mediocregenius

Durum: 317 - 0 - 0 - 0 - 29.12.2019 22:48

Puan: 3410 -

2 yıl önce kayıt oldu. 3.Nesil Yazar.

zındık
  • /
  • 13

az insanın bildiği şarkılar

intihar edecek olsaydınız bu hangi yolla olurdu

gece yarısı boğaziçi köprüsünden sonsuz boşluğa ve sessizliğe bırakırdım kendimi.

tek cümleyle ilişki durumunu anlat

çomü sözlük yazarlarının şarkı önerileri

yatak dışında bi yerde uyuyabilen insan

zamanının büyük bölümü yollarda geçen insan için her yerde uyumak mümkündür.

sikiyim böyle hayatı

akıllanmamak

yapılan hatalardan ders alabilme yetisinin yoksunluğu. öğrenmeye ve yeni tecrübelere kapalılık. zeka geriliği. **

sanat tarihi

devam zorunluluğu olmasa daha eğlenceli olacak, okuması az çok zevkli kolay bölüm. haftalarca derse girmeyip 2 saatlik okuma ile sınavların çoğundan 80-90 alınabilmekte. çomü'de ki eğitim kadrosu sağlamdır yine de. hocalar kaliteli, genel olarak alanlarında yetkin kişiler. tek sorunu çok kitap okumak gerekliliğidir, baba parası yoksa bu ekonomide pdf'lere düşürür insanı.

z kuşağı

herkesi önce ve en temelde ailesi siker.

google reklam algoritması

bütün olayı kişisel bilgi alışverişindedir.* "benim bilgimi alsalar nolacak amk sanki cia beni otuz bir çekerken izliyor" şeklinde argüman sunan angutlara anlatılamayan şeydir. kişiye özel dayatılan reklamlar buz dağının görünen kısmıdır. zararı/faydası ayrı başlıkta tartışılır.

neyse; algoritma satın alınan/toplanan* veriler ile beslenir ve kişisel profiller oluşturulur. bu profillerde arama geçmişleri, mesajlar ve konuşmalardan anahtar sözcükler toplandığı gibi, kullanılan uygulamalar ve sıklıkları, lokasyon konumları vs de bulunur. buz dağının görünmeyen kısmı burada başlar çünkü o bilgilere yeterince parası ve gücü olan herkes ulaşabilir. bunun sonucunda size karşı nasıl ve ne şekilde kullanılabileceği tamamen bir muammadır. devrim sonrası iran ve çin kötü emelli kişilere güzel örneklerdir. türkiye'de şu ana kadar haberim olan en büyük olaylar özellikle devlet memurları için fişleme yapılması sonucu sürgün veya kariyerden atılma gibi sonuçlar doğurmuştur. bu da kişiye, topluma ve insanlığa karşı bir suçtur.

nitekim tehlikelidir.


nasıl alfa olunur

karaktersiz, karakteri zayıf hemcinslerimin kendilerini iyi hissetmek adına inandıkları? kendilerine söyledikleri bir yalan türü. her vasat insanın inanacak bir yalana ihtiyacı vardır. kendisine alfa diyen, alfa olduğunu düşünen insan zayıftır. burçlara inanmaktan bir farkı yoktur zira realitede tekabül ettikleri düzlem yanılsamadan ibarettir.

son yıllarda özellikle gençler arasında, teoriyi ortaya atan lucyan david mech tarafından da yanlış olduğu açıklanmasına ve kariyerine zarar vermek uğruna sırf bilime ve doğruya inandığı için yıllarını harcadığı teorisini çürütmesine rağmen bu kadar popülerliğe kavuşmasının sebebini ancak ve ancak oturmamış karakterlere ve insanın kendini özel hissetme ihtiyacı adına kendine söyleyebileceği yalanlarda yeni bir eklentiden ötesine bağlayamamaktayım.

insan denen hayvanın, milyonlarca yıllık evrime sahip bir şekilde bu kadar basit bir hiyerarşiden ibaret olduğunu sanabilecek kadar basit düşünce yapısına sahip olabilen basit fikirli, basit zekalı kişilerin kendilerine bir ayna tutmasında fayda vardır. zira uzun vadede bu derece naiflik kaçınılmaz bir son olara bu tür insanları hem profesyonel hem kişisel ilişkilerde ve bunun doğal sonucu olarak hayatta başarısızlığa sürükleyecektir. günümüzün diğer bir popüler "karakter özelliği"(kişilik bozukluğu) narsizmin diğer bir boyutudur bakıldığı zaman.

son olarak kendi tecrübe ve gözlemlerime dayanarak bu tarz davranışları her daim düşük-orta zeka kapasitesine sahip insan gruplarında görmeme rağmen, zeka seviyesi arttıkça bireyselliğin arttığına ve bu tarz basit düşünce yapılarına rastlamadığımı söyleyebilirim.

karşı argüman sunmak isteyen kişiler youtube videoları ve ne idüğü belirsiz sitelerden aldıkları "kaynaklar" ile gelmek yerine bilimsel makaleler ile gelirlerse* gerçeği göstermekten her zaman keyif almışımdır.

gecenin şarkı sözü

saw you sitting on a sunbeam
in the middle of my daydream
oh my lady fantasy
i love you

jakuzi

synthpop, dark wave, new wave tarzı müzik yapan, 4 yıldır ortalarda sessiz sedasız bulunan grup.

fantezi müzik* ve hata payı* isimlerinde iki sağlam albümleri vardır.

hedonutopia'nın az bilinen küçük kardeşi gibidir.*

numunelik 1

numunelik 2

numunelik 3

en yakındaki kitabın 9. sayfasının 3. cümlesi

ve ben seni onunla birakip ayrilacagim; çünkü, yukarida hüküm süren o hükümdar, yasalarina karsi geldigim için, benim, kendi ülkesine girmemi kesinlikle istemiyor.

yazarların anlık dinlediği parçalar

(bkz:şu anda çalan şarkı) başlık açmış olmak için başlık açma tuzağına düşmeyiniz arkadaşlar. sözlük kültürünüz olsun, adı üstünde sözlük. aramaya inanın.

duygusal erkek iticiliği

ananızın memesinden süt yerine cehalet mi içtiniz? dünyanın siyah beyaz olduğuna inanacak kadar ne yaşamamış olabilirsiniz? fanusta mı büyüdünüz? çevrenize, dünyaya bu kadar mı körsünüz? boş bkz ile bitirmekte güzel noktalamış, saygılar ey ulu bilge insan! hatunların efendi adam yerine piç adam tercihiymiş. çok güldüm hocam inandığın ne varsa akıl, fikir, empati versin.

çomü sözlükte neden yazarım

boktan ortamlarda takılmayı seviyorum. barlara gitmeye başladığımda salaş ve insan potansiyeli boktan olan mekanlarda takılırdım. evim gibi hissettiriyor.

feminist olmak istiyorum ne yapmalıyım

insana kadın erkek olarak değil insan olarak bakmak.

küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan cümleler

bütün dünya kör olsaydi kaç kisiyi etkileyebilirdin?

söylendiğinde krize sokan şeyler

ajan. eskilerin kankasi.

"ajan naber ya"

sizce mutluluk nedir?

metal müzikten yaşlandıkça uzaklaşma sorunsalı

daha da yaslandikca tekrar yakinlasilir. olay uzaklasmaktan çok takdir edebilmek.

bir mekanın kazıkçı olduğunu gösteren detaylar

yemeği yedikten sonra sizi resmen kışkışlayan, hadi siktir git artık minvalinde davranan mekanlar.

örnek: edirne'de ki ciğerci aydın.

önerilen yabancı diziler

(bkz:final space)
(bkz:dogs of berlin)
(bkz:archer)
sherlock
flashforward
true detective
fringe
that 70's show
supernatural*
the good place
sons of anarchy
brooklyn nine-nine
breaking bad
dark
californication
parks and recreation
mindhunter
castlevania
house of cards
altered carbon
happy
masters of sex
the wire

ne boş vaktim varmış amk.

ölmeden önceki son söz

  • /
  • 13

almanca öğrenmek için tavsiyeler ve kaynaklar

öncelikle hangi yabancı dil olursa olsun, insan kendini o dile maruz bırakmazsa öğrenmesi daha da zorlaşır. hele ki almanca için bu çok önemli.

almanca öğrenmek için tavsiye edebileceğim kaynak vb:

grammer, almanya ve alman kültürüne dair videolar paylaşan bir kanal. oldukça basit bir şekilde sıkmadan bilgilendirir.


bu ise daha çok grammer üzerine eğitici videolar paylaşan bir kanal.


onun dışında almanca müzik dinlemek de kulak aşinalığı sağlamak için iyidir. bunun için:
rammstein bol bol dinlene
till lindenmann
nina hagen
die hosen toten
von wegen lisbeth

film ve ya dizi olmazsa olmaz. özellikle izlerken öncelikle alt yazılı daha sonrasında ise alt yazısız izlemek lazım. aynı filmi tekrar tekrar izlemek bazen baysa da öğrenmek için iyi bir yöntemdir.

fassbinder' in hemen hemen bütün filmleri hem almanca için hem de güzel filmlerdir. özellikle "welt am draht" için matrix filmine ilham olduğu söylenir.

fatih akın'ın filmleri de oldukça iyidir

goodbye lenin
der untergang
er ist wieder da
das leben der anderen
die blechtrommel

ulrich mühe'nin oynadığı filimler mutlaka
martina gedeck

almanca için diğer önemli olay ise sesli okumak basit bir hikayeyi ve ya herhangi metni sesli okuyarak telaffuzunuzu geliştirebilirsiniz.

almanca konuşma pratiği yapmak isteyen olursa yardımcı olabilirim. b2 seviyesi almanca biliyorum.

pyschosphere

pyschosphere kavramının türkçe karşılı olmadığı gibi ingilizcede de yaygın kullanılan bir kelime olmayıp anlam karşılığı bir kelimeyi değil bir kavramı açıklıyor. bu kavramı insan bilincinin alanı olarak açıklayabiliriz. ve bu kavramın kökeni isviçreli psikiyatr carl gustav jung’un “kolektif bilinçdışı” konseptine dayanıyor.

hiçlik

bence öncelikle insan varoluşunu kabul etmeli yani özünün farkındalılığı içerisinde olmalı. kendine göre hayatın anlamını adlandırmalı diye düşünüyorum. niçin yaşamaya devam ediyorum? yada "neden her gün yaşama zahmetine katlanıyorum ?" gibi soruların cevaplarını kendisinde bulmalı. sonuçta insan yaşamının özü veya motivasyonu kimine göre rastlantısal olaylar, tesadüfler sonucu devam etmekte(var olmakta). kimilerine göre ise determinist, mistik ve bir sınavdır. öncelikle bunun bilincine varmamız gerektiğine ve bilinçli bir biçimde yaşamaya ve var olmaya devam etmemiz gerektiğine inanıyorum.

yoksa varoluşsal bir melankoli ve arada kalmışlığın insanı tüketeceği fikrindeyim (motivasyon, üretkenlik ve gibi gibi). bir insanın intihar hakkının ancak bu gibi aşamalardan sonra kullanması daha mantıklıdır. bunun için ise uzun bir süre gerektiğini: ancak belli bir aşamadan sonra objektif bir bakış açısıyla bu karara varılabileceği düşüncesindeyim. insanın bu tarz sorulara verebileceği cevaplar ise zamanın gerekliliği ile değişmesi gerektiği (pozitif) veya evrimleşmesi gerektiğini düşünüyorum.

intihar etmek bir hak mıdır? özellikle tartışmaya açık bir konu olduğunu düşünüyorum. intihar eyleminin özünde ne vardır? kaçış, vazgeçiş, monoton bir yaşamın bıkkınlığı, hayatın anlamını yitirmesi veya tahmin edemediğimiz başka travmalar da olabilir. intihar etmek sorumluluklardan kaçış mıdır eğer öyleyse korkaklık ile eş değerde tutulabilir mi? başka bir açıdan intihar bir haktır. her insanın intihar etme hakkı vardır. kimi filozoflara göre mantığa dayanan sebepler sonucu insan intihar etme hakkını kullanabilir. kimine göre ise hayat kutsaldır ve ancak tanrı bunu geri alabilir.

her şeyin başlangıcı “su” ve “sevgi”. bol bol su için ve kendinizi sevin. düşüncelerinizi, inançlarınızı, hayatınızı ve kendinizi sorguladıkça cevaplarınızı bulacaksınız. veri girişi oldukça ve sorguladıkça düşüncelerimiz, bakış açımız evrimleşir. mutluluğu algılamamız bize dayatılandan daha farklı ve anlıktır. tatminsizliğiniz ve doyumsuzluğunuz intihar hakkınızı boşa kullanmanıza, hayatınızı harcamanıza ve önemlisi yaşamın anlamını ıskalamanıza sebep olmasın. gönlünüzce yaşayın babuşlar.

art rock

avangart rock diğer adıyla deneysel rock türünün bir alt türü.

deneysel rock bilinci ile sanatsal bir tavır takınarak rock müziğin basitleştirilmesine ve ergenlesmesine karşı dururlar. amaç sanatsal rock yaratmaktır. tabii enstrüman açısından da oldukça zengin ve farklı seslerin bir arada kullanılmasına da açıktır.

(bkz: eloy )
(bkz: queen)
(bkz: pink floyd)
(bkz: king crimson)
(bkz: camel)

sigara

abartılmış bağımlılık. para, zaman ve sağlık israfı. yine de alkol ile muhteşem giden tütün ürünüdür.

finaliyle şaşırtan filmler

filmin bitimiyle vay babanın düşmanları skim dedirten finallere sahip güzel filmlerdir.
the game
the usual suspects
oldboy
existenz
the handmaiden
the holly mountain
özellikle "predestination" filmi bu etkiye sahip kimi zaman film içinde ilerlerken belli etsede yine de ama nasıl ya dedirtir. izlerken kimi zaman not tutturan kimi zaman ise çizelge çizdiren güzide bir "mindfuck" filmi.
onun dışında bence david lynch'in bütün filmleri bu kategoriye girer. genellikle "ben ne izliyorum aq", "ama nasıl ya" "ne alaka aq" dedirten yer yer güzel müzikler sunan ve tekrar izlemeye başlayacağım filmleridir.

sizce mutluluk nedir?

farkındalık içerisinde olabilmek. kendi varoluşunun bilincinde kalabilmek anın farkında olmak kısaca ve o anın verdiği mutluluğun içersinde kalabilmek. yeni bir sevdaya düşmüş gibi mala bağlatan, heyecanlandıran ve aydınlatan anlık durumlar.

çomü kütüphane

üniversitenin en güzel özelliği, gurur duyulabilecek boğaz manzaralı kütüphanesi. konuşurken kaç tane okulun boğaz manzaralı kütüphanesi var diye övündüğüm mekan

sanat sanat için mi toplum için mi

bana kalırsa ne sanat, ne de toplum içindir; sanat bireyin bizzat kendisi içindir. toplum ve "eğer sanatçı, eserinde yeni bir çığır açıyorsa" sanat dahi, bu eserin sadece bir parçasıdır.

guernica, kendi dalında daha önce var olmayan birşeyi ortaya koymuş mudur, koymuştur. öyleyse sanat da, toplum da picasso'yu yalnızca anlamaya çalışabilir.

insanın zoruna giden şeyler

t: bazı olaylar neticesinde insanların gururunu kıran, inciten olaylar.

herhalde benim zoruma giden tek şey üçüncü bir kişinin yanında azarlanmak, rencide edilmek daha da ötesini görmedim. saatlerce ağladığımı bilirim.

Toplam entry sayısı: 317

sevgilisinin geçmişine takılan erkek

performans kaygısı ve bundan dolayı gelişen kıyaslanma korkusundan ötürü erkeklerin büyük bölümünün kafayı taktığı, kafayı taktıkları noktadan itibaren giderek artan bir şekilde süzgeçten geçmemiş argümanlar sunmalarına sebep olunması olayı. genelde bakire kadın ararlar bu korkuyu elimine etmek için.

birlikte olduğum kadınlar arasında, 20 üzeri partneri olan da vardı, 3 tane olan da vardı. geneli 7-8 idi. birlikte olmak istediğiniz, isteyeceğiniz kadınların %90'ı bu civarlarda. kalan %10 bakire veya çareyi anal ve oral sekste bulmuş bakireler. kısacası insan olun, karşınızda ki kişinin insan olduğunu farkedin ve daha önemli şeylerle meşgul edin kafanızı. 20'lerin başında-ortasında-sonunda hormon bombası insanlarız çoğumuz, kendinize yalan söylemeyin. çok korkuyorsanız açın sex-ed videoları izleyin, okuyun, öğrenin, uygulayın. kaliteli sekse giden yol ne istediğini bilmek ve tecrübeden geçer sonuç olarak.*

dipnot: bu yazı daha derli toplu hedefe odaklı olabilirdi ama ne gerek var? konu saçma zaten.

stanley kubrick

sinematografi dehası yönetmen. gelmiş geçmiş en iyi yönetmenlerdendir. eserleri arasında,
-dr. strangelove
-2001: a space odyssey
-a clockwork orange
-eyes wide shut
-full metal jacket
-the shining
-lolita
bulunur. obsesif ve mükemmeliyetçi yapısı ile bilinir. bazı sahneleri yüzlerce kez tekrardan çekmesiyle meşhurdur. yine de kendisini filmlerini bile izlemeden önce 14 yaşımda arifin manchestera attığı golü ararken şu sözü sayesinde tanıdım ve hayatımda vizyonunu örnek aldığım insanlar arasından çıkarmadım sonrasında. işte o söz;

"the very meaninglessness of life forces man to create his own meaning. children, of course, begin life with an untarnished sense of wonder, a capacity to experience total joy at something as simple as the greenness of a leaf; but as they grow older, the awareness of death and decay begins to impinge on their consciousness and subtly erode their joie de vivre, their idealism - and their assumption of immortality. as a child matures, he sees death and pain everywhere about him, and begins to lose faith in the ultimate goodness of man. but, if he's reasonably strong - and lucky - he can emerge from this twilight of the soul into a rebirth of life's elan. both because of and in spite of his awareness of the meaninglessness of life, he can forge a fresh sense of purpose and affirmation. he may not recapture the same pure sense of wonder he was born with, but he can shape something far more enduring and sustaining. the most terrifying fact about the universe is not that it is hostile but that it is indifferent; but if we can come to terms with this indifference and accept the challenges of life within the boundaries of death - however mutable man may be able to make them - our existence as a species can have genuine meaning and fulfillment. however vast the darkness, we must supply our own light." -stanley kubrick

çeviri:hayatın anlamsızlığı, insanı kendi anlamını yaratmaya iter. çocuklar, tabii ki de hayata kararmamış bir merak duygusu ve bir yaprağın yeşilliği gibi basit şeylerde bile gerçek
mutluluğu yakalama kapasitesine sahip olarak başlarlar; ama büyüdükçe, ölümün ve çürümenin farkındalığı bilinçlerine etki etmeye ve zarifçe yaşam sevinçlerini, idealistliklerini
ölümsüzlük yanılgılarını aşındırmaya başlar. çocuk olgunlaştıkça, baktığı her yerde ölüm ve acıya tanıklık eder ve yavaşça insanın en iyi canlı olduğu düşüncesine inancını
kaybetmeye başlar. ama eğer çocuk, mantıken güçlü -ve şanslı- ise, bu ruhun alacakaranlığın'dan tekrar gün yüzüne çıkabilir ve bu şekilde yeniden doğabilir.
hem hayatın anlamsızlığının farkında olmasından dolayı hemde buna rağmen, kendisine yeni bir amaç yaratabilir. o doğduğu zaman sahip olduğu aynı saf merak duygusuna tekrar sahip
olamayabilir ama bu sefer daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir amaca şekil verebilir. evrenle ilgili en korkutucu şey düşmanca bir yapıda olması değil aksine kayıtsız olmasıdır;
ama eğer bu kayıtsızlıkla uzlaşıp, yaşamın ölüm sınırları içerisinde bize sunduğu zorlukları kabul edersek - değişken insan başarabilir - tür olarak varoluşumuz özgün bir anlam ve tatmine
sahip olabilir. karanlık ne kadar engin olursa olsun, kendi ışığımızı kendimiz sağlamalıyız.

kadınların bakir erkek fobisi

bakir kardeşlerime tavsiyem, seks için asla para ödemeyin. ödeyen arkadaşlarım oldu lise dönemlerinde, şu an hepsinin güzin ablasıyım.*

erken boşalma problemi varsa,
-mastürbasyon öcü değil, yapın*
-kegel egzersizleri*
-google'da sex ed videoları, yazıları bulabilirsiniz çok rahat.*
performans tavsiyeleri
-spor yapın. haftada 5 paket sigara içip cumartesileri 1 saat halı saha spor olmuyor, çanakkale güzel yer, sahilde koşun edin. bisiklet alın sürün.
-fitseniz sigarayı az kullanın komple bırakmanıza gerek yok istemediğiniz sürece.*
-alkolü ağzınızla için.
-bilmiyorsanız kadınlarla konuşmayı öğrenin. ipucu: kadınlarda insan. psikoloji üzerine okumalar yaparsanız karşınızda ki insanı anlamanızda kolaylaşır.*
sağlık tavsiyesi ve iq testi
-her zaman korunun. 0-18 yaş arası bir çocuğun üniversite hariç ebeveynlerine çıkardığı masrafları ortalama 1.5 milyon dolar idi, 2-3 sene önce yapılan bir araştırmaya göre. bir paket kondom yine de daha hesaplı.
-düzenli partneriniz yoksa minimum 6 ay'da bir kontrole gidin.
-idiocracy izleyin. güzel eğitici bir film.
-hayır her zaman hayır demektir. bazı düşük zekalı kadınlar sizi aksine iddia etmeye çalışacak, naz diyecek kanmayın.
son olarak seks çok güzel bir şeydir ama abartılacak bir yanıda yoktur. şu çağda hemen hemen herkes sevişebilmektedir. o milyonda birlik istisna siz değilsiniz merak etmeyin.

sütyen kopçasını açamayan erkekler

hiç öğrenmek zorunda kalmadığım için benim bu erkek. bugüne kadar hiç bir zaman tek seferde açamadım. diğer yandan çoğu zamanda açmam gerekmedi. bu beceriden mahrum kalışım herhangi seksüel bir fırsatı kaçırmama sebep olmadı veya aynı kadının benimle tekrar sevişmek istemesine engel olmadı. sadece o anlık küçük şakalaşmalarda kaldı. abartılmış bir olaydır kanımca.

izlenen filmin yönetmenini bilmemek

normal bir olaydır. kitap okumayı, film izlemeyi, resim çizmeyi, sanat galerisi, müze vs gezmeyi seviyor diye insan sevdiği konularla alakalı her şeyi öğrenmek zorunda değildir. öğrenen insana tutkulu denir zaten. yukarıda ki örnek gibi cümleler kuran kişilere de elitist denir. saçma bir düşüncedir. genelde toy ve idealist kişilerdir böyle yorum yapanlar. insan tanıdıkça, dünyayı tanıdıkça geçer.

önemli olan ilgi duyulan alandan keyif almaktır. ötesi vakit kaybıdır.

izlenen filmin yönetmenini bilmemek

normal bir olaydır. kitap okumayı, film izlemeyi, resim çizmeyi, sanat galerisi, müze vs gezmeyi seviyor diye insan sevdiği konularla alakalı her şeyi öğrenmek zorunda değildir. öğrenen insana tutkulu denir zaten. yukarıda ki örnek gibi cümleler kuran kişilere de elitist denir. saçma bir düşüncedir. genelde toy ve idealist kişilerdir böyle yorum yapanlar. insan tanıdıkça, dünyayı tanıdıkça geçer.

önemli olan ilgi duyulan alandan keyif almaktır. ötesi vakit kaybıdır.

pragmatism

felsefede faydacılık akımı.

doğruluğu ve gerçekliği, ahlaktan bağımsız olarak, olayların sonuçları ve bu sonuçların sağladığı faydaya göre değerlendiren akım. bir şey fayda sağlıyorsa, doğrudur. genelde bu fayda bireyseldir. büyük ölçekte örneği için "çoğunluğun iyiliği için" cümlesi akla gelir.

duygusuz seks seks midir?

duygusuz seks konusunda bolca tecrübesi, düzenli ilişki içerisinde manevi tatminli seks konusunda az buçuk tecrübeli bir insan olarak şunu net söyleyebilirim ki, duygusuz seksin en zirve noktası bile vasat sekstir. karşınızda ki vücudu tanımazsınız, karşınızda ki insan sizin vücudunuzu tanımaz. o vasat sekse bile ulaşmak için ise geçmeniz gereken yol;
a- mental bağlantı/muhabbet/ilgi alanları uyumu,
b- fiziksel uyum/çekim
olurda piyango size çıkarsa bu iki noktadan yakalayıp vasat bir gece geçirebilirsiniz.
vasat olmasının sebebi tabii ki kurulan bağlantıların zayıf olmasıdır. orgazm tecrübeli insanlar için yine de mümkün olsa da iki taraf içinde garanti değildir.

öte yandan manevi tatmin yakaladığınız bir insanla seks her seferinde güzelleşir.
bunun sebepleri arasında;
-karşıda ki insana duyulan güven, en savunmasız anınızda karşınızda ki insana güven duyabilmek güzeldir.(bkz:basic instinct)
-iki tarafında birbirinin vücudunu tanıması, nelerden hoşlanıp hoşlanmadıklarını anlaması ve buna uygun davranması (ne yaptığını o spesifik insana göre bilmesi)
-sevdiğiniz biriyle seviştikten sonra "nasıldım?" diye düşünmezsiniz. o yataktan sadece boşalıpta kalkmazsınız. sohbet edersiniz, gülersiniz. samimidir.
-duygusuz seks bir süre sonra insan da bir boşluk hissi yaratabiliyor. anlamsızlaşıyor. kendinizi değersiz ve kullanılmış hissetmeye başlayabiliyorsunuz. evet kadınlarda erkekleri seks için kullanabiliyor.
bu sebeplerden ötürü muhabbet edin, tanıyın önce karşınızda ki insanı. hollywood'dan, amerikan yoz kültüründen gaza gelip'te kendinizi yalnızlaştırmayın.

sütyen kopçasını açamayan erkekler

hiç öğrenmek zorunda kalmadığım için benim bu erkek. bugüne kadar hiç bir zaman tek seferde açamadım. diğer yandan çoğu zamanda açmam gerekmedi. bu beceriden mahrum kalışım herhangi seksüel bir fırsatı kaçırmama sebep olmadı veya aynı kadının benimle tekrar sevişmek istemesine engel olmadı. sadece o anlık küçük şakalaşmalarda kaldı. abartılmış bir olaydır kanımca.

2018 yılında hala utanmadan ereksiyon olabilen erkek

meydanda toplanıp pipilerimizi keselim, kökünden çözülsün problem.

çomü sözlük neden tutmadı?

kendisine 1999-2008 eksi sozlugu yerine 2008-2018 donemini ornek aldigi icin olabilir.

üniversiteler’de alkol ve sigara satışının olmaması

kaç yaşında olursa olsun herkes ağzıyla içmesini bilmediği, öğrenmediği için alkol mantıklıdır. sigara neresinden tutsan elde kalıyor. sadece açık alanda içilebildiği için koku dışında bir sıkıntısı da yok. 18'inden büyük herkesin kendi zehrini seçmeye hakkı vardır.

izlenen filmin yönetmenini bilmemek

normal bir olaydır. kitap okumayı, film izlemeyi, resim çizmeyi, sanat galerisi, müze vs gezmeyi seviyor diye insan sevdiği konularla alakalı her şeyi öğrenmek zorunda değildir. öğrenen insana tutkulu denir zaten. yukarıda ki örnek gibi cümleler kuran kişilere de elitist denir. saçma bir düşüncedir. genelde toy ve idealist kişilerdir böyle yorum yapanlar. insan tanıdıkça, dünyayı tanıdıkça geçer.

önemli olan ilgi duyulan alandan keyif almaktır. ötesi vakit kaybıdır.

underrated film tavsiyeleri

üst edit: yeni filmler eklendi.
az bilinen veya da hakettiği değeri görememiş filmleri bir çatı altında toplayıp imdb'de saatlerce film arama işkencesinden kurtulmayı amaçlayan başlık.

-spirited away
-howl's moving castle
-the fall
-dredd
-the fountain
-in bruges
-constantine
-contact(1997)
-the guard
-watchmen
-powder(1995)
-the square (2017)
-man from earth
-relatos salvajes
-invictus
-modigliani
-agora
-cashback
-les choristes
-pan's labyrinth
-fahrenheit 451*
-monty python and the holy grail
-monty python life of brian
-pardon
-malena
-idiocracy
-they live
-kill the irishman
-antichrist

aklıma geldikçe eklerim

allahı insanların yaratmış olması

bir bakış açısı. pek çok açıdan mantıklı argümandır. video anlatmak istediğim her şeyi anlatmış.