şey olamazsınız.
son olarak kendisine dayı dediğim yanlnızlığı sek içen dayıdan bahsedeyim. kendisi ile ilk tartışmamız ateizim inanç mıdır yoksa felsefe midir tartışmasıydı. keşke o günlere gönsek de yine böyle tartışmalar yapsak. ancak unutmuşum siz sözlükte tartışma istemiyordunuz.

si vis pacem para bellum

"abi yahhh! latince atasözü biliyorum. ne kadar da kültürlüyüm." diyen yazar başlığıdır. internetten kopyala yapıştırla olmaz yiğidim.
e: avrupa gezime sponsor olmak isteyen sevgili yazar dediğin kadar adamsan ıban numarama parayı atarsın. bıraktım buraya. atmayan ibnedir.: tr700006400000210351009831
e2: dilenci değilim birader. kimsenin parasına ihtiyacım yok. eğer sözünde duran bir adam olsaydın verdiğim iban numarasının tema'ya ait olduğunu görecektin.

izole ve küçük buluşmalar

çağrılmayan yazarlara göt ağrısı yapan. "ulan ben piç miyim? neden kimse beni siklemiyor?" dedirten etkinliktir.

siparişi sevgilisine verdiren erkek

ilk entry'de yazar geleneğimiz falan demiş. kardeş ben yıllardır türk kültürü çalışıyorum. böyle bir gelenek görmedim. acaba bu nerenin geleneği orta afrika cumhuriyeti falan mı? yoksa bizim böyle bir geleneğimiz yok. cehaletinizi kendinize saklayın lütfen.

jartiyer kullanmayan kadınlar

(bkz:millet olarak aklımız fikrimiz sekste)
not: bir insanın cinsel yaşamı değil de düşünme becerisi kalitesini belirler. kalite donda değil beyinde olur.

si vis pacem para bellum

"abi yahhh! latince atasözü biliyorum. ne kadar da kültürlüyüm." diyen yazar başlığıdır. internetten kopyala yapıştırla olmaz yiğidim.
e: avrupa gezime sponsor olmak isteyen sevgili yazar dediğin kadar adamsan ıban numarama parayı atarsın. bıraktım buraya. atmayan ibnedir.: tr700006400000210351009831
e2: dilenci değilim birader. kimsenin parasına ihtiyacım yok. eğer sözünde duran bir adam olsaydın verdiğim iban numarasının tema'ya ait olduğunu görecektin.

yurtlarda yaşanan en saçma olaylar

bi sabah saat 6 gibi. bi uyandım çocuğun biri dolabımda bir şeyler arıyodu. sen napıyosun ya dedim. saç kurutma makinesi arıyorum sen yat senlik bir şey yok dedi. oda benim odam. dolap benim dolabım. makine benim makinem. benlik bişey yok. bir an şaşırdım. tmm hadi lazım oldu. çal kapıyı. insanca rica et.

çomü sözlük diktası

çomü sözlük bir çok açıdan benim için hoş muhabbetin döndüğü bir yerdi dediğim başlıktır. ama son dönemde yaşanan olaylar neticesinde entrylerimin bir kısmını kaldırarak sözlüğe veda etmeye hazılanıyordum ki işlerin iyiden iyiye rayından çıkması benim buralarda bir miktar daha kalmamı gerektirdi. en azından birilerinin doğruları söylemesi gerek diye düşünmekteyim. bu başlık altı da "çomü sözlük"ün bozduğu arkadaşlıklardan, açılan davalardan bahsetmeyeceğim. bu başlık altında sözlüğün yöneticelerinin yarattıkları dikta düzeninden bahsedeceğim. yanlnızlığı sek içen dayı adlı yazar şu an çaylak durumuna getirilmiştir. bunun sebebi tartışma yaratan entryler girmesiymiş. nasıl yani? burada tartışamaz mıyız? yöneticiler sözlükte tartışma istemiyormuş. neden? çünkü üç beş cahilin arkasını tutuyorlar. sevgili yönetim. bizim konuşma hakkımızı elimizden alamazsınız. biz saygı ve bilgi çerçevesinde istediğimiz her şeyi söyleriz. biz yazarlar olmadan burası 60 tl'ye alınmış bir sunucu internet alanından başka bir şey değil.
adam kayırma ile hiç bir yere varamazsınız. adil olun. haksıza haksız deyin. ancak bunu yapamazsanız basit bir sözlük diktasından başka bir şey olamazsınız.
son olarak kendisine dayı dediğim yanlnızlığı sek içen dayıdan bahsedeyim. kendisi ile ilk tartışmamız ateizim inanç mıdır yoksa felsefe midir tartışmasıydı. keşke o günlere gönsek de yine böyle tartışmalar yapsak. ancak unutmuşum siz sözlükte tartışma istemiyordunuz.

jartiyer kullanmayan kadınlar

(bkz:millet olarak aklımız fikrimiz sekste)
not: bir insanın cinsel yaşamı değil de düşünme becerisi kalitesini belirler. kalite donda değil beyinde olur.

siparişi sevgilisine verdiren erkek

ilk entry'de yazar geleneğimiz falan demiş. kardeş ben yıllardır türk kültürü çalışıyorum. böyle bir gelenek görmedim. acaba bu nerenin geleneği orta afrika cumhuriyeti falan mı? yoksa bizim böyle bir geleneğimiz yok. cehaletinizi kendinize saklayın lütfen.

ateizm

felsefe değildir. felsefe sorgulamadır. ateizm bir inanıştır.

kızların efendi erkekleri sevmemesi

bu piç diye tabir edilen erkeklerin genelde yakışıklı olması durumu bence aydınlarıyor. yakışıklı erkekler genelde nasıl olsa kızlar bana bakıyo diye istedikleri kadar hayvanlık yapabiliyorlar. bu nedenle piç olarak algılanıyor onlar. hayır piç değiller, yakışıklı oldukları için öz güvenleri yüksek. çirkin zavallılar ne yapsınlar. bi hatun düşürecem diye bin türlü efendi rolü oynuyorlar. "çirkinim bari efendi olayım da hatun düşsün" diyenini bile gördü bu gözler. siz bide o efendi denen adamların arkadaş ortamındaki halini görün. velhasıl kelam kızlar piçliğe efendiğe bakmıyor. önemli olan yakışıklılık. piç olan adama da kızmamak lazım. adam tipini kullanıp istediği gibi takılıyor. kızlarda bir şey demiyor. şimdi yok insanlık yok adamlık demeyelim. herkes ilk başta bir ilişki için güzellik arar. yapılan araştırmalar bile yakışıklı dilencilerin amerikada daha çok para topladığını gösteriyor. sonuca gelirsek. yakışıklıysan yap piçliği sorun olmaz. orta bir tipin varsa adam olmaya bak. çirkin arkadaşlar ne yapmalı. hiç bir şey yapmayın. evrim bile sizin üremenize engel olmak için çabalıyor (bkz: darwin'in cinsel seçilimi). bu sebepledir ki ya çok paranız olacak (ki çok parada yakışıklılığa denktir) ya da sizi diğerlerinden öne geçirecek bir vasfınız olacak. uzattım yani. çirkinsen hayat zor.

yalı hanı

çanakkalede ne kadar marjinal gereksiz varsa toplandığı yer. ben elitim diye dolaşan tiplerin mekanı

araba sevdası

okumadım ama türk kızlarını anlatıyodur diye tahmin ediyorum. nerede çok güzel araba var içinde taş gibi bi hatun var . bu devirde tipe değil arabaya bakıyolar zaten. hoş ben rahatım hem çirkinim hem arabam yok. düşünecek derdim de yok.
(bkz:çirkinliğin faydaları)

birbirine yakışan şeyler

ben ve güzel kadınlar
Henüz takip ettiği biri yok.
İletişim - Kurallar