ordoabchao

Durum: 485 - 0 - 0 - 0 - 27.05.2018 02:27

Puan: 3204 -

10 ay önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

bak bak
  • /
  • 20

kuraldan çok kuralcı olmak

kuralları koyanın , kurallara uymayanın arkadaşları olduğunu fark ettiğinde kuralları hiçe saymasına denir. bu kuralcılar bir başkasına karşı kuralları değiştirip ikili oynamaya bayılır.

aşkım kapışmak

modern ilişki uzmanıdır. tatla çok ne yapsın topaçları bulgura çeviriyor. nefes koçuna kulak kabartan, onedioda kendini keşfeden insanlar için biçilmiş kaftan.

sözlükten yazar atımı ve gelinen hal

içler acısıdır. bu böyle olmamalıydı. bilgi paylaşımından bahsedip yapılanlar köylü toprak ağası cahilliği resmen.

sözlükten soğumak

yazarlar arasındaki gruplaşma dolayısıyla hoş ortamın da bozulması ile karşılaşılan durumdur. herkesten tek tip olmasını beklemek yanlıştır fakat herkesten adil olmasını dilemek doğru olandır. ikilik yaratarak fesatlık çıkaran arkadaşları tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum.

halı saha yapmak

çok sevdiğim bir eylem olsa da halı saha yapan arkadaşım olmadığı için iki üç yılda bir kere denk geldiğinde gidebiliyorum. dünyanın en zevkli eylemlerinden birisi olduğuna inandığım aktivitedir.

yıldız tilbe

bana göre tırt müzikler icra eden şarkıcıdır.

bana bilgiçlik taslayan adamlar

bir kitap ismi olduğunu öğrendiğimde şaşırtmıştır.
aslında başlıklarda görünce buraya kimsin sen kaç yaşındasın diyerek girdim.

güzel seviştiği düşünülen ünlüler

tek cümleyle ilişki durumunu anlat

boyoz

bazı zamanlar abartılacak kadar lezzetli olabilen yiyecektir.
izmirli arkadaşlar tahinli pide yemek için nazilliye gidebilirsiniz uzak gelir diyorsanız aydın da olur.

ezhel

tutuklanma sebebini merak ettim. çünkü yakın zamanda uyuşturucu özendirici parçalar icra edenlerin tutuklanacağı söylentisi vardı.

bir erkeğe yazılmış en güzel şarkı

uzun tırnak

her daim itici bulduğum tırnak tipidir. siyahi kadın rapçi itemidir. bunların vücudunun iki katı büyüklüğünde kıçı olur genelde ve iğrenç raplerinden çok dekoltesiyle manşet olurlar. örneğin nicki ninaj ve cardi b. zaten bu ikisi dışındakilerin ismi bile gelmiyor aklıma iğrenç ve takma tırnağınızın boyasına tiner karıştırdıklarım.

çomü sözlük yazarlarının şarkı önerileri

punisher

özel eğitimli, bedboy ve emekli asker klişesidir.

sözlük yazarlarının itirafları

olm çok sıkıldım lan.

kabuto yakushi

naruto serisinin bence en kötü karakteridir. kendisi sağlıkçı tip ninja olup orochimarunun ideallerini benimseyen ve o yolda ilerleyen birisidir. tam 1 görev adamıdır.
 resim

the lobster

yorgos lantimos adlı yönetmenin çektiği dram ve bilim kurgu filmidir. eşini kaybeden bir adam, bir otele gider fakat otel yine bu adam gibi eşini kaybetmiş veya yalnız kalmış insanların eş bulması gerektiği bir mekandır. eğer kişiler 40 gün içerisinde (sanırım 40 gündü yanlış olabilir) kendi ile belirgin bir benzerliği bulunmayan bir eş bulmazlar ise hayvana dönüştürülmektedir. otele kayıt olurken ana karakterimiz eğer başaramaz ise kendisinin ıstakoza (lobster) dönüştürülmesini ister.

dolar kuru

doların türkl lirası karşısındaki yükselişini durdurmak için dış ülkelerdeki birikimini ülkemize sokan şirketlerin veya kişilerin vergileri %2 ye düşürülecek. keser mi? bence kesmez. kime yarar? dışarıdaki parasını ülkeye sokmak isteyip vergi yükü altında kalmak istemeyen büyük zenginlere yarar.

söylendiğinde krize sokan şeyler

dışarı çıkalım.
bir yere gidelim.
yarın şu iş var.
...

delikanlı kız

çocuk gibi konuşmaya çalışırken şaklabana dönen ya da tam aksi küfürlü lanlı lunlu sohbet ederken kekoya dönüşen kız değildir.

tahta oturmak için akraba öldürmek

insanoğlunun güç için neler yapabileceğinin en iyi örneklerinden birisidir. biz bunun en yakın örneğini konohanın danzousunun orochimaru ile birleşip 3. hokage olan sarutobi (rip) reyisin ölümüne sebep olmasında görüyoruz. aynı köylü adamlar taht için birnirini öldürüyor yuh ya kardeşim.

ramazan davulcusu

yıllardır aynı ritimle tokmak vuran gececi abidir. biraz farklılık yaratıp ritim değişikliği yapması lazımdır.

esir alınan kişinin tuvaletten kaçması

filmlerin veya dizilerin efsane klişesidir.

pazar

haftanın en boş günüdür. aynı zamanda farklı farklı yerlerde haftanın belli bir günü kurulan seyyar alışveriş merkezleridir. dolaşması değil de çoğunluğu rahat görebileceğim bir noktadaki çaycıya oturup geleni geçeni izleyip sosyalleşmek için en iyi ortamdır.
  • /
  • 20

çomü sözlük diktası

kişisel tartışmalar falan filan durumuna değinmeden yaşanmış bir olaya değinmek istiyorum. açılmış başlığa ve bu başlık altında milli değerler,din, kişisellikten uzak yorumlara karşı modum diye geçinen şahışların altına küfürlü içerik girmesi ve diğer yöneticilerin sessiz kalması herhangi bir içerik silmemesi uyarı vermemesi ve yetki dışına alınmaması bunun bariz bir özelliğidir. ortamda bariz bir adam kayırma olayı mevcut. bununla birlikte yaşanmış kişisel mesajları açıklama konumunda yazara pekte hak vermesemde sözlükte sevip saydığım yazarlardan biri dayı olarak geri gel bebeğim.

erik

götün delik.

hahaha aq ya. eksileme çünkü sende hayatında bir kere bile olsa böyle dedin.

2017-2018 sezonu şampiyonu galatasaray

bizansın ve proje takımlarının aralarında geçen, anadolu kulüplerini alakadar etmeyen bir durum. sizin liginizde sizin şikenizle mücadele etmek gerçekten zor. ama elbet yenileceksiniz, forza göztepe ;)

sistem eleştirisi

bu zamana kadar tamamen yanlış anladığım eleştiri türüdür.
embesil yazılar yazıp homurdanma sesi çıkararak henüz evrimleşemediğini kanıtlama sanatıymış aslında. örnek olarak çok uyumuşum ğğağağğ, hayvan gibi yakışıklıyım ğağğağ, ben modum ğağğğağ, her gün sevişirim ğğğağğağğ.

gecenin şarkı sözü

ateş ve duman
feryad-ı figan
sanki elele
geliyor habire
üstümüze, üstümüze

canlar, sazlar
kan oldular
kesildi teller
durdu nefesler
ama hala
dimdik ayakta
ayaktalar

2013 gezi olayları

astıkları denizler okyanus olup geri geldi. başlarda çok iyiydi sonuna kadar destek verdik mesele ağaç değil ülke dedik ama ne zaman dhkp-c ve pkk sempatizanı örgüt üyeleri yavşak orospu çoçukları türkiye cumhuriyetine itibarsızlaştırma çabaları içine girdi o zaman boku çıkmaya başladı. gezi parkı ruhu hep var ama bu kanı bozuklar aramıza girmeye başladığı zaman haklılığımızı yitirmeye başlıyoruz.

atatürk'ün tartışmaya açık sözleri

köylü milletin efendisi tarımla alakalı bir sözdür bence o dönemde ülkemiz genelinde tarımsal ürünler ön plandaydı bunları karşılayanda köylülerdi ben bu açıdan bakıyorum

hayatında hiç starbucks'a gitmemiş insan

daha hiç gitmedim. gitmeme sebebim ise benimsemiş olduğum fikirler. neyse kendime çok da sadık bir insan değilimdir. bir gün arkadaş ısrarlarına dayanamayıp fikirlerimi çiğner girerim. herkes bir övüyor, merak da etmiyor değilim.

ses mühendisliği

hayalim olan,dört yıllık okulumu bitirdiğimde yüksek lisans olarak okuyacağım bölüm.

dikkat: aşırı derecede ineklik içerir.(bkz:nerd)

peki, nedir bu ses mühendisliği?
öncelikle bahsedeceğim bazı terimler var bunları kısaca belirteyim;

mix: bir parça içinde bulunan tüm elementlerin yerli yerine oturtulması,düzenlenmesi. örneğin bir parçada davul çok yüksek olursa bu dinleyiciyi rahatsız eder değil mi? parçadaki tüm unsurların doğru seviyede, doğru yerde, doğru şekilde gelmesini sağladığımız evreye mixing işlemi deniyor. aşağıya bir before/after bırakıyorum.



mastering: mix işlemi bittikten sonra, parça kanallarından arınır ve bir bütün haline gelir. bu parçanın başta ses seviyesi olmak üzere bazı ince ayarları bu aşamada düzenlenir. örnek olarak bir playlist hazırladınız, farklı şarkılar var. a parçası çaldı, ondan sonra b parçası gürültülü bir şekilde girdi ve sizi rahatsız etti. işte mastering başta bunu önlüyor. şarkıların ses seviyeleri dengeleniyor, bazı frekanslarda ufak traşlamalar(shelving) yapılıyor. aşağıya masteringle bir before/after bırakıyorum.


akustik: ses sadece kaynaktan çıktığı şekilde duyulmaz. aynı zamanda bulunduğu ortama göre de şekillenir. kaynaktan çıkan ses etraftaki cisimler tarafından soğurulur veya yansır. örnek olarak büyük bir salonda sesimizin çınlamasını(reverb) veya dağda bağırdığımızda kısa bir gecikmeden sonra kendi sesimizi tekrar duymamızı(delay/echo) verebiliriz. performans veya kayıt gerçekleştirilecek ortamlarda en az ses kaynağı kadar ortamın uyumluluğu da önemlidir. ortamın sese verdiği tepkiye akustik denir. aşağıya bir ortamın akustik düzenlemesi ile ilgili bir before/after bırakıyorum.


geri gelelim, nedir bu ses mühendisliği?
her bilgisayarın ardında bir bilgisayar mühendisi vardır değil mi? veya her inşaatın bir mühendisi?
hah, işte beşeri şekilde oluşturulan her sesin arkasında da bir ses mühendisi var arkadaşlar. filmlerdeki efektler, filmin müzikleri, araba kornaları, dublajlar, müzikler, performans/konser salonları, oyunlar, konserler aklınıza gelebilecek her şey.

hani sinema salonunda film izlerken ekranın sağından biri ateş ediyor da gerçekten sağdan ateş etmişler gibi sağ ağırlıklı bir ses geliyor ya, işte o bir mühendislik.

veya fps oyunlarında ses kasanlar, 360 derece duyabiliyor rakibinizin hangi taraftan geldiğini anlayabiliyorsunuz.(stereo panorama/stereo imaging) işte bu bir mühendislik.

ses mühendisliği kendi içerisinde yukarıda bahsettiğim terimlerden başlayarak;
kayıt mühendisi
mix mühendisi
mastering mühendisi
akustik mühendisi
film/dublaj/oyun sesleri mühendisi gibi alt dallara ayrılır.
bunu hogwartstaki gryffindor, slytherin muhabbeti gibi düşünebilirsiniz. hepsi aynı çarkın dişleri. beşeri olan her ses, bir ses mühendisi olmadan endüstri standartlarına erişemez. titreşimler halindeki bir çöplüktür.


tonmaisterlık ile arasında başta maaş olmak üzere çok fark bulunmaktadır. tonmaister sadece sahada görev yaparken ses mühendisi şarkının prodüksiyon aşamasında da yer alır.

türkiye'de hem tonmaister hem de ses mühendisliği eğitimi alabileceğiniz kurumlar bulunmaktadır.

4 yıllık müzik teknolojileri bölümünü bitirdiğinizde diplomalı bir tonmaister olursunuz. ünvanınız da ses teknisyenidir.

ayrıca itü miam(müzik ileri araştırmalar merkezi) bünyesinde iki yıllık bir yüksek lisans programı olarak bulunmaktadır.

türkiye'deki ünlü ses mühendisleri arasında alen konakoğlu,ilter kalkancı gibi isimler bulunmaktadır.

estetik açlığı

aklımıza bu başlığı okur okumaz "meme" ya da "kalça" ya yapılan estetikten bahsetmeyeceğimi şuraya bir kondurayım.

ülkemizde ya da yeni kurulan şehirlerimizde insanlık olarak şu betonu ne kadar çok sevdik aklım almıyor. taş üstüne taş koyulan eski evlere bakıp oysa ki mimari açlığımızı giderebilen bir sürü yazı dizisi okudum.
günlük hayatta balkonlu sıradan binalar, düzgün olmayan kaldırımlar tam yerleştirilmemiş düzen adeta içine içine yıkılıyor gibi gelmiyor mu size?
başka ülkede medeniyetin sokakta koktuğu ve onlarda neden böyle demediniz mi hiç?
sermaye yatırmak ve yapılan binalarda kar amacı gütmek zaten rezilliğin başlangıcı oluyor şehirlerimizde.
gereken güzel özeni kaç bin yıl sonra göstereceğiz acaba?

google' ın başlattığı bir uygulamada maket yaptığınız ev size profilleri hazır şekilde geliyor ve siz kendiniz kuruyorsunuz. aynı oyuncak yapıştırır gibi. pekala gayet amaca hizmet eden ve konforlu yapılar şeklinde dizayn edilebiliyor.

acaba bu kadar üniversite eğitimi alıp greenpeace, tema kovalayıp bu kadar da beton aşığı olmamız, dünyayı parsel parsel taşlaştırmamız ne kadar doğru sizce?
kendimi gece gece yatağımda uzanmış bu bina acaba ne kadar güvenli diye sorgularken buluyorum.
her saniye bir riskle yaşayıp tepemize düşecek tonlarca ağırlığın hesabını yapacak kadar deli değilim tabi ki. yine de insan endişeleniyor sonuçta başımıza taş yağacak hikayesini yavaş yavaş gerçekleştiriyor.

sorgulanması gereken bir sürü konu ve detay var. mesela neden yüksek deprem riski taşıyan şehirlerimizde bu kadar dikkatsiz davranıyoruz.
çanakkale'de yapıların çoğunun 30 yaşından büyük olduğunu fark etmiş olmalısınız. demircioğlu cad. sırasında olan çoğu evlerin balkonları adeta yer çekimi ile savaş halinde yenildi yenilecekler. sadece deprem riski değil kopması an meselesi gibi durmuyorlar mı?
estetik kısmı pas geçiyorum adeta işin güvenlik boyutunda bile ağır zaiyat verebiliriz.

elinizde imkan ve araştırma için zaman varsa bir düşünün biz nerde ve nasıl yaşamalıyız?
nasıl bir evimiz olmalı?

eğitimin bu konuda ki destek süreci bile betona dayalı adeta piyasayı yöneten bir akıma kapılmış gibi. estetiklik lüks vasıfta duruyor. oysa ihtiyacımız olan şey bize hitap eden yeterli donanımda bir kaç parça güvenli ve başımıza yıkılmayacak malzemelerden oluşmuş ev.

şartların bize dayattığı ve bahtsız yüzyılımızın kurbanı olduğumuz bu zamanda yeni oluşumda biraz payınız olmasını istediğim için bu yazıyı yazma gereksinimi hissettim.

hayatınızın çoğu aktivitesini bu yapılarda yaşadığınız, koşturmacada pek farkında olmadığınız bu güzel günlerinizi huzurlu, estetik ve güvenli evleri tercih ederek geçirmeniz dileğiyle...

Toplam entry sayısı: 485

erkeklerin makyajsız kız severim tripleri

o olursa öyle olur, öyle olursa böyle olur, böyle olması iyidir o yüzden ben böylesini seviyorum. ichmek çoğu bünyeye iyi gelmiyor.
ayrıca bakım ile makyaj aynı mı değil. mesela ruj bence boş bir şey ama bu dudağa sürülen nemlendirici bakım için yapılan bir şey. yüzüm güzel ve temiz olsun diye yüzünü yıkayan insan ile yüzüm güzel görünsün diye tarak kürek bir yığın boya süren insan arasında dağlar var. kusura bakın lütfen.

tıp öğrencileri

genelde sakin kendi halinde insan evlatlarıdır. a*ını s2m bir şeyi de eleştirmeyin . bu doktorlar g*tteki basurdan ciğerindeki balgama kadar bakıp sana sağlığını geri kazandırmak için uğraşan insanlar. iyisi vardır kötüsü vardır ben bilmem orasını yukarıdaki bilir.

düzgün erkeklerin hepsinin kapılmış olması

erkekleri nesnelleştiren, cinsiyetçi bir tespittir. kadın şiddetini hissediyorum resmen. bıktım artık bu pislik kısıtlayıcı davranışlarınızdan. cinsiyetçi laflarınızı kendinize saklayınız hanımefendiler.

mor

günümüzde kötü duguları ve depresyonu çağrıştırdığı söylenen, kırmızı ve mavinin karışımı ile elde edilen renktir. günümüzün aksine orta çağ dönemlerinde mor renk gücün rengiydi.

sözlükteki sağcı solcu çatışması

saçmadır. sebebine gelirsek arkadaşım bana bir tane bu iki saçmalığı temsil edebilecek insan söyle milleti yönetenlerden. hepsi faydacı olmuş takılıyor. sağcı solcu yok kafacı ve paracı var. şahsen artık sağcıyım yahut solcuyum muhabbeti yapmayı saçma buluyorum. ikisinden de tiksinmek için yeteri kadar sebebim var. herkesin görüşü kendine tabiki.

menemen

domatesli ve biberli yumurtadır. soğanlı olan menemen değildir.

tıp öğrencileri

genelde sakin kendi halinde insan evlatlarıdır. a*ını s2m bir şeyi de eleştirmeyin . bu doktorlar g*tteki basurdan ciğerindeki balgama kadar bakıp sana sağlığını geri kazandırmak için uğraşan insanlar. iyisi vardır kötüsü vardır ben bilmem orasını yukarıdaki bilir.

the lobster

yorgos lantimos adlı yönetmenin çektiği dram ve bilim kurgu filmidir. eşini kaybeden bir adam, bir otele gider fakat otel yine bu adam gibi eşini kaybetmiş veya yalnız kalmış insanların eş bulması gerektiği bir mekandır. eğer kişiler 40 gün içerisinde (sanırım 40 gündü yanlış olabilir) kendi ile belirgin bir benzerliği bulunmayan bir eş bulmazlar ise hayvana dönüştürülmektedir. otele kayıt olurken ana karakterimiz eğer başaramaz ise kendisinin ıstakoza (lobster) dönüştürülmesini ister.

öğrenciye ev kiralanmaması

kaldığı eve zarar vermeye meyilli birçok öğrenci olduğundan mütevellit ev sahiplerinin yaptığı bazen haklı bulduğum olaydır. evin salonunda motorsiklet tamiri yapan arkadaşımın arkadaşlarını gördükten sonra ev sahiplerine hak vermeye başladım doğrusu.

yazarların başlık açmak zorunda olmamaları

fasılcı mühendis

sözlükteki sevmediğim yazarlardan birisidir. hayal gücü mü? ahahahahah evet keneke buna hayal gücü diyoruz çok gelişmish baksana voaaaaaoowwww..

saatin 02.01 olması

çok garip olaydır. allah allah ne ara bu kadar oldu dedirtir.

rihanna

ne sebeple meşhur olduğunu hala anlayamadığım şişirilmiş bir balondur. hemen her yerde karşıma bir şarkısı falan çıkıyor. ne zaman da görsem farklı bir saç tipi falan hem samimiyetsiz hem itici.

ı yerine i kullanmak

cavur klavyesine hasta, popüler kültür kölesi, modernizm hastası, plaza diline aşina ve starfuckstan aldığı kahvesini içerken vans ayakkabısı kirlenmesin diye masanın ayağının üzerine ayağını dayayan insan tipinin çok sevdiği kusturucu harekettir.

seni çok özledim

İletişim - Kurallar