sesli düşünüp sessiz haykırıyorum

Durum: 123 - 0 - 0 - 0 - 04.05.2018 16:20

Puan: 1897 -

2 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

sevgilim bu ne hal?
  • /
  • 5

ak partili olduğunu düşünmek

aşk

nasıl tanımlanırsa tanımlansın, ne kadar acı çekilirse çekilsin pişman olunmayan bir durumdur bana göre. her insan aşk gibi bir duyguyu yaşayacak kadar derin şeyler hisseden duygusallıkta olamıyor veya bunu hissettirecek durumlar yaşayamıyor. bunu yaşamak bir şans mı yoksa şanssızlık mı tartışılır ancak dünyaya bir kere daha gelinse yine de aşık olmak isterdim kendi adıma. hangi kelimeleri seçersem seçeyim yaşanılan saf ve malesef bir daha hissedemeyeceğimi düşündüğüm-hatta böylesi daha sağlıklıdır belki- sevgiyi, özlemi, öfkeyi, daha çok özlemi tam olarak ifade edemeyeceğimi düşünüyorum.

hektor şarap evi

şarapları oldukça sağlam olan mekan. yanılmıyorsam aile işletmeciliğinde-baba ve oğullarının işlettiği- ve uzun yıllardır varlığını sürdürebilmiş ve popülerliğini koruyabilmiş bir mekan. güzel şarap içmek, şansa göre kaliteli müzik dinleyebilmek ve güzel manzara görmek isteyenlerin gidebileceği bir mekan ancak en iyisi arabayla gitmek oluyor.

17 burda avm

buraya geldiğim yıl açılmış olan, mağaza ve marka çeşidi olarak birçok eksiği bulunan buna rağmen kısmen ihtiyaçları karşılayabilen insana büyükşehir içine hapsolmuş bir hava vermeyen avmlerdendir. özellikle eve yemek siparişi verirken olmasından oldukça memnun olduğum mekandır.

narsisizm

kendini "tanrı" olarak görme seviyesine gidebilecek kişilik bozukluğu. asla hata yapmayacağını, kendi yaptığının kendi düşündüğünün en doğrusu en iyisi olduğunu savunan ve bunun yanında farklı düşüncelere saygısını da yitiren açık fikirliliği baltalayan bir bozukluktur.

lisedeyken bir tanıdığım okuldaki herkesin wp konuşmalarına erişip insan ilişkilerinde tanrı kompleksine girip "narsist kişilik bozukluğu" içinde kendisine ve çevresine büyük zarar vermişti. (bkz:teknolojinin zararları)

şahit olmak istenilen tarihi olay

samanyolu dışına yerleşebildiğimiz veya evrenin ne olduğunu çözebildiğimiz anda orda olmak isterdim. ancak finali göremeden, merak içinde ölmüş olacağım.

eski sevgilinin mesaj atması

(bkz:eski sevgiliden cevapsız arama) ile kapışan, anlık şaşırtan, sonrasında bir şey hissetmediğinizi fark ederseniz en azından bu konuda iç huzuru sağlayabildiğiniz için rahatlatan durumdur.

yaşlı kadın-genç erkek ilişkisi

tam tersi durum mavi görme ve kalp krizi ile sonuçlanabilir

coda

led zeppelin'in 1982 çıkışlı albümünün adıdır. bonzo's montreux adlı şarkıda döktüren bateristle birlikte yapabildikleri son albümdür ayrıca.

ikili ilişkilerde sık yapılan hatalar

fakirlik belirtileri

sinemaya migrostan alınmış mısır sokmak
dışarda içip içip mekana gelip bir bira söylemek

styx

(bkz:styx nehri)
antik yunan mitolojisinde ölülerin öbür tarafa gitmeleri için geçmeleri gereken nehirdir. geçerken kayıkçıya sikke vermeleri gerektiği için ölüler gözlerine, ağızlarına sikke konularak gömülürler. ayrıca (akhilleus)'un da ölümsüz olmak için küçükken bu nehre batırıldığı ancak batırılırken ayak bileğinden tutulduğu için tek zayıf yerinin orası olduğu söylenir.

en kahpe dizi karakterleri

sex after cigarette

yazdıklarıyla duygularıma tercüman olan yazar :d, oturup saatlerce geyik muhabbeti yapılabilirmiş gibi geliyor.

yapimboylefilm

daha tazecik olan yeni yeni keşfedilmeye başlamış, saniyede 24 kez deliren mizah kanalıdır youtube'da. istanbul ve ankara'dan karışık bir ekiple eğlenceli videolar yaptıklarını düşünüyorum.
(bkz:odtü hakkında dile getirilmeyenler) videosuyla keşfettim, orda konuşan kıvırcık saçlı kıza hayran kaldım sonrasında da "dile getirilmeyenler" konseptini başarılı buldum. ek olarak öküzün drone'a baktğı gibi bakmak videosundaki mizah da anlamsız bir şekilde güldürmüştür.

haggard

öldükten sonra olacaklar

bir derste bir hocam yaşam döngüsünü anlatırken "insanlar doğar, büyür ve yeni oluşacak canlılara organik madde kaynağı olmak için ölürler" gibisinden bir cümle kurmuştu, nedense bu kadar sade ve basit şekilde dile getirilmesi çok etkilemişti beni.

öldükten sonra sizi hatırlayan, hayatlarına dokunduğunuz birkaç insanın aklına belki bir an için belki günlerce geleceğiniz belki de bazısının bir ömür boyu aklından çıkmayacağınız duygu-tarifsiz bir iz, bir hüzün, bir umut veya bir neşe olarak içlerinde tuttukları- ve düşünceler haline geleceğiz. çok klasik ama gerçek olarak "sizi hatırlayan son insan öldüğünde hiç var olmamış olacaksınız."

akışına bırakmak

fazla düşündüğümüz ve bu düşünme sonucunda elimizden bir şey gelmeyecek, hiçbir şeyin değişmeyeceği, olanın bize olacağı, ömrümüzden ömür götüren zamanlarda yapmamız gereken ama yapamadığımız belki de bu düşünme halinden garip bir zevk aldığımız için farkında olmadan aslında yapmadığımız durumdur. birçok şeyin akışına bırakınca çok daha rahat çözüldüğünü fark etmişimdir ancak bu farkındalık günlerimi harcadıktan sonra gelmiştir.

hangi konularda akışına bırakıp hangilerinde bir şeyler yapmamız gerektiğine doğru karar verebildiğimiz anda sonucunda yaşanan duygular hüzün de olsa mutluluk da olsa özlem de olsa en azından daha az yıpranmış oluyoruz.

search-i lisan

izlerken anlamsızca kahkaha atmamı sağlamış esprilerden biridir.

duyar kasmak

duyarlı davranışları eylem olarak yapmadan veya "duyar kasılan" bir konuda herhangi bir çalışmada bulunmadan sosyal medyada hatırlama yarışına girme kastediliyor sanırım tanımda. insanların bir şeyler yapması hoş fakat bunu gösteriş haline getirince veya sürekli paylaşma ihtiyaçları duyduklarında, paylaşmadıkları zaman yapmayı anlamsız bulduklarında itici gelen durumdur.

how i met your mother

(bkz:how i met your mother) olarak düzeltilmesi gereken başlıktır.

izlerken en çok keyif aldığım sit-com dizilerinden biridir. ayrıca ingilizce'sini geliştirmek isteyenler için bol kelime şakası ve güzel aksanlar içerdiği için ingilizce altyazılı izlenmesini de tavsiye ederim.

ilahiyata bakış açısı

(bkz:boş yatırım)
şu bölümün dersleri, camisi için harcanan parayı pozitif bilimlere yönlendirseler keşke dediğim bölüm. hatta bölüm kapatılsın komple ne gerek var bu kadar "ilahiyat profesörü" adı altında kuklalar ve insanları geriye çeken zihniyetler oluşturmaya?

son zamanlardaki favori şarkınız

öğrenci toplulukları

bünyesinde barındırdığı öğrenci kalitesine ve tabii ki sunulan imkanlara göre oldukça güzel işler yapabilme potansiyeli varken bizim üniversitemizde maalesef birkaç kez toplanıp elle tutulur bir şey yapamadan dağılan topluluklar olduğunu düşünmekteyim. (bkz:odtü), (bkz:boğaziçi)'ndeki toplulukları ve müzik, eğitim, toplum adına yaptıkları işleri ve öğrencilerin oluşturabildikleri sosyal çevreye ek olarak kendilerine ister meslek ister hobileri adına bir şeyler katabildiklerini gördükçe imrendiğim topluluklardır.

aslında türkiye'deki en çok topluluğa sahip üniversitelerden biri olmamıza rağmen bunu yeterince kullanamamamız bir eksikliktir bana kalırsa.

yurtiçi kargo

eve büyük bir değişiklik yapıp gelip kimseyi bulamayan kuryenin, bir daha gelmeye üşenip evin balkonuna kargoyu fırlatıp gittiği gibi efsaneler dolanan kargo şirketi.
  • /
  • 5

sözlükten yazar atımı ve gelinen hal

sözlük kurucularının açıklık getirmesi gereken ve modların biosuna "koskoca mod" yazmaktan başka açıklama yapması gereken bir durum. sözlükten kimin ne beklentisi vardır bilemem ama benim açımdan kesinlikle kişisel egolarınızın ve "troll" başlığı altında yapılan saçmalıklarınızın mastürbasyonhanesi olmamalı. entry silmek ya da yazarları atmak, bugün saray rejiminin yaptığı hukuksuz tutuklamalardan farksız resmen. tek açıklama bekleyen bensem de söyleyin lütfen.
edit: diğer arkadaşları bilemem ama benim istediğim şey sözlük kurallarını okumak değil, zaten okuduk. hangi kurala dayandırılıp atıldı bu insanlar? hangisinden silindi entryler? madem kural ve ilkelere bu kadar bağlısınız, sapıklığından ve potansiyel tacizci zihniyetinden ödün vermeyen fasılcı mühendis denen insan müsveddesini 5. kuralı ihlal ettiği için banlayın da samimiyetinize inanalım.

izole ve küçük buluşmalar

içinde sözlüge ne için geldiği belirsiz,ota boka salça olan, sözlükte yazmayı ve burdaki ortami savaş alanı zanneden bir adet yazarcık bulunduran başlıktır.atsan atılmaz satsan satılmaz

here comes the rain again

hypnogajanın coveri ile daha çok tutulan,10 sene kadar önce youtube'a konulan ve türklerin altında yorum yağmuruna tuttuğu şarkıdır.

(bkz:orijinalinden daha iyi olan coverlar)

yavuz çetin

yaptığa müziğe hayran olduğum, gelmiş geçmiş en iyi türk gitar virtüözü. ışıklar içinde uyusun.
https://www.youtube.com/watch?v=qBiS4cBE2_c

mikrotonal gitar

makamsal müzikleri gitar ile çalabilmek, çağdaş klasik batı müziğindeki mikrotonal müzikleri çalabilmek, eşit tampereman sistem dışındaki akort sistemlerini çalabilmek amacıyla tolgahan çoğulu tarafından geliştirilmiş bir gitar.

klasik batı müziğinde eşit tampereman olarak adlandırılan sistemde bir oktavda do-do#-re-re#-mi-fa-fa#-sol-sol#-la-la#-si olmak üzere 12 yarım ses vardır.standart klasik gitarlarda perde aralıkları ve piyanolarda tuş aralıkları yarım sestir. yarım sesten daha az olan aralıklara klasik batı müziği teorisinde mikro ton denmektedir. mikro tonların kullanıldığı çağdaş klasik batı müziği eserleri mikrotonal müzik olarak adlandırılmaktadır. örneğin meksikalı besteci julian carrillo bazı eserleri için bir oktavı 96 aralığa bölmüş ve bu sesleri kullanmıştır.

osmanlı/türk musikisi teorisinde mikrotonlara koma denmektedir. bu teoride bir tam ses 9 eşit parçaya bölünmektedir. her bir parçaya koma ismi verilmiştir. yani eşit tamperemanlı sistemde do'dan re'ye ulaşmak için iki yarım ses ilerleriz. (do->do#->re) fakat bizim musikimizde do ile re arasında tam dokuz adet ses vardır. makamdan makama farketmekle beraber, yaklaşık 563 adet makam olduğu tahmin edilmektedir.

bir rock sanatçısı olarak, her zaman türk müziği hayranlığım olmuştur. ilk fırsatta edineceğim.

çomü sözlük

ilk açıldığı zamanlara 3-5 kelime karaladığım ancak daha sonra umutsuz bir vaka olarak gördüğüm sözlüktür.
ancak dünden itibaren burada anonim olarak vakit gecirmekten hoslandigimi fark etmemden mütevellit,az da olsa guzel bir ortam oluşturmak amacıyla da tekrar geri döndüğüm sözlüktür.dostlar haz,düşmanlar vaziyet alsın jajajs

fasılcı mühendis adlı yazarın fake hesapları

fasılcını son 2-3 günde açtığı hesaplardır.

aslında başlık fasılcı mühendis adlı yazarın kenidini pohpohlamak için kullandığı fake hesaplar olacaktı ama malesef karakter sınırı.

tabi sözlük ortamı tek eğlencesi olan fasılcı için beklenen bir davranış olup sözlük kalitesi için için yerlerde bir olaydır.bu kadar kolay fake hesap açılması moderatörlerin ne yaptığı (?) konusunda derin düşüncelere sokmaktadır.

gelelim konumuza; fasılcı adlı arkadaşımız çoğu kişinin tepkisini çekmiş olacak ki nickaltında yazılanlar da bunu ortaya koymakatadır.ama fasılcı kendince kıvrak(!) zekasıyla hemen 2-3 fake hesap açıp onları da yazar yapıp tabiri caizse sözlükte kendi götünü kaldırmaya başladı.

peki gelelim bunların kim olduğuna;

#20072 çok beğenmiş olacak ki kendine kendince yapılan iltifatı 2 kere yazmış :( biraz amator galiba #20073 yazan kişiye bakarsanız zaten ne hikmetse sadece fasılcı mühendis başlığı altına yazmış bir yazarcık(?)

#20135bu abimiz de var tabi tek yazdığı entry bu başlığa.bak sen allahın işine hssjsj

sevgili sözlük daha buldukça burda ifşalamanız dileğiyle.ayrıca ilgi gösterin kuçu kuçuya -,-

ps:bu başlığın altında ilk cumle tanım olacak şekilde yazın yoksa hemen kaldırıyor minnoş :pp

victoria

kızım sen sinek gibi can çekişe çekişe artık vefat etmedin mi diye sorarak şuanki akıbetini merak ettiğim sorunsallı yazar tanesi

senin aşk iq'un kaç

31 çıktı onedio sanırım benim iflah olmaz bir nemfoman olduğumu anladı

olan biten

memelerden,saçma kadın kadın başlıklardan,iche iche oldu nietzsche'nin güldürmeyen mizahından,ordoabchao'nun yırtık dondan çıkarcasına her konuya atlamasından,victoria'nın ruh haliyle uyumlu profil resimlerinden çok sıkıldım. taşşak konuşulsun sözlükte. herkes sussun bir tek taşşaklar konuşsun istiyorum

Toplam entry sayısı: 123

tıp öğrencileri

sanılanın aksine asosyallikten ileri derecede uzak, ara ara kafayı sıyırmalarına sebep olan sınav dönemleri hariç sürekli dışarda gördüğünüz yeri gelince yarın yokmuşcasına içmeyi de eğlenmeyi de bilen öğrencilerdir. öyle ki sözlükte bile vakit geçirip kaliteli geyik döndürebilirler.

burdan tıpçı kardeşlerime atılan çamurlara cevaben "levent hoca gülüşü" yolluyorum.

mod sınavında sorulacak sorular

arkadaşınızın yazdığına zıt düşen bir entry gördünüz, içinizdeki karaktere dayanamayıp entryi kaldırdınız. daha sonra sözlük formatına uygun olarak bir entry daha yazıldı, varsayımlara göre onu kaldırmak o anda yemedi ve iki hafta sonra fark edilmez umuduyla tekrar kaldırdınız. bununla ilgili de yazar kişiye herhangi bir açıklamada bulunmadınız.

olay sonunda bunu görenler tarafından hangi güzel, terbiyeli, nazik sıfatları duymak isterdiniz?

müslüman kadın

islam dinine mensup olan kadındır. herkesin kendi dinini seçme özgürlüğü olacağı için doğar doğmaz yaşadığı yere göre birini bir dine mensup etmek, bir ülkenin belli bir "dini" olması kadar saçmadır bence. insana kendisi düşünüp taşınmadan iyice araştırma yetisi olmadan bir din verilmesini pek doğru bulmuyorum.

islam malesef kadın erkek eşitliğinden nasibini alamamış ve bu birçok surede açık seçik belli olan, koskoca kainatın kitabı denilen eserde bir peygamberin cinsel hayatı ve insanların kiminle nasıl seks yapacakları gibi başkalarını ilgilendirmeyen, herkesin kendi seçimine kalmış konulardan bahseden insanları kısıtlayan bir din bence ve malesef -bakın malesef diyorum- gerçek islam türkiye'de uygulanan değil -gerçi son zamanlarda değişmeye başladı- ışid'in uyguladığına yakın korkunçlukta bir din.

herkes kendi dini inancını seçmekte ve bunu yaşamakta tabiki özgürdür ancak hangi dini seçerlerse seçsinler, "ne"ye inandıklarını ve onlara bu sistemin tam olarak ne anlattığını iyice kavramadan sorgulamadan seçilmemesi gerektiğini düşünüyorum, sadece şans eseri doğulan coğrafya bir insanın dinini belirlememeli.

ek olarak müslümanlık bence de kadınları aşağılayan bir inanıştır ve inanılmaya karar veriliyorsa da bunun bilincinde olarak yapılmasının daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum. yoksa tabii ki kim neye inanıyor, beni hiç alakadar etmez.

üstteki yazarın nickinin çağrıştırdıkları

bir sürü isim düşünüp en son bıkkınlıkla çevresinde gördüğü şeyi yazdığını düşündüğüm, hayattaki çabalarım ve aldığım karşılığa çok benzettiğim yazar

geceye bir şarkı bırak

tıp öğrencileri

sanılanın aksine asosyallikten ileri derecede uzak, ara ara kafayı sıyırmalarına sebep olan sınav dönemleri hariç sürekli dışarda gördüğünüz yeri gelince yarın yokmuşcasına içmeyi de eğlenmeyi de bilen öğrencilerdir. öyle ki sözlükte bile vakit geçirip kaliteli geyik döndürebilirler.

burdan tıpçı kardeşlerime atılan çamurlara cevaben "levent hoca gülüşü" yolluyorum.

müslüman kadın

islam dinine mensup olan kadındır. herkesin kendi dinini seçme özgürlüğü olacağı için doğar doğmaz yaşadığı yere göre birini bir dine mensup etmek, bir ülkenin belli bir "dini" olması kadar saçmadır bence. insana kendisi düşünüp taşınmadan iyice araştırma yetisi olmadan bir din verilmesini pek doğru bulmuyorum.

islam malesef kadın erkek eşitliğinden nasibini alamamış ve bu birçok surede açık seçik belli olan, koskoca kainatın kitabı denilen eserde bir peygamberin cinsel hayatı ve insanların kiminle nasıl seks yapacakları gibi başkalarını ilgilendirmeyen, herkesin kendi seçimine kalmış konulardan bahseden insanları kısıtlayan bir din bence ve malesef -bakın malesef diyorum- gerçek islam türkiye'de uygulanan değil -gerçi son zamanlarda değişmeye başladı- ışid'in uyguladığına yakın korkunçlukta bir din.

herkes kendi dini inancını seçmekte ve bunu yaşamakta tabiki özgürdür ancak hangi dini seçerlerse seçsinler, "ne"ye inandıklarını ve onlara bu sistemin tam olarak ne anlattığını iyice kavramadan sorgulamadan seçilmemesi gerektiğini düşünüyorum, sadece şans eseri doğulan coğrafya bir insanın dinini belirlememeli.

ek olarak müslümanlık bence de kadınları aşağılayan bir inanıştır ve inanılmaya karar veriliyorsa da bunun bilincinde olarak yapılmasının daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum. yoksa tabii ki kim neye inanıyor, beni hiç alakadar etmez.

mod sınavında sorulacak sorular

arkadaşınızın yazdığına zıt düşen bir entry gördünüz, içinizdeki karaktere dayanamayıp entryi kaldırdınız. daha sonra sözlük formatına uygun olarak bir entry daha yazıldı, varsayımlara göre onu kaldırmak o anda yemedi ve iki hafta sonra fark edilmez umuduyla tekrar kaldırdınız. bununla ilgili de yazar kişiye herhangi bir açıklamada bulunmadınız.

olay sonunda bunu görenler tarafından hangi güzel, terbiyeli, nazik sıfatları duymak isterdiniz?

moderatör nedir ne yapar

moderatör, sözlüğün formata uygun şekilde devam etmesini denetler ve buna bağlı yetkileri ve görevleri bulunur. moderatörün görevi ne değildir diye soracak olursak eğer; bu düzeltmeleri yaparken arkadaşlarını kayırarak formata uygun olmayan entryler bulundurmaya devam etmek, sözlükte başarısız troll girişimleri ve uygunsuz entryleri ve başlıkları kendine alışkanlık edinmiş kişiye "1.nesil fasılcı" gibi doğru düzgün tanımlanmamış ve sözlük formatına ne kadar uygun olduğu büyük soru işareti olan tanımlar eklemek ve formata uygun olduğu halde durup durup insanların entrylerini silmek olabilir.

görünüşe göre ortada yapılan büyük bir haksızlık mevcut ve mağdur olan kişilerin mağduriyetlerinin en kısa zamanda giderilmesi gerektiğini düşünüyorum. böyle olayların bir daha yaşanmaması için de moderatör seçimlerinde daha dikkatli davranılması gerekmektedir bence.

unutulmaz kezban sözleri

türküler eşliğinde rakı içilecek samimi mekanlar

güvendiğin insanlarla bulunduğun herhangi bir ev

mekan olarak çanakkale'de meyhanelere ek olarak avm karşısındaki yelken kulübü'nün yerini önerebilirim

ilahiyata bakış açısı

(bkz:boş yatırım)
şu bölümün dersleri, camisi için harcanan parayı pozitif bilimlere yönlendirseler keşke dediğim bölüm. hatta bölüm kapatılsın komple ne gerek var bu kadar "ilahiyat profesörü" adı altında kuklalar ve insanları geriye çeken zihniyetler oluşturmaya?

müslüman kadın

islam dinine mensup olan kadındır. herkesin kendi dinini seçme özgürlüğü olacağı için doğar doğmaz yaşadığı yere göre birini bir dine mensup etmek, bir ülkenin belli bir "dini" olması kadar saçmadır bence. insana kendisi düşünüp taşınmadan iyice araştırma yetisi olmadan bir din verilmesini pek doğru bulmuyorum.

islam malesef kadın erkek eşitliğinden nasibini alamamış ve bu birçok surede açık seçik belli olan, koskoca kainatın kitabı denilen eserde bir peygamberin cinsel hayatı ve insanların kiminle nasıl seks yapacakları gibi başkalarını ilgilendirmeyen, herkesin kendi seçimine kalmış konulardan bahseden insanları kısıtlayan bir din bence ve malesef -bakın malesef diyorum- gerçek islam türkiye'de uygulanan değil -gerçi son zamanlarda değişmeye başladı- ışid'in uyguladığına yakın korkunçlukta bir din.

herkes kendi dini inancını seçmekte ve bunu yaşamakta tabiki özgürdür ancak hangi dini seçerlerse seçsinler, "ne"ye inandıklarını ve onlara bu sistemin tam olarak ne anlattığını iyice kavramadan sorgulamadan seçilmemesi gerektiğini düşünüyorum, sadece şans eseri doğulan coğrafya bir insanın dinini belirlememeli.

ek olarak müslümanlık bence de kadınları aşağılayan bir inanıştır ve inanılmaya karar veriliyorsa da bunun bilincinde olarak yapılmasının daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum. yoksa tabii ki kim neye inanıyor, beni hiç alakadar etmez.

sigara

herhangi bir kafası olmayan boş yere paranın gittiğini düşündüğüm madde, üstüne üstlük yaptığı koku ve tabii ki verdiği zarar var bir de.

tıp öğrencileri

sanılanın aksine asosyallikten ileri derecede uzak, ara ara kafayı sıyırmalarına sebep olan sınav dönemleri hariç sürekli dışarda gördüğünüz yeri gelince yarın yokmuşcasına içmeyi de eğlenmeyi de bilen öğrencilerdir. öyle ki sözlükte bile vakit geçirip kaliteli geyik döndürebilirler.

burdan tıpçı kardeşlerime atılan çamurlara cevaben "levent hoca gülüşü" yolluyorum.
İletişim - Kurallar