tuli

Durum: 630 - 0 - 0 - 0 - 19.05.2018 00:47

Puan: 10451 -

1 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Müzik çalıyo , kısa film seviyo , hafta sonu içmeyi sever onun dışında hep okulda.
  • /
  • 26

hoşlanılan kızla yaratıcı konuşma şekilleri

+izole ve küçük bi' buluşma yapıyoruz gelmek ister misin ?
-yhaaa şapşal ahaha seks var mı ?
+ olmaz mı ! önlü arkalı...

bende işe yaradı

izole ve küçük buluşmalar

ben burda açıklayıcı tanım içeren bi entry gireceğim, yeni gelen arkadaşlar falan nasiplensin, normalde kılıcımı çekip üstüne yürürdüm ama malum ibneyim kalemdir silahım.

bu buluşmalar genelde sözlüğün kalite kaygısı olmayan , psikolojik açıdan bakıldığında kendini gerçekleştirmiş kişi olmayı başarmış, oturup iki çift laf edilebilinecek -ki kaç çift laf edildi sayamayız bile- , yakışıklı beyler ve hoş hanımlarla gerçekleştirilen buluşmalardır.

biz biraz abarttık sanırım ya da ortam muazzam emin değilim ama her ikisinin de olduğunu düşünüyorum, 2 hafta boyunca her allahın günü buluşup eğlendik, konsere gittik, kamp yaptık, jargon dinledik, vampir köylü oynadık, iftar yaptık, film izledik, toplaşıp içtik, kütüphaneye gittik.

gelecek hafta mangal yapıp finallerden sonra da birlikte tatil yapmayı düşünüyoruz. içinde bulunduğum en cool arkadaş grubunu kazandım bu izole buluşmadan, iyi ki de izoleydi itin köpeğin havlamasını duymuyoruz allahıma bin şükür.

tuli

hele bi el kaldırsın yürüdüğüm kız boyunu posunu görelim. ayrıca sansarların çoğu eşcinseldir beyler gece vakti eve yürürken dikkat edin.

bir süredir entry başlık girmiyorsam da bir sebebi var elbet, ben de bazı yazarları özledim, iki hafta önce bir kaçıyla buluştuk hepsi muazzam insanlar çıktılar, yeni kordonda falan kızlı erkekli sabahlara kadar eğleniyoruz, hepsine de ben yazdım numarlarını istedim, "karıya kıza yüriyyeah" diyenler de kudursun, 5 tane bebek gibi hatunla kolkola el ele yürüyorum ç.kale sokaklarında, yürürken de grubun erkeklerinin poposunu kesiyorum, hepsi kütür kütür elma gibi...

black ivy

evimi paylaştığım muazzam insan

vampir

oyunun kuralı mıdır nedir son iki gecedir çıplak ayakla oynanıyor. ayak feministleri bayram ederken kimsenin ayağının kokmaması ayrı bir şaşırtıcıydı.

elması meşhur yer

jokerde polis tarafindan kovulma rezaleti

yaşadığım en ayıp şeydi , polisler resmen köpek kışkışlar gibi kovdular.

çomü sözlük çok bozdu

bim'e girerken neden iki kapı geçeriz sorunsalı

"çıkmak için kasadan geçmek zorunda kalsınlar ki kimse bişey çalamasın"

hiç de bi işe yaramamıştır, yazar kasayı çalan arkadaşım var.

kalefest

ortam güzel,
yaş ortalaması yüksek,
bira standları serin,
çimenler daha serin,
canım gelirken kalın giyin.

gece uyumayan insanların ortak özellikleri

çok seks yapmaları ve geceleri adaleti sağlayan bir süper kahraman olmaları derdim ama bu iki özellik de sadece bana ait.

yazarların bkz eklentisini yanlış kullanması

sözlüğümüzde ukte bırakma olmadığı için yaşanan şey. sözlüğün eksikliği, siz daha iyilerine layıksınızdır. belki.

4 mayıs 2018 chp'nin cb adayı ilanı

muharrem ince veya abdüllatif şener kadar iki zayıf aday adayı daha düşünülemezdi. büyük ihtimalle muharrem ince'nin adaylığı söz konusu olacak fakat kendisi abdüllatif şenerden daha vasat bir aday olacaktır. sinirlerine hakim olamayan, duygusal tepkiler veren bir insanın iyi bir devlet adamı olacağına inanmıyorum. oyum malesef meral anne'ye.

 spoiler!
hoşçakal chp

moderatör için türkçe isim önerileri

prezervatif kullanmak

dünyanın en rahatsız edici şeylerinden biri. ben neden bir naylon kılıfa muhtacım ? bi de araba lastiği gibi kokuyor hepsi. ayrıca burdan prezervatif üreticilerine sesleniyorum, ölçüyü japonlardan mı alıyorsunuz aq serçe parmağıma mı takıcam ben bunu ?

sarayın diktatörlüğü

saray kelimesi çok çirkin, adalet sarayı diye bir şey var bu ülkede. kimse de kalkıp "be amk çocukları sarayda adalet mi olur?" demiyor.

kıllı bacaklarıyla şort giyen erkek

çok net bir şekilde estetik zevki olmamakla birlikte ömrünü başkalarının göz zevkini bozmaya adamıştır. hele bir de altına "yağız delikanlı" ayakkabısı giydiyse (bkz:erkek babeti) kabahatler kanununa tabii hareketlerde bulunuyordur.

hasırcı inşaat reklamı

cidden böyle bişey var arkadaşlar televizyonda falan yayınlanmış. ben spoiler vermemek için hiç bişey söylemiyorum izleyin kendiniz görün

yaşanmak istenen dizi ilişkisi tipi

rio & tokio , bayılırım erkeksi ama seksi hatunlara

musallat olaylarının köylerde yaşanması

delil yetersizliğiyle , deli yeterliliğinin doğru orantısı aklshgdlasd

her vatandaşın oy kullanabilmesi

saçmalık!

dağdaki çobanla benim oyum bir mi demeyeceğim elbette ama ülkede hiç bir engeli bulunmaksızın fikir, sanat, bilim, işgücü vb şeyler üretmeyen, milli varlığa bir katma değeri olmayan, ekonomiye kuruş sokamayan, sokakta potansiyel suçlu olarak gezenlerle benim oyum bir mi ?

bi de bu vatan hainleri dağdaki çobanla, sokaktaki çöpçüyle, kafedeki garsonla, işçiyle, emekçiyle, alın teriyle taşak geçerler.

şimdi bir daha düşünün her vatandaşın oy kullanabilmesi doğru bir şey mi ?

insanı intihara sürükleyen yazarlar

(bkz:ordoabchao) konusunda aşırı derecede hak veriyorum lakin intiharlık bir durum yok fasulyeci muhendis,

burdan moderasyona sesleniyorum şu yazar alımını genel kültür ve zeka testiyle yapın artık. evden dışarı çıkmamış , hayatsız, yıkık, cahil, bok, püsür falan hep entry giriyor.

ha bi de bunlar oy falan kullanıyor da onu burada çözemeyiz...

god of war

dördüncüsü oyun değildir, resmen elektronik edebiyat eseridir, muazzam bir hikaye, çarpıcı bir son . oy anam oy

dövme

vücut boyama, yüz boyama çok çekici gelirken dövmenin iticiliği beni uzakta tutuyor.

antik bir gelenektir dövme. savaşçıların , din adamlarının , kölelerin dövmeleri tarihi belgeler kadar önemlidir. bir o kadar ışık tutar geçmişe.

ilgili yeşillendirme ise şurada kısa bi yazıyla verilmiş;
http://www.aktuelarkeoloji.com.tr/dunyanin-en-eski-dovmesi-buz-adam-otzinin--

plajda okunacak roman tavsiyeleri

herhangi bir zweig kitabı olabilir, dili sade olduğundan hem kafa dinlendirir hem de yarıda bırakıp denize girseniz de bir şey unutmazsınız, hikayeleri genelde sıcak kumlardan serin sulara doğru akar gider.
  • /
  • 26

türklerin kara devri

benim anlatmak istediğime çok güzel örnek olduğu için medelline teşekkür etmek istediğim başlıktır. ülkücülük denen kavram zaten son 40 yıldır türetilmiş yapay bir görüştür. ülkücülük en başta atatürk türkçülüğünden uzaklaştırıldığını ifade ederek türk idealistliği olarak karşımıza çıkarken daha sonrasında geniş kesimlere yayılmak için islamı da kapsamaya başlamıştır. 90lı yıllarda ise ülkücülüğün temeli haline gelmiştir. ben sana 1300 yıl öncesinden bahsederken 30 yıllık bir oluşumla savunmaya çalışılması dar görüşlülükten başka bir şey değildir. zaten benim anlatmak istediğim de 1300 yıl öncesinde gerçekleşen olaylar sonucunda günümüze kadar türklerin asimile olduğudur. sen de bunu yazdıkların ile çok güzel bir şekilde göstermiş oldun.
yaptır arkadaşım yaptır başkan. dolar olmuş 5 insanların oruçtan değil açlıktan nefesi kokarken yaptır. lütfen yaptır. lütfen yaptır da görebileceğimiz en dibi görüp yeniden yükselişe geçelim sizlerin olmadığı bir gelecekte. benzin olmuşken 6 lira ve arabana benzin almayı geç götüne giyecek don alamayacak duruma gelmek için lütfen yaptır başkan.
not: lütfen artık tanım yapmayı ve imla kurallarını öğren. ülkücülük diye geçiniyorsun ama türkçeden bihabersin. hepsini de öğren demiyorum ama belli başlı şeyleri de yanlış yazma canım benim.

türklerin kara devri

müslümanlar ile savaşıp en sonunda yenip düşüp islamiyeti kabul etmeye başladıkları devirdir.
günümüz türk milliyetçilerinin bana çok komik gelmesinin en büyük sebeplerinden biri bu yenilgiyi kabul edip ona göre hareket etmeleridir. türklerin asıl inançları bazı yerlerde klasik şamanizm olarak da adlandırılan tengriciliktir. tengriciliğin ne olduğunu anlatmayacağım fakat sosyal yaşam olarak mükemmel bir inanıştı. toplumda herhangi bir cinsiyet eşitsizliği bulunmazken ibadetlerini de müzikle yaptıkları da görülebilirdi. şuanki türkiyede dışlanan dinsiz olarak görünen aleviler aslında bir nevi islamiyet karşısında asimile olmadan eski türk inanışlarını sürdürmektedir.
türkler oo güzel bir inanış diyip islamiyeti kabul etmemiştir. 10 yıllarca süren emevi baskısı sonucunda kabul etmek zorunda kalmıştır. islamda ne kadına ne müziğe ne de eğlenmeye yer vardır. bazı yerlerde tengrizm ve islamı gökteki tanrıya tapma, cennet-cehennem benzeri düşüncelere sahip olduğu için pek zorlanmadığı yazar ama bu sadece zırvalamaktır. o zaman şimdiki müslümanlar da hristiyan olsun ne de olsa onlar da bir tanrıya inanıyor ve öteki dünyaları var? tengrizm ve islamın birbiri ile uzaktan yakından alakası yoktur. ben herhangi bir dine inanmam ama seçim hakkı sunacak olsalar gözüm kapalı tengrizmi seçerim. izmirde yaşarken kendinizi erzurumda bulduğunuzu düşünün. türkler de böyle bir değişim yaşamıştır.
lütfen bir şeylere inanıyorsanız; inandığınız konu hakkında bilginiz olsun. ben türk milliyetçisiyim diyorsanız tayyibin peşinden koşmayın.

izole ve küçük buluşmalar

entrylerden az cok karakter analizi yapılabildiği için sözlüğün seçmece yazarlarıyla gerçekleştirilen buluşmalar.

yeri geldi evde tabu oynadık, yeri geldi gitar çaldık şarkı söyledik, yeri geldi bir kişiyi bile arkada bırakmamak için bazılarımız bagajda yolculuk yaptı. aramıza almak istediğimiz bir kaç yazar var, onlar da kendini biliyor zaten.

kalan ‘bazı’ yazarlar ter kokularını bile bastırmayacak beş liralık parfümlerini sıkıp donanmaya gidebilir. sevgiler.

a takımı vs b takımı

güzel mizah. bu gibi kara günlerde birlik ve beraberlik içerisinde bulunmak önemlidir arkadaşlar. ayrımcılık yok. ufak bir sürtüşme oldu, bitti.

(ayrıca bu entry sayesinde a takımına katılman için gelecek davet linkine tıklamayı unutma. bu mesaj kendi kendini yok edecektir. poff)

izole ve küçük buluşmalar

içinde sözlüge ne için geldiği belirsiz,ota boka salça olan, sözlükte yazmayı ve burdaki ortami savaş alanı zanneden bir adet yazarcık bulunduran başlıktır.atsan atılmaz satsan satılmaz

izole ve küçük buluşmalar

kendi kafa yapınıza uygun insanlar ise çok güzel vakit geçirebileceğiniz buluşmalardır. hem eğlenme hem öğrenme imkanı bulursunuz. hatta öyle güzel insanlardır ki daha önce tanışmadığınız için pişman bile olabilirsiniz.

tuli

özleten yazar. nerelerdesin gönlümün efendisi.

fasılcının ve yatakçısının haddini aşması

sıkça karşılaştığımız ancak midemizin kaldırabilecek kadar geniş olmadığı durumdur. eleştiriliyorsunuz ve sonra siliyorsunuz. buyurun bunu da silin. fakat okulun adı ile açılan bir sözlükte bu denli iğrençleştiğiniz müddetçe görmezden gelinmeyeceksiniz. kurucu olmakla iş bitmiyor, bir sorumluluk aldıysan arkasında durmak zorundasın. yalanla dolanla, böyle iğrençliklerle hem kendi emeğine hem de buradaki onlarca yazarın emeğine yazık ettiğinin farkında değilsin. okulun adını taşıyan bir platformu kendi ahırınız haline çevirmek sizi mutlu ediyorsa bok çukurunuzda mutlulukla yüzün. boğulduğunuz günleri görmek dileğiyle.

jokerde polis tarafindan kovulma rezaleti

barlar sokağı çevresinde yaşayan insanlar olduğunu öğrendiğim rezalettir. yoksa cinleri mi kızdırmış bulunduk bilemedim şimdi.

çomü sözlük çok bozdu

sürekli dışarıda fasılcı gibi insanlar var denmesi beni çıldırtıyor. umuyorum ki fasılcı gerçek kimliğinde böyle bir insan değil. şunu söylemek isterim ki bazı mizahlarını (!) bende seviyorum. ki fasılcıyı sevenler ve sevmeyenler değil bence bir çok yazarın savaşı. yarın otobüste kıza sarkıntılık yapan adama nasıl susmayacaksak bunun "sözlükte" normalleştirilmesine ya da alaya alınmasına da susulmamalı, bunun yanında henüz yazarlar şikayetlerini dile getirirken adamın mod yapılması yazarlara saygısızlıktır. eminim ki benim gibi bir çok kadın otobüslerde tutamaçlardan tutamazken, erkeklerde bu kızları gördüklerinde nereye bakacaklarını bilemediler, çekindiler. olay fasılcı değil, şikayetleri değerlendirmeyen ve daha şikayetler gelirken tarafını belli eden kuruculardır. aynı şekilde tanım yapın yoksa silinecektir diyen bir mod varken aynı zamanda at koşturan modunda olması yazarlarla dalga geçmektir. önce gerçek anlamda modlar arasında bir uyum olmalı. ve fasılcıya yazarlık konusunda bir sınırlandırma getirilmelidir.

edit: aynı şekilde meme kanserine farkındalık o kadar çaresiz bir olayken çünkü ben memeleri seviyorum o yüzden dikkat edin demek mizah değildir. bazı konular troll konusu olamaz!

Toplam entry sayısı: 630

izole ve küçük buluşmalar

ben burda açıklayıcı tanım içeren bi entry gireceğim, yeni gelen arkadaşlar falan nasiplensin, normalde kılıcımı çekip üstüne yürürdüm ama malum ibneyim kalemdir silahım.

bu buluşmalar genelde sözlüğün kalite kaygısı olmayan , psikolojik açıdan bakıldığında kendini gerçekleştirmiş kişi olmayı başarmış, oturup iki çift laf edilebilinecek -ki kaç çift laf edildi sayamayız bile- , yakışıklı beyler ve hoş hanımlarla gerçekleştirilen buluşmalardır.

biz biraz abarttık sanırım ya da ortam muazzam emin değilim ama her ikisinin de olduğunu düşünüyorum, 2 hafta boyunca her allahın günü buluşup eğlendik, konsere gittik, kamp yaptık, jargon dinledik, vampir köylü oynadık, iftar yaptık, film izledik, toplaşıp içtik, kütüphaneye gittik.

gelecek hafta mangal yapıp finallerden sonra da birlikte tatil yapmayı düşünüyoruz. içinde bulunduğum en cool arkadaş grubunu kazandım bu izole buluşmadan, iyi ki de izoleydi itin köpeğin havlamasını duymuyoruz allahıma bin şükür.

13 şubat 2018 tuli nickli yazarın aşırı boş yapması

başlığa entry girenlerinarasında dm den "reyis yarıldık amq o nasil bir entiridir xdxdxd" yazanların olması...

başlığa entry girenlerin ç3 mağdurları, itiraf sayfaları gibi kız düşürme başlıklarına entry girmesi

başlığa entry girenlerin şövenist ve düşük çözünürlüklü söylemleri.

başlığa entry girenlerin onlara bir zararımın dokunmadığı halde bana karşı cephe almaları

başlığa entry girenlere silah zoruyla entrylerimi okutmadığım gerçeği

başlığa entry girenlerin bu başığı açma özgürlüğü ve bunun beni gülümsetmesi

başlığa entry girenlerin birlik olup savaş açsa anca ayak başparmağımın tırnağını kesebilecekleri gerçeği.

 resim

jartiyer kullanmayan kadınlar

ekonominin dibe vurduğu ülkede her sike boka para harcadık bi jartiyerimiz kaldı. günlük yevmiyesi veya harçlığı bir jartiyer etmeyen bir sürü kadın vardır diye tahmin ediyorum. ayrıca aşk ile yapılan bir etkinlikte bu kadar naylon kokan hareketlere ne derece gerek vardır ?

tuli

hele bi el kaldırsın yürüdüğüm kız boyunu posunu görelim. ayrıca sansarların çoğu eşcinseldir beyler gece vakti eve yürürken dikkat edin.

bir süredir entry başlık girmiyorsam da bir sebebi var elbet, ben de bazı yazarları özledim, iki hafta önce bir kaçıyla buluştuk hepsi muazzam insanlar çıktılar, yeni kordonda falan kızlı erkekli sabahlara kadar eğleniyoruz, hepsine de ben yazdım numarlarını istedim, "karıya kıza yüriyyeah" diyenler de kudursun, 5 tane bebek gibi hatunla kolkola el ele yürüyorum ç.kale sokaklarında, yürürken de grubun erkeklerinin poposunu kesiyorum, hepsi kütür kütür elma gibi...

2013 ün son günlerinde çanakkale'ye yağan efsane kar

aşşağıda verilmiş hikaye baştan sona o yağan karı tanımlamaktadır.

o zamanlar ardes darphanesinde kalıyordum inanır mısınız bilmem göbeğime kadar kar vardı yurdun önünde, yurt ısınmıyo diye tost makinesini fişe takmış sırayla üstüne oturuyoduk kıçımız donmasın diye. size hava koşullarını şöyle anlatayım bütler üç gün ertelenmişti ...

yılbaşından bir kaç gün önce anlaştığımız üzere bir arkadaşımın annesi ve annesinin eşiyle kaldığı evde kutlayacaktık yeni yılı hep beraber. neden olmasındı. ev havalimanı kavşağının ordaydı sorun da buydu zaten. oda arkadaşlarım "kanka nasıl gidiceksin yolda ölürsün" dediler ama tuli durur mu , beleş alkol ve sevilen arkadaşlar var işin içinde. neyse gece orda kalınıcak diye ben çantma bi tişört bi pijama altı attım, botlarımı bağladım, gocuğumu giydim çıktım yurttan gittim otobüs durağına aşağı inecek otobüs bekliyorum.

on dakika geçti yok onbeş dakika geçti yok 20, 30 derken kardan adam oldum , oda arkadaşlarım da camdan bana bakıp gülüyorlar. meğerse otobüsler kampüse çıkmıyormuş. (bkz: efsane değil gerçekmiş) el kol hareketi yapıyorlardı yok otobüs anlamında ama bilmşyorlardı ki ben rüzgardan gözümğ açıp onlara bakamıyorum bile , stopmotion film izler gibi sadece anlık görüntüler yakalayabilşyorum o meteorolojik tecavüzün içinde.

neyse baktım telefonum çalıyor bunlar da camdan ronaldinho hareketi yapıyorlar https://i.pinimg.com/474x/77/8a/e8/778ae8ec22fd2949ee9ef5a4a764e2bf--shaka-sign-ronaldinho.jpg

belli ki bişey diyecekler, elimi cebime attım telefonu çıkartırken telefon elimden uçmasın mı ? (bkz: uçmasın)
uçtu gitti telefon karların arasına. çok da lanet bir durummuş karın içine düşen telefonun sesi gelmiyormuş sevgili sözlük haberiniz olsun kar iyi bir ses yalıtkanı. eyvah dedim gitti telefon zaten öyle bir kar yağıyor ki telefonun kar üzerinde açtığı delik anında kapandı sanırım. cama döndüm baktım bizimkiler birbirlerini yumruklaya yumruklaya kahkaha atıyorlar. gülmeleri geçince sağolsunlar telefonun yerini tarif etmeye çalıştılar ama o da ayrı bir çile oldu , az sağa, az ileri ,biraz sola doğru dön işaretleri yapıyorlar, resmen amiral battı oynuyorduk karın üzerinde. nihayetinde buldum telefonu, aradım çocukları, dediler otobüs yok dön geri.

bi fıkra var bilen bilir, bi adam o kadar inatmış ki bi gün köfteci ekmeğin arasına kurbağa koyup vermiş, adam ısırınca kurbağa vraklamış. adam da "vık da desen yiyecem, cık da desen yiyecem" demiş.

heh işte o adam benim.

bizimkilere el sallayıp yürüye yürüye inmeye başladım. bir allahın kulu yok kampüs içinde , sanki hayalet şehir ama her yer bembeyaz nasıl güzel anlatamam. şehre doğru bakınca sadece izmir yoluyla çanakkale boğazı gözüküyor biri gri biri mavi...

düşe kalka ösem'in önüne kadar indim ama dizim mosmor düşmekten , kıçım deseniz o kadar donmuş ki düştükçe derisi çatlıyor. dirseklerim sızlıyor . mühendislik bayırı gece rüzgar yiyince cam gibi olmuş zaten , okulun üzerine kurulu olduğu yokuşu siz hayal edin artık kaç kış olimpiyatına ev sahipliği yapar.

"napsam napsam?" derken bi baktım a101 in önünde portakal kasası var 2-3 tane. ulan dedim düşüp ölene kadar kasayla aşağıya kadar kayarım hem aksiyon olur hem zamandan tasarruf. hemen aldım birini fırlattım yokuştan aşşağıya ,baktım baya kayıyor bu bi de üstüne ağırlık binince taa beldemize kadar giderim virajı alabilirsem.

koydum kasanın içine çantamı, oturdum kasaya, tam yokuşun başında yolun ortasındayım , beni bekleyen pist bir bebeğin yanakları kadar pürüzsüz. "bismillah" diyip itledim kendimi aşağıya doğru başladım kaymaya.ama nasıl kayıyorum var ya , hani ramazanda sıcacık pide alırsınız babanneniz onun üstüne tereyağıkoyar ,o yağ pidenin kıvrımlarından eriye eriye kayar ya aynı öyle.

ben zevkten dört köşe bayır aşşağı kayarken karşıma bir anda traktör çıktı , -5 derece soğukta başımdan aşağıya kaynar sular boşaldı bi anda, çay bardağı gibi çatladığımı hissettim. ya o kocaman tekerleğinin altında kalacaktım ya da kreşe doğru kendimi çevirerek bir yere çarpıp duracaktım.

ilk seçenek garanti öldürüyordu, ben de ikincisiyle sakat kalmayı göze aldım. sağ tarafımda orta ölçekli bir kar tepeciği vardı. herhalde ayağımı ters yöne doğru sürtsem oraya doğru kayarım diye planlıyordum.

ayağımı sepetten dışarıya çıkarttım. tam yere dokundurdum, ben nerden bileyim ayakkabı tabanının karda saça sürülen silgi gibi bi etkisi olduğunu. ben bir havalandım yerden ben diyim üç siz diyin beş metre.

havada topaç gibi dönüyorum. pozisyon itibariyle de çömelik kalmışım eklemler donmuş tabi, kafkas dansçıları gibi havada dizlerim bükük kendi eksenim etrafımda dönerek uçuyorum.

arka planda " gurbette yorgun düştüm be ceylan , hasret tüketti bittim be ceylan rıynı nınını nıy nı nıynınınını rıy rıı" çalıyor...

ben tesadüflerden o gün nefret ettim sözlük, hoşlandığım bi hanım vardı yurttan, meğerse sigaraalmaya inmişler geri çıkarken de traktörün şöförü gelin götüreyim sizi demiş herhalde traktörün içindelermiş.

ben tabi fırladım gittim kreşin ordaki otobüs durağının direğine gömüldüm. az önceki kurbağa gibi "vık" demediysem şerefsizim.

traktörden üç kişi indi ikisi "ay ay köpeğe araba çarptı" diye koşuyor , bi de dayı var traktör şöförü , "tıhehehe" diye gülüyor. kızlar geldi yanıma kaldırdılar beni , baktılar ki köpek sandıkları şey benim, bi şok da orda geçirdiler sanırım ,ben de bakıyorum yardımıma koşan ürkek ceylanım, hoşlandığım hanım.

ama canım nasıl acıyo anlatamam hala derin nefes alınca en alttaki kaburgam ciğerime batıyo gibi hissediyorum. benim gözlerimden yaş akıyo tabi , delikanlılık falan hak getire, " canın acıyo mu?" dedi bana . ben koy verdim tabi o an kıza sarıldım ağlıyorum. dayı geldi girdi koluma traktöre bindirdiler beni de , yurda geri çıkıyoruz. yol boyunca dayının "ne okuyong ? bitince ne olcang? nerelising?" sorularına maruz kaldım. kötü niyetli değil tabi dayı ,çok da severim böyle insanlarla muhabbeti ama içimde bulunduğum durum "ğıııııı, ğıııııııı" diye içine içine ağlamayı gerektiriyor. dayıya ağlak ses tonuyla kısa cevaplar verdim tabi . arafan 15-20 dakika geçti kızlar hiç bişey söylemeden yurdun önünde dayıya teşekkür edip indiler. çünkü niye bişey söylesinler çok krinç bir 15 dakika geçirdik küçücük traktör kokpitinde. sonra dayı beni bıraktı okulun girişine.

ben allah belamı versin ki ağlaya sızlana yürüdüm havalimanı kavşağına , erkadaşımın evine vardığımda sırılsıklamdım. annesinin kocası bana eşofmanla çorap verdi, üzerimde bi de içinden atlet gözüken uyumalık tişört var, onlar tüm gece içip eğlendiler, ben meyve yedim kaşlarım bükük kapıcı çocuğu gibi. foto çekiliniliyo tüm gece , arkadaşlar jilet gibi kalem gibi giyinmiş makyajlar saçlar yapılı, ben gaffur gibi duruyorum aralarında , resmen avrupa birliğine girmeye çalışan 2000ler türkiyesi gibiydim tüm fotoğraflarda... televizyon baktım biraz, sonra herkes sızınca masayı topladım evin hanımına bi faydam dokunsun diye.

tabi şeytan bu nerde dürtüceği belli olmuyo ki, bi baktım yarım şişe olmeca duruyor. ulan dedim zaten moralim bozuk ben bunu bi paket sigarayla içerim. aldım şişeyi paketş geçtim balkona açtım müziği içiyorum anasını satayım , çerez var meyve var, hadi onları buşver gazoz var kola var ne diye sek içersin o zıkkımı. aradan 1 saat geçti 03:00 sularında banyoda kusma seslerime geldi arkadaşımın annesinin kocası. adam bilgili biri tabi düşünmüş ki bu çocuk bu gün kafasını vurmuşsa beyin kanaması geçiriyodur o yüzden kusar, hemen apar topar attı beni arabaya bastık o karın çamurun içinde hastahaneye, acilden soktu beni. adam meğerse çanakale'de tanınan sevilen birisiymiş hemen kan testi kafa filmi cart curt... adama da diyemiyorum ki ben o yarım litre olmeca'yı içtim 15 dakikada ondan kusuyorum. babamdan yemediğim dayağı yerim çünkü biliyorum. doktor geliyor muayene ediyor, gidiyor röntgene bakıyor bişeyler bişeyler derken o da bi anlam veremedi. kapattı kapıyı "sen uyuşturucu mu kullandın ? " dedi

"haydaaa " dedim içimden şimdi çık çıkabiliyosan işin içinden. yok hocam olur mu öyleşeyler, benim dedem hacılar, yeşilaycıyız ailecekler... bi şekilde doktoru ikna ettim ama haklı olarak bilmek istiyor ne yaptığımı. dedim "ben vokta fondipledim ağzım gözüm kaydı hocam kusura bakmayın da , söylemeyin adama yerden yere vurur beni gecenin bu saatinde uykusundan ettim diye"

doktor başladı gülmeye kovdu beni odasından, ben gariban cenazesi gibi kaldım ortada, arkadaşımın annesinin eşi olan adam geldi noldu dedi , dedim herhalde kızmaz ,yalan söylemeye grek yok ben anlayatım işin gerçeğini. baştan sona döküldüm ben adama "bin lan arabaya" dedi. bindik. beni yurda götürdü.

"yolda görsen selam verme bana , çırparım seni!" dedi.

tamam anlamında başımı salladım girdim yurda. nasıl morslim bozuk anlatamam, arkadaşlar uyumamış tabi beni görünce şaşırdılar. sordular ne olup ne bittiğini. oturdum yatağıma başladım anlatmata ben anlattıkça onlar güldüler, onlar güldükçe ben rahatladım, rahatladıkça bir kere daha gerçek arkadaşın kim olduğunu ve nerede olduğunu anladım , atladım yatağımdan montun cebinde kalmış 8-9 dal sigara, attım önlerine ve dedim ki

" yakın lan odada yakın amına koyim, biri gelirse ben içtim diyicem"

işte böyle bi kar yağmıştı sözlük...

çomü sözlük çok bozdu

şimdi bunu rez alıyoruz ve şarjöre bir tane mermi koyuyoruz eğer bozarsa buradan sıka sıka kaçarız.

birbirine yakışan şeyler

memleketini 3 kelime ile anlat

iskender
uludağ
travesti

23 yaşındayım ve hepinizden üstünüm

demezler mi ne işin var devlet okulunda ?

çanakkalede yapılacak ucuz şeyler

beldemizde oturan insanın çok kolay gerçekleştirdiği eylemler bütünü, for example : "kanka burdan çıkarız yeni kordona gideriz ordan yürüye yürüye merkeze işte, golfte çay içer döneriz"

fenerbahçe

bu sene hiç bir başarısı olmayan, tarihi yıkıklıklar ve iş adamlarına dilenmeler içeren , en kaliteli(!) oyuncusu cumhurbaşkanı erdoğan'ı deniz gezmiş'e benzeten rıdvan dilmen olan , sarı ve lacivert renklerinin hiç bir milli kavramı temsil etmediği, genelde dobloyu jip sanan insanların tuttuğu takımımsı topluluk

gereksiz bir bilgi ver

elon musk

uzaya luzumsuz yere araba fırlatan , yaşadığınız dünyanın bir simülasyon olduğuna inanan girişimci . bilim adamı olmadığını bilmek gerekir , elbette bilime çok ciddi katkılar sağlamış bir şahıs , tesla motors ve space-x in varlığı bile yeter fakat o arabanın orda olmasının insanlığa ne gibi bi faydası var günlerdr bunu düşünüyorum
(bkz:kimse de demiyor ki aga bu nedir ?)

kaybedenler kulübü

fef deyince akla gelen ilk şey

zerre kadar umrumda olmayan binlerce çöp insanın ,bir baltaya sap olamamış yıkıkların, popülist bireylerin topluluğu.

öğrencileri gömmeyeceğim zira bir torba dolusu çöpten uzun uzun bahsedecek kadar kirli bir kelime şarjörüm yok. hocaları kendini bilim adamı sanan ikinci sınıf fakültedir diyerek sözlerime devam edeceğim, liseden daha düşük klasmanda bir binadır fef, sözde bilim insanı yetiştirmesi gerekir fakat "mezun edelim s*ktirsin gitsinler" mantığından öteye geçemez. tek vasfı ülkedeki işsiz ve "kendini öğretmen sanan" mezun sayısını arttırmaktır.

edit: bilime değil düzene hizmet eden fakültedir ayrıca. sinirlenince aklıma geldi.
İletişim - Kurallar