süpermen samet

Durum: 16 - 0 - 0 - 0 - 17.07.2018 03:25

Puan: 172 -

3 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.

en sevilen film-dizi replikleri

https://youtu.be/ıvpjgb1fpks
bunu yazmak, bu iki efsane oyuncuya büyük hakaret olurdu. siz buyurun izleyin.
-organize işler

en kahpe dizi karakterleri

leyla ile mecnun benjamin dicem ama dilim varmıyor, çok şirin kerata :d

kibrit

çakmaktan sonra icat edilmiş olmasına halen şaşırdığım icattır. çocukken kibritlerden ev yapnayıda çok severdim. :(

küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan cümleler

su dolabındaki bütün soğuk suları en üstlere çıkarıp yeni sıcakların hepsini en alta koyduktan sonra daha sırtımın teri kurumadan benden su isteyipte, e bunun daha soğuğu yok mu denmesi. anama küfredilmesiyle eşdeğerdir. yetmezmiş gibi altlardan zorla çıkardığı sıcak suyun soğuk olduğunu iddia etmesi ilede, karıma kız kardeşime filan inmesidir.

ezberlenen en saçma şey

abi ilkokulda baya bi sure ezberlettiler bana din dersinde. hatta bi ara hoca yasin suresini sınıfa komple ezberletmeye bile kalkmıştı ama olmadı tabi. her neyse, o zaman baya bi sure ezberledim ama hepsini unuttum. biri hariç, ilk ezberlediğim sure. yani fatiha suresi. nasıl sapıkça ezberlemişsem, aynı hızda hiç teklemeden, ceza gibi okuyorum sureyi :d

happy tree friends

normal çizgi filmlere yıllarca çizerlik yapmış 3 arkadaşın, yetti lan canımıza deyip. intikam aldığı çizgi filmdir.

george orwell

has bir liberal demokrat olan yazar. pek çok yönden fikirlerinden yararlandığım insan.

dünyanın en büyük lüksü

sözleri yanlış bilinen yabancı şarkılar

mustafa yağmur var istanbul'da...
bu sabah yağmur var istanbul'da... -mfö

kaybedenler kulübü

bana nasıl yaşayamayacağımı göstermesi münasebetiyle hayatımı değiştiren filmdir. para yoksa rock'n roll'da yok.

leyla ile mecnun

pazartesi günlerinin sevilme nedenidir.

adamlar pazartesiyi sevdirdi lan, yemişim golden globe'unu

öğrenci olduğunuzun dank ettiği anlar

geçen yaz kordonda truva atının önünde basketbol oynuyoruz arkadaşlarla. istanbul'dan bir ilkokul öğrenci grubu geldi, beraberlerinde genç ve güzel hocalarıyla. öğrencilerin hepsinin kız olması da ayrıca enteresandı ama her neyse. çocuklardan biri milli takım oyuncusuymuş. bizimle oynayıp, oynayamayacağını sordular. bizde tabi ki gelsin dedik. uzun öğrenci tezahüratlarının ardından hocaları da maça dahil oldu. ben ve hocaları, milli oyuncu ve benim arkadaşım ikiye iki maça başladık. basketbola hayatını vermiş olarak, karşı cinsten birinin iyi basketbol oynaması beni her zaman etkilemiştir zaten. her neyse maç sonunda konuşurken de her şeyin yolunda gitmesiyle ben artık o malum soruyu bekler olmuştum. hiç sormasa diyordum, en azından bugün. soru geldi "ne iş yapıyorsun" :( "öğrenciyim ben" :( "hee peki" :( . öğrenci oluşumun suratıma tokat gibi çarptığı o an. (yalan söyleseydin salak herif diyenler içinde, ciddi manada yalandan nefret ederim)

şekerpınar

caddeden geçen tek otobüs ç3 daha ne diyeyim :( hani ona da bi 20 dk yürüyorum :(

arkadaş uçurtan çanakkale rüzgarı

balkondaki çamaşırlığımı uçurmuş ve işten eve geldiğimde bütün çamaşırlarımı otoparktan toplatmıştır.

çomüde efsaneler

merdivenin olduğu yere teleferik yapıcaklarmış

ç3 mağdurları

sırf binmemek için istanbul'dan bisikletimi getirdiğim hattır. sayesinde 3 senede roberto carlos ayarında bacaklara sahip oldum. teşekkürler ç3!
Henüz hiç başlık açmamış.

en sevilen film-dizi replikleri

” geçen gece çocuk hastalandı. ilacı bitmiş almak için dışarı çıktım. sağa sola saldırıp nöbetçi eczane arıyorum. birden durup dururken içim cız etti. bi baktım gene aynı karın ağrısı. öyle özlemişim ki seni. dönerken bi meyhane gördüm, bi' içeri girdiğimi hatırlıyorum bi de rakıya yumulduğumu. arkasından en az dört cigaralık. sonra gözümü bi açtım karşıdan karlı dağlar geçiyo. bi' daha açtım başımda bi' çocuk, kalk abi diyo kars’ a geldik. otobüsten indim yürümeye başladım. dedim allah’ ım neredeyim ben, burası neresi? sonra güç bela burayı buldum. kapının önünde durup düşündüm, dedim bekir bu kapı ahiret kapısı, burası sırat köprüsü. bu seferde geçersen bi'daha geri dönemessin, iyi düşün. ama olmadı, dönemedim. sonra bak oğlum dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok kaderin böyle. yol belli, ey başını usul usul yürü şimdi! ”

en sevilen film-dizi replikleri

-sen niye hiç konuşmuyorsun üzeyir abi?
-bir ara çok konuştum, faydasını görmedim, bıraktım.

(bkz:organize işler bunlar)

en sevilen film-dizi replikleri

bu acı geçiyo mu mecnun?

en kahpe dizi karakterleri

yeniler bilmez eskilerin gözü yaşlı

2005 yılında kent kart ile ilk otobüs taşımacılığı başladı.
kargo grup iken 2004 bahar şenliklerinde dardanos ta konser verdi. o zamanlar alkol serbestti tabiki her yerde.
kantinlerde, barlarda sigara içilebiliyordu.
ösem denilen bina yoktu. yemekhane fen edebiyat fakültesi girişinde ufacık bir oda idi. şu an ne bilmiyorum orası açıkçası.
besyo fakültesi yok idi.
gsf yok idi.
mimarlık mühendislik fakültesi yok idi.
barlar sokağı barlar ile dolu idi. sokakta hayat var denilen ufacık yere sıkışıp kalınmamıştı. o sokakta şimdiki dönercilerin %90' ı bar idi.
hayal kahvesi tnt idi bilardo masası vardı şu an ki sahnenin orda.
han kahvesi üstünde bar var idi. şehrin azizleri çıkardı.
iskele meydanında dönerciler var idi. anafartalar otel var idi. orhan gencebay a benzeyen dürümcü orhan baba var idi.
troya caddesi yok idi. orada yerleşim tek tük idi. son 5 senede yürüdü o taraf.
kordon 2 şerit idi. bahar gelince denize yakın olan taraf taşıt trafiğine kapatılır, barcode, vino v.b. pub lar yola masalarını koyar denize karşı insanlar vakit geçirirdi.
yerde fıstık var idi tıpkı izmir de ki gibi.
2004 eylül ayından önce kordondaki at heykeli yok idi. ben üniversiteye başlarken yeni inşaatı yapılıyordu.
marlboro 3.75tl bira 1.75 tl idi.
4 tane(ç1,ç2-plaj,ç3-hava alanı,ç4-ekspres) otobüs hattı var idi ve 90 krş idi.
şakir in yeri virane bir yer idi. restore edildikten sonra tekrar canlandı.
şu an sanırım simit sarayı(kordon ziraat bank. yanı) class cafe idi. ne güzeldi. pek güzeldi.
benzin 2.30tl civarlarında idi.
kiralar 300-400 tl civarlarında idi.
sosyal medya yok idi. ilgilendiğin kişi ile yüz yüze konuşurdun, arkadaş ortamında sever sevilirdin. dedikodu yoktu, fesatlık bu kadar aleni değildi.

popülarite umurumuzda değil idi, takipçi sayısından haberimiz yok idi.

daha merak edenler olursa üşüşün arkadaşlar.

şöyle bir okudum da yazdıklarımı; birkaç sene daha erken gelseydim dardanel-fenerbahçe maçını bile izlermişim.

çomü obs

çökme azminden asla vazgeçmeyen öğrenci bilgi sistemimiz. adeta nazlı bir gelin.

çomüde efsaneler

2 dakika kar yağınca "yarın dersler iptal, otobüsler terzioğluna çıkamıyomuş"

çomüde efsaneler

bu sene şenliğe duman geliyormuş

Toplam entry sayısı: 16

çomüde efsaneler

merdivenin olduğu yere teleferik yapıcaklarmış

ç3 mağdurları

sırf binmemek için istanbul'dan bisikletimi getirdiğim hattır. sayesinde 3 senede roberto carlos ayarında bacaklara sahip oldum. teşekkürler ç3!

arkadaş uçurtan çanakkale rüzgarı

balkondaki çamaşırlığımı uçurmuş ve işten eve geldiğimde bütün çamaşırlarımı otoparktan toplatmıştır.

küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan cümleler

su dolabındaki bütün soğuk suları en üstlere çıkarıp yeni sıcakların hepsini en alta koyduktan sonra daha sırtımın teri kurumadan benden su isteyipte, e bunun daha soğuğu yok mu denmesi. anama küfredilmesiyle eşdeğerdir. yetmezmiş gibi altlardan zorla çıkardığı sıcak suyun soğuk olduğunu iddia etmesi ilede, karıma kız kardeşime filan inmesidir.

ezberlenen en saçma şey

abi ilkokulda baya bi sure ezberlettiler bana din dersinde. hatta bi ara hoca yasin suresini sınıfa komple ezberletmeye bile kalkmıştı ama olmadı tabi. her neyse, o zaman baya bi sure ezberledim ama hepsini unuttum. biri hariç, ilk ezberlediğim sure. yani fatiha suresi. nasıl sapıkça ezberlemişsem, aynı hızda hiç teklemeden, ceza gibi okuyorum sureyi :d

ç3 mağdurları

sırf binmemek için istanbul'dan bisikletimi getirdiğim hattır. sayesinde 3 senede roberto carlos ayarında bacaklara sahip oldum. teşekkürler ç3!

çomüde efsaneler

merdivenin olduğu yere teleferik yapıcaklarmış

leyla ile mecnun

pazartesi günlerinin sevilme nedenidir.

adamlar pazartesiyi sevdirdi lan, yemişim golden globe'unu

öğrenci olduğunuzun dank ettiği anlar

geçen yaz kordonda truva atının önünde basketbol oynuyoruz arkadaşlarla. istanbul'dan bir ilkokul öğrenci grubu geldi, beraberlerinde genç ve güzel hocalarıyla. öğrencilerin hepsinin kız olması da ayrıca enteresandı ama her neyse. çocuklardan biri milli takım oyuncusuymuş. bizimle oynayıp, oynayamayacağını sordular. bizde tabi ki gelsin dedik. uzun öğrenci tezahüratlarının ardından hocaları da maça dahil oldu. ben ve hocaları, milli oyuncu ve benim arkadaşım ikiye iki maça başladık. basketbola hayatını vermiş olarak, karşı cinsten birinin iyi basketbol oynaması beni her zaman etkilemiştir zaten. her neyse maç sonunda konuşurken de her şeyin yolunda gitmesiyle ben artık o malum soruyu bekler olmuştum. hiç sormasa diyordum, en azından bugün. soru geldi "ne iş yapıyorsun" :( "öğrenciyim ben" :( "hee peki" :( . öğrenci oluşumun suratıma tokat gibi çarptığı o an. (yalan söyleseydin salak herif diyenler içinde, ciddi manada yalandan nefret ederim)

kaybedenler kulübü

bana nasıl yaşayamayacağımı göstermesi münasebetiyle hayatımı değiştiren filmdir. para yoksa rock'n roll'da yok.
Henüz takip eden biri yok.