disiaslan

Durum: 251 - 91 - 15 - 0 - 12.11.2018 02:18

Puan: 2135 -

10 ay önce kayıt oldu. 1.Nesil Moderatör.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 11

idealleri olmayan insanlar

hayatta kendilerine gelecek bir mevki yahut yapılacak hedefler belirlememiş, boş beleş yaşamaya gönül vermiş, yaşamın yalnızca nefes alıp vermek olduğuna inanan insan kitlesidir. özellikle kadınlar ''ne yazıkki'' evlenirim nasılsa kafası olduğu için ideal peşinde olmayı reddederler.

dedikodu peşinde koşar, ordan burdan laf dilenir, saatlerce insanları eleştirebilirler. bunlarla da kalmayıp hayatta en doğru kararı verenlerin onlar olduğuna ve en doğru yorumların onlardan çıktığına inanır, hakkında gram fikri olmadıkları binlerce konu hakkında olup olmadık görüşler ortaya atabilirler.

kova burcu kadını

liderlik özelliği ağır basan ve bu yüzden ilişkilerdeki ağırlığın kendisinde olmasından dolayı karşı tarafı oldukça rahatsız eden kadınlardır. özgürlüklerine düşkün olmalarıyla da beyleri cinnetin eşiğine getirebilirler. yani bende öyle oluyor en azından.

n11.com

bir uygulama yaparak kendilerini adam zanneden insan müsveddesi dolu platform. içerisindeki teknik aksaklıklara falan hiç değinmek istemiyorum şu bildirim olayından sonra.

grup sex

midesizlikte sınırları aşan olaydır.

ilgi gösteren erkeği samimiyetsiz bulan kadın

konuşmaya başlayalı 2 gün olmuş ama kıskançlık krizleri, hayatına müdahale etme isteği, efendime söyleyeyim şöyle balımsın böyle kaymağımsın demeler. sonra niye samimiyetsiz geliyor. ulan 2 günde nasıl bir güncelleme yaptın kendine, vücut biriyle konuştuğunu ne ara idrak etti, bir sakin yahu!

vizelerin başlaması

ölüm haftamın başlaması demektir. vizelerle regl çakıştı, mecbur keseceğiz bu bilekleri.

baskasının adına utanmak

sınıftaki sütyen göstermek için kış ayının ortasında askılı, bol, düşük kol evi olan tshirt giyen kızı gördüğümde hissettiğim duygudur. amaaaan yarabbim.

ben fero

rapçi olduğunu bu yaz sonunda öğrendiğim kişi. yazın bir organizasyon firmasında çalışırken masalara çatal bıçak diziyordum, ezhel önümüzden geçip beach'e indi. arkadaşlarım fotoğraf çekilmeye gittiğinde kabul etmediği için biraz sinirlenip çalışmaya devam ettik. birkaç dakika sonra yanıma sempatik biri yaklaştı, arkadaşlarının beach'e indiğini ve nasıl gidildiğini sordu. bende zaten sinirliyim ters ters cevap verdim adama. şurda işte git ordan falan dedim. akşam instagram anasayfada ezhelin fotoğrafında gördüm kendisini, fero imiş. sağlık olsun be..

bulaşık yıkarken tıkanan lavaboyu eliyle açan kız

bulaşık yıkarken tıkanan lavaboyu elimle açmak, kocaman yağlı tencereleri korkusuzca temizlemek, bango ve ocak ciflemek, klorakla bütün mutfağa dalmak gibi özel hobilerim mevcuttur. yani anlayacağınız üzere benim bu!

son zamanlarda sıklıkla kullandığınız cümle

salih, salih, salih nasılsın

külotlu çorabın kayma sorunsalı

siyah ten çorap giyersin, evden çıkmadan bir güzel ayarlarsın her yeri aynı inceliktedir. sonra yolda yürürken o çorap kayar dizinde birikir, diz kapağın simsiyahtır ama bacakların görünüyordur. aq çorabı ya bak yine sinirlendim.

diğer kampüsler vs çomü kampüs

katip çelebi kampüsünü gören biri olarak bizimkinin cennet olduğunu söyleyebilirim

boy sorunu

şöyle bir 4-5 cm daha uzun olsam her şey mükemmel olabilirdi

yazarların öğle yemeği tercihleri

nescafe + popkekten daha doyurucu bir öğle atıştırmalığı bilmiyorum henüz

bir kadının feminist olma nedeni

şu zamanda ne yazıkki özentilik ve dikkat çekmek için feminist oluyor değerli hemcinslerim

bir kadının taciz günlüğü

bu tarz iğrenç olayların içinde birikmesi ve kimseye anlatılamaması maalesef ki biz kadınların büyük dertlerinden biridir. zamanında ben de kimseye anlatamamış, düşündükçe kafayı yiyecek gibi olmuştum. bunun derecelendirmesi olmaz eminim ki ama birçok kadına göre belki yaşadığım küçük bir şeydi.
evimiz zemin kat, bahçeli. bahçede masalar, sandalyeler. klasik yaz akşamlarının toplanıldığı apartman bahçesi işte. haziran ya da temmuz ayı net hatırlamıyorum ama çok sıcak olduğundan eminim, hele ki izmir gibi bir yerde nasıl sıcak olduğunu düşünün..
gece 1 gibiydi, elimde bulmaca bahçeye çıktım. pijamalarımla oturuyordum. evimizin hemen 10 metre ötesinde park başlıyor, merdivenler var. parka doğru yüzüm dönük, bulmaca çözüyorum. bir anda biri geldi merdivenlere oturdu. sağa sola baktı, yukarıya göz gezdirdi, elindeki telefona daldı sonra. ben de bulmacaya döndüm tekrar, çözmeye devam ediyorum. masadaki su bardağını aldım, su içerken adamın orda olmadığını farkettim. hatta ne kadar dalmışım bulmacaya falan diye içimden geçiriyorum. su bardağını koyarken 3 metre kadar yakınımda duran apartman bahçesinin demirlerinin yanındaki ağacın sallandığını farkettim. sağa doğru gözümü çevirdiğimde merdivende oturan adam bana bakarak mastürbasyon yapıyordu, pantolonu, boxerı yerde. o kadar korktum, o kadar telaşlandım ki bağırmak aklıma bile gelmedi. su bardağını fırlattım, onu gördüğümü farketti. hemen eve girdim. kardeşime bahçede birinin olduğunu söyledim sadece. kardeşim çıktı arandı vs.. bütün gece yatakta döndüm durdum. dedim ya belki yaşadığım taciz birçok kadının yaşadıklarına göre çok ufak ama bunun derecelendirmesi olmadığı konusunda eminim.

flörtten sevgililiğe geçiş gerginliği

geceleri uyumadan önce döne döne düşündüren hadisedir.
garip işler bunlar, çok garip işler.

eski sevgilinin yeni sevgilisine diklenmek

eski erkek - kız arkadaşın yeni flörtü ya da sevgilisine dik dik bakmak, kaş göz yapmak, laf sokmaya çalışmak ya da direkt gidip ezik gibi ''senin onunla ne işin var ulan'' demek gibi varoşça hareketler silsilesi.

hayatımda bundan daha iğrenç, bundan daha kendini aşağılık duruma düşüren bir hareket daha görmedim. bitmiş ilişkiyi hazmedememek ayrı zayıflık, gidip karşı tarafın hayatına aldığı kişiye saldırmak ya da onu taciz etmek ayrı zayıflık. bu arada çoğunlukla kadınlarda gördüğüm bir hareket bu.
kızlar allah için, yapmayın şunları ya. ulan ondan sonra bunun götünü kim kaldırdı, kim buna bu yüzü verdi. ee sen verdin bacım, ben burda bunu yazarken ona yüz veriyor değilim ya?!

iki kişiyi aynı anda idare etmek

birkaç gündür gözümün önünde dönen olaylara istinaden açmak istediğim başlıktır. yapılan şeyleri her ne kadar onaylamasam da cesaretlerinden dolayı cidden tebrik ediyorum bu tip arkadaşları.

birkaç gün önce şehir dışında okuyan çocukluk arkadaşıma kalmaya gittim. ev arkadaşıyla, okuldan arkadaşlarıyla vs. hepsiyle tanıştık. çok iyi insanlar, yedik içtik gezdik falan. fakat kızlardan birinin 2 kişiyi aynı anda idare ettiğini öğrenince biraz afalladım doğrusu.

bu kızımızın 3 yıldır bir ilişkisi var ve hatta aile arasında ufak bir söz kesilmiş. ee aileler işin içine girip durumlar ciddileşince de beylere askerlik yolu görünüyor malumunuz. bizimkinin sözlüsü askere gidince, bu da ilgisiz kalınca hooop şehirdeki ünlü cafe bar'lardan birinin sahibine gönlünü kaptırıyor. mekan sahibimiz tahmin edersiniz ki hafif billurlu bir abimiz. evet abimiz diyorum çünkü herif 40 küsür yaşında. şehir dışında okumanın ve sözlüsünün askerde olmasının verdiği rahatlıkla 1 sene boyunca o mercedes senin bu bmw benim gezen kardeşim bir yandan da bu enayiden aldığı paralarla çeyiz düzmekte sevgili arkadaşlar. hatta onunla da kalmayıp geçenlerde adamın yanında bir atkı örmeye başlamış. adam sormuş kime örüyorsun diye, ee sana tabi aşkım falan demiş. sonra bir ara yoruldum diye adamın eline tutuşturmuş atkıyı, aşkım demiş iki üç bir şeyler örsene sende. bu 40lı yaşlardaki abimizin de canı sıkılmış olacak ki atkının yarısını nerdeyse bitirmiş. aradan 1 hafta geçince adam atkı nerde diye sormuş haliyle. bizimki de ''aşkım ben onu söktüm içime sinmedi'' demiş. ama atkı nerde tahmin edin :))):):)))

ped taşımaktan utanmak

taşımak değil de ilk regl olduğum zamanlarda marketten ped alırken çok utanırdım, kadın kasiyer arardım, kasada sıra bitene kadar markette dolanırdım tanıdıklar görür diye. çocuk aklı, çevre baskısı falan ne hallere getiriyor insanı.

canı sıkılınca yazar banlayan mod

sevgili yazar arkadaşlarımız, öncelikle fasılcının da dediği gibi mod olarak bizlerin bir yazarı banlama yetkisi yok. ikincisiyse ''eeey kurucu'' diye seslendiğiniz kişi zaten fasılcı :d medellin uyarılara rağmen yazdığı entryleri düzeltmedi, bu ilk falsosu. ikincisi ise sitedeki teknik sorunlardan dolayı göremediğimiz fakeleri yeni görebilmemiz. yani o yazdığı şeyden sonra ban yemesi gibi bir konu söz konusu değil. ahlaki değerleri çiğneyip geçen birinin ahlak bekçiliği yapmasına değinmiyorum farkındaysanız?

hı birde elinden modluğu alınan her insan modlara saldırıyor, sizce de baymadı mı ?

ragnar

biosuna instagram hesabını yazmasından anlayacağınız üzere reklam amaçlı sözlüğü meşgul eden yegane yazarlarımızdan-dı :)):):):))

halloween partisi

buralara giden tipler için partinin sıfatı önemli değil, yeter ki gör gösterecek yer olsun

modların maaşı

işin kötüsü artık maaşı fasılcı veriyor, her ay bir külçe altın koyuyorduk yastığın altına şimdi anca yarım koyacağız.

fasılcı mühendis

gelen şikayetler üzerine değerlendirme yapıp kaldırmak bizim görevimiz. daha önce birçok entry için de şikayet geldi, hatta bizzat ben ettim. ama verilen cevap burası herkesin özgürce ifadesini belirtebileceği bir platform oluşuydu. yani demem o ki ben mod olduğum halde bile bir entry sildiremedim. ama gelen şikayetleri değerlendirip bunu sildikten sonra da niye siliyor diyemez kimse. ne istediğinizi bilin önce arkadaşlar. rahatsız olduk kaldırın dediniz, kaldırdık niye kaldırdık diyorsunuz.
  • /
  • 11

fasılcının sözlüğün en kalitesiz yazarı oluşu

şuan çomü sözlük ofis binasında gülerek okuduğumuz yazar beyanı.

şaka şaka. fasılcı mesaj atmış şimdi abi bana böyle böyle yazmışlar nolur bişeyler yaz gözünü seveyim diye. ağlatmayın olm şu çocuğu ya. yazık cidden.

fasılcının sözlüğün en kalitesiz yazarı oluşu

fasılcıyı tanıma şansına erişememiş kıskanç yazarın kesinlikle hatalı boş tespitler topluluğu. kendisini 24 yıldır tanıyan biri olarak asla katılmadığım vasat beyan.


 spoiler!
ahahahahahahahahahahahahahhahahahaha

fasılcının sözlüğün en kalitesiz yazarı oluşu

fasılcıyı da biraz tanıyorsam şu an keyif birasını açıp verdiği rahatsızlıktan dolayı sinsi sinsi nasıl da mutlu oluyordur.

fasılcı mühendis

özelden taciz ve ifşa çabalarım sonucunda hakkımda suç duyurusunda bulunduğunu e-devletten öğrendiğim korkak sözlük yöneticisi. bari bi uyarsaydın ağlayacaksan oynamasaydık

üniversiteye yeni gelmiş kız görgüsüzlüğü

bir kadın olarak böyle bir başlık açtığım için hayli üzgünüm ama kızlar harbi sağlam küfür hak ediyorsunuz.
biz de genç olduk bizim de kanımız kaynadı takıldık gezdik tozduk ama biraz abarttınız sanki.
millete şekil yapıcam diye size ilk yazan "arabalı lavuklara" kendinizi meze ediyorsunuz. metres gibi takılıyorsunuz.
ailelerinizden saklayarak attığınız o hikayelerinizi görünce kıskanıp özenmiyor üzülerek "gece sikiş var herhalde" diyoruz. (şahsen ben)
orospu olacaksanız biraz kaliteli orospu olun. allah için az vizyon sahibi olun ya.
iki arabada snap atıcaksınız diye götünüzü siktire siktire bir hal oldunuz.
yapmayın ablalarının gülleri.
havalı değil varoş oluyorsunuz.öptüm sizi kocaman.
not:çanakkale küçük yer yarın öbür gün milletin içinde rezil olur,ağlaya ağlaya eve koşarsınız.

ilgi gösteren erkeği samimiyetsiz bulan kadın

biliyorsunuz ki uzun zamandır kadınların erkeklere olan tahammül ölçütünü ilgi görüp görmediklerine bağlıyoruz. bir kadın karşı cinsinden kendisini gerçekleştirecek kadar ilgi ve değer görüyorsa erkeğini mutlu hissettiriyor. ikili ilişkilerin özeti bu aslında bir yerde ayna işlevi görüyoruz her birimiz.

''ilginin'' bu kadar önemli bir olguya dönüşmesinin sosyolojik boyutlarına baktığımızda daha çok sosyal medyanın dayatmış olduğu ''gerçek aşk'' tanımlarını görürüz. eşinin aldığı bilmem kaç tane gül, araba, kendisi için düzenlenmiş partiler vs. vs bunlar bir sevgi ölçütü oldu hepiniz biliyorsunuzdur az çok. ben bu duruma şiddetle karşı çıkan bir kadınım. özellikle ilgi orospusu olmamaya çok dikkat ederim.
 spoiler!
bütün istikbalimi bir adamın vicdanına, aşkına, samimiyetine, günün sonunda bir gün aklının karışmasına,yanılgılarına bırakmayacağım.


işin özü hal böyle olunca erkeklerin tavır, hal ve hareketlerine daha çok dikkat ediyorsun. içtiğin ilacın adını sorup internetten işlevselliğini araştıran adama da bu muhabbeti yapamıyorsun o ayrı afallayıp kalıyorsun gerçekten beni düşündüğü için mi, köprüyü geçesiye kadar bir kalıba girmek mi? yoksa genel tarzı benlik bir durum yok mu? diye düşünüp duruyorsun, kötü niyet bulamayınca kendine kızıyosun.. yapmacık geliyor oysa ama değerli de hissettiriyor bir yerde bir şey de diyemiyorsun..

evini sevgilisine temizlettiren erkek

niteliksiz erkeğin tekidir. sıçtıktan sonra da isterseniz götünüzü biz silelim?

ne demiş büyük usta jennifer lopez
"anan değilim"

2018 yılında hala utanmadan ereksiyon olabilen erkek

bir kadının taciz günlüğü

üniversitenin ilk senesi. malum apartta kalıyorum. bir gece arkadaşımla apartta yürürken ingiliz mezarlığının orda çingenenin tekini mastürbasyon yaparken gördüm. arkadaşım panik atak diye sesimi çıkarmadım. hızlı hızlı yürürken bir döndüm peşimizden geliyor. az ilerde okuldan arkadaşlarımızı görünce gitti ters yöne. aradan iki ay geçti yine aynı arkadaşımın doğum günü gece merkezde sevgilisiyle yalnız bıraktım onu ben apartta geçiyordum. bir yandan telefonda ankaradaki arkadaşımla konuşuyordum. aynı lavuğu yine gördüm aynı yerde. aldırış etmedim. yoluma devam ettim. arkamdan iyice yaklaştı. telefonumdaki arkadaşıma "seço peşimde biri var" dememle önüme geçmesi bir oldu. pantolonunu indirmiş sikiyle oynuyorken bana "ister misin?" dedi. hayatımın en büyük çığlığını attım ve olayın geçtiği yer çataltepeliler. bir sürü ev. saat 00.00 civarı. geri çekilmedi "sevmez misin?" diyerek daha da yakınlaştı. o an ki yaşadığım şok telefonun ucundaki arkadaşımın çığlığı "nolur ses ver ... bir şey söyle .." deyişi. bir daha çığlık attım ve üstüne yürüdüm. arkasını döndü ve uzaklaştı. o sırada tam yanımızdan araba geçti ve bir sn durmadı. o kadar evden bir tane insan çıkmadı. arkadaşıma iyiyim dedim. kapattım hemen polisi aradım. ekip geldi. ifadeler falan falan. klasik gelişme süresi.
üçüncü olay yine aynı yer yine aynı arkadaşım o sırada polis bunun kim olduğunu bulmaya çalışıyor. yine takıldı peşime. ama bu sefer dedim korkmayacaksın kızım.
aradım benimle ilgilenen polis abiyi. bir yandan oyalıyorum yolumu uzatıyorum.
iki tane polis arabası geldi bir anda bu tabi nasıl kaçıyor bir görseniz.
yanımdaki arkadaşım başladı ağlamaya falan. neyse bu istanbula kaçtı. yeri geldi yakaladılar.

mahkeme günü.
16 yaşında "karısı" 8 aylık "bebeği" annesi. benimle konuşmaya çalışıyorlar falan. duruşma başladı ifadesinde "uyuşturucu kullandığını o geceyi hatırlamadığı. bir kız çocugu olduğunu. hayatta böyle bir şey yapmayacağını" söylüyor.
bir metre uzağımda sadece. elim ayağım titriyordu.
ve karar " 3000 tl para cezası. 10 ay taksit." çünkü lavuk mobilya alıyor.
hakim bir kadın. ve bunu söylediğinde beynimden vurulmuşa döndüm. salondan çıkınca lavuğun annesi ve karısı bana saldırdı. neymiş iftira atıyormuş.
tutamadım kendimi bende karşılık verdim. o sırada panik atağı olan arkadaşım bayıldı. adliyeden polis korumasıyla çıktım. polisin yanında beni ölümle tehdit ettiler.
sonra olay kapandı. ama o etki. o an . o karar.

kadın olmanın dayanılmaz çilesi.

 spoiler!
ama bunların hiç biri aşık olduğum adamın uyuşturucu ve alkol sarhoşluğundan bana saldırdığı an kadar kötü değildi.

bir kadının taciz günlüğü

sözlükte kadın arkadaşlarımızın yaşadıklarını anlatması için açılmış başlık. başından geçen kadınlar için başlığı görünce bile boğazda düğümlemeye, gözlerin yaşarmasına sebep olabilir. üstteki ilk paylaşım, ufak bir kıvılcım olmuştur, eminim o kadar çok şey yaşayan ama tek kelime edemeyen kadınlarla birlikte aleve dönüşecektir. üstteki entrye eklemek istediğim tek şey; yaşadığın hafif değildi kız kardeşim, senin için çok üzgünüm, ve hala aynaya baktığında veya öyle yerlerde bulunduğunda için titriyor, hala bazen sana dokunduklarında içinde bir şeylerin paramparça olduğunu hissediyorsun ve seni tamamen anlıyorum kardeşim.
ben yaşadığım olayı yaşadığımda, olayı kabullenmem bile bir buçuk yıl sürdü. birine anlatırken ya da kendi başıma sesli söylerken bile değil, kendi düşüncelerimde bu yaşadığımın taciz olduğunu kabullenmem bir buçuk yıl sürdü. kolay değil kız kardeşlerim ve olmayacakta, hayatınızın her parçasını ele geçiriyor, hepinize sarılmak istiyorum ve hepinizi çok seviyorum.

Toplam entry sayısı: 251

yazarların unutamadığı anıları

yurtta ilk günüm, annemler bıraktılar gittiler, gözler kıpkırmızı ilk defa bu kadar ayrılıyoruz diye salya sümük ağlamışız. çıktım odaya, baktım kızlardan biri duşa girdi dedim çıkınca ben gireyim bari. çamaşırları falan hazırladım, çıktı kız girdim ben. bu salak banyodan çıkarken suyun duş başlığından gelmesi için kaldırılan o düğmemsi şeyi aşağı indirmiş. ulan çekiyorum çekiyorum kalkmıyor, küfür ediyorum içerde deliler gibi. ulan bir insan ne kadar yüklenmiş olur onun üstüne ki kalkmasın yani tekrar. napıcam napıcam diye geberiyorum, yardım falan da isteyemem ilk günden ulan şunu kaldıramadın mı diye yiğitliğe bok sürdürtmek istemiyorum çünkü. hocam resmen eğilerek duş aldım, acı ama gerçek yani. bildiğiniz girdim musluğun altına. ben mi duşu aldım, duş mu beni, orası muamma tabi.

öğrenci olduğunuzun dank ettiği anlar

yurt odasındaki ilk gece

moderatörler arası diyaloglar

ben: niye böyle, niye şöyle, olmasın, kötü, hayır, istemem
yalakizim: adaş şu kuralları sabitleyin siz
gazeteci: içiyorum he bir de öyle yapmayalım yanlış olur
beni beni bihterini:..........................
lotus: işteyim ulan işte
fasılcı mühendis: napıyorsunuz lan siz burda, porrrrno mu seyrediyorsunuz?

not: birebir gerçek diyaloglardır

bir kadının taciz günlüğü

bu tarz iğrenç olayların içinde birikmesi ve kimseye anlatılamaması maalesef ki biz kadınların büyük dertlerinden biridir. zamanında ben de kimseye anlatamamış, düşündükçe kafayı yiyecek gibi olmuştum. bunun derecelendirmesi olmaz eminim ki ama birçok kadına göre belki yaşadığım küçük bir şeydi.
evimiz zemin kat, bahçeli. bahçede masalar, sandalyeler. klasik yaz akşamlarının toplanıldığı apartman bahçesi işte. haziran ya da temmuz ayı net hatırlamıyorum ama çok sıcak olduğundan eminim, hele ki izmir gibi bir yerde nasıl sıcak olduğunu düşünün..
gece 1 gibiydi, elimde bulmaca bahçeye çıktım. pijamalarımla oturuyordum. evimizin hemen 10 metre ötesinde park başlıyor, merdivenler var. parka doğru yüzüm dönük, bulmaca çözüyorum. bir anda biri geldi merdivenlere oturdu. sağa sola baktı, yukarıya göz gezdirdi, elindeki telefona daldı sonra. ben de bulmacaya döndüm tekrar, çözmeye devam ediyorum. masadaki su bardağını aldım, su içerken adamın orda olmadığını farkettim. hatta ne kadar dalmışım bulmacaya falan diye içimden geçiriyorum. su bardağını koyarken 3 metre kadar yakınımda duran apartman bahçesinin demirlerinin yanındaki ağacın sallandığını farkettim. sağa doğru gözümü çevirdiğimde merdivende oturan adam bana bakarak mastürbasyon yapıyordu, pantolonu, boxerı yerde. o kadar korktum, o kadar telaşlandım ki bağırmak aklıma bile gelmedi. su bardağını fırlattım, onu gördüğümü farketti. hemen eve girdim. kardeşime bahçede birinin olduğunu söyledim sadece. kardeşim çıktı arandı vs.. bütün gece yatakta döndüm durdum. dedim ya belki yaşadığım taciz birçok kadının yaşadıklarına göre çok ufak ama bunun derecelendirmesi olmadığı konusunda eminim.

okulu bırakma nedenleri

oğuzhan uğur

pinç'in 1. bölümünün son 4 dakikasındaki konuşmasına bayıldığım muazzzööör adam.. "atam, sadece heykelini yıkanla değil, gereksiz yere heykelini dikenle de mücadele etme sözüyle, rahat uyu.."

biliyor muydunuz?

farklı konulardan sorular içeren soru - cevap başlığı.

okulumuzun astrofizik merkezindeki gözlemcilerin yeni bir yıldız keşfettiğini ve yıldızın adının çomü yıldızı olduğunu biliyor muydunuz?

yazarların unutamadığı anıları

yurtta ilk günüm, annemler bıraktılar gittiler, gözler kıpkırmızı ilk defa bu kadar ayrılıyoruz diye salya sümük ağlamışız. çıktım odaya, baktım kızlardan biri duşa girdi dedim çıkınca ben gireyim bari. çamaşırları falan hazırladım, çıktı kız girdim ben. bu salak banyodan çıkarken suyun duş başlığından gelmesi için kaldırılan o düğmemsi şeyi aşağı indirmiş. ulan çekiyorum çekiyorum kalkmıyor, küfür ediyorum içerde deliler gibi. ulan bir insan ne kadar yüklenmiş olur onun üstüne ki kalkmasın yani tekrar. napıcam napıcam diye geberiyorum, yardım falan da isteyemem ilk günden ulan şunu kaldıramadın mı diye yiğitliğe bok sürdürtmek istemiyorum çünkü. hocam resmen eğilerek duş aldım, acı ama gerçek yani. bildiğiniz girdim musluğun altına. ben mi duşu aldım, duş mu beni, orası muamma tabi.

idealleri olmayan insanlar

hayatta kendilerine gelecek bir mevki yahut yapılacak hedefler belirlememiş, boş beleş yaşamaya gönül vermiş, yaşamın yalnızca nefes alıp vermek olduğuna inanan insan kitlesidir. özellikle kadınlar ''ne yazıkki'' evlenirim nasılsa kafası olduğu için ideal peşinde olmayı reddederler.

dedikodu peşinde koşar, ordan burdan laf dilenir, saatlerce insanları eleştirebilirler. bunlarla da kalmayıp hayatta en doğru kararı verenlerin onlar olduğuna ve en doğru yorumların onlardan çıktığına inanır, hakkında gram fikri olmadıkları binlerce konu hakkında olup olmadık görüşler ortaya atabilirler.

ceylan ertem

ismini bile duymaya katlanamadığım, sosyal medyada kendini göstermeye çalışan, çelişkili cümleleriyle insanın sinirini hoplatan, attığınız birtakım twitlere cevap bulamadığından engelleyerek kaçan sanatçı(?)

batak oynamayı bilmeyen üniversite öğrencisi

batak oyununu bilmeyen üniversiteli öğrencidir. kimse batak bilmek zorunda değildir. batak bilmek öğrenci olmanın kuralları arasında yer almaz. kaldı ki ananız babanız da sizi sabahtan akşama kadar şakirde donanmada batak atın diye göndermedi buralara, neyin tribi bu kardeşim sanki bana atom parçalıyorlar batak atarken.

kaybedenler kulübü

film içerisindeki replikleri sağa solda görmeyle ve nejat işler'in filmde olması münasebetiyle izlemeye özenilen, izledikten sonra "abi ne filmdi ama yaaaa" gibi olası tepkilerle karşılaşılan ve asla bu yersiz tepkileri kabullenemediğim manasız bir film. tamamen boş, tamamen vakit kaybı. hele ki radyoyu böylesine basitleştirmek, üzücü..

saat kulesi

izmir'den geldiğimden dolayı gördüğümde "bu mu ulan kule?" dedirten kule-cik

doğum günlerimizi neden kutluyoruz?

ulan ben doğmuşum, niye kutlamayayım manyak mısınız

kemikli yüzü olan erkekler

yüz hatları keskin ve ayrıcalıklı gördüğüm erkek tipidir. özellikle çene kemiklerinin belirgin oluşuna ayrı hayran olduğum bu erkeklerin babyface oluşu dahi beni rahatsız etmez. bu tarz insanları yolda görünce çevirip yüzün çok güzel demek geliyor içimden, öylesine seviyorum.
İletişim - Kurallar