victoria

Durum: 525 - 0 - 0 - 0 - 28.05.2018 01:43

Puan: 6949 -

11 ay önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Hiçbir şey.
  • /
  • 21

18 mart sözlük

ilgiyle takip edeceğim, sözlük dünyasına yeni katılmış bir sözlüktür. tazedir, yenidir, daha yeni yeni emekliyordur. haydi bakalım hayırlısı. "

aldatıcı havalar

nasıl aldattıysa şerefsiz, üç haftadır süren hastalığımın geçmesine başlamışken yine sikti tüm enerjimi. ha geçiyor ha geçecek derken "geçmeyecek ulan!" diye bir tokat atıyor.

beni bu havalar mahvetti.

sözlükten soğumak

sözlüğün git gide samimiyetsizleştiğini düşünüyorum. sıkıldım ama yazmak eylemi hoşuma gidiyor. amann boş yapıyoruz işte. tüm boş yapanlar burada değil mi... acayip sıkıldım. dışarıda hayat var, sevmek, öpmek, hissetmek var. değişik, güzel şeyler var. gidin yaşayın alla alla! burası boş, lotus, fasılcı ve birçokları... sıkıldım behhh!

feminizm

feminizmi "erkek düşmanlığı" olarak nitelendirenler de vardır. fakat öyle değildir. feministler kadın ve erkeğin haklarını gözeterek savunmasını yapar. özgürlük ve eşitlik için atılmış en güzel adımdır. simone de beauvoir 'e ne kadar teşekkür etsek az. fakat uygulanabilirliğine baktığımız zaman bir çelişki vardır. ya kadın elinde oyuncak haline gelmiştir ya da erkek elinde. kendi lehlerine kullananların yanında farklı ideolojilere yardımcı ideoloji işlevi de görmüştür. anlayacağınız feminizm, farklı çevre ve anlayışlarda farklı anlamlara gelmektedir. fikrin ham halindeki niyeti benimsediğimi fakat hiçbir ideolojinin kölesi olmadığımı tekrardan belirtmek isterim. modern çağın ıvır zıvırları deyip kapattım yorumumu.

victoria

aynen dedi. "aynen" kelimesini hiç sevmezdim. "aynı şekilde" tabiri daha uygundu bana. neyse pek takılacak mesele değildi bu...

ona "benimle vakit geçireceksin ama başkasıyla mutlu olacaksın. ben senin için sadece bir duraktım, otobüsünü beklediğin." demiştim.
öyle de oldu...
olanlara şaşırmadım.
çünkü biliyordum.
babama da söylemiştim.
"kızı her şeyi bilir!" diye.

sonrası olmadı. olmasını da istemiyordum.
ben yokum. çünkü yitirdim birçok duyguyu.
v harfini severdim.
b harfine denkti çünkü.
bazı harflerden, kelimelerden nefret ettim ama.
uzaklaştım
kaçtım
bazı zamanlar yoruldum
yabancı tüm kelimeleri sattım
fazla sövdüm
az ağladım
"amaan" dedim,
zaten kuşlar da harap
siktir et dedim.
ettim.
ederim ki ben.

sözlük yazarlarının itirafları

bu bir itiraf değil.

biriyle tanıştım sözlük, doğduğum şehirde, mahallede yaşayan, doğmuş olduğum eski evimizin yanında oturan, amcamların komşusu. çok komik geldi. çanakkale'de tanıştık hem de. o kadar çok garipsedim ki bu durumu. iki dönemdir aynı fakültede okuyormuşuz. arada görüyordum hatta beğendiğim biriydi de. dün gece kendisini konserde gördüm. tanıştık ettik, sonra sabaha kadar sohbet muhabbet. değişik gerçekten. iyi ki tanımışım dedim. o kadar yakın geldi ki, benden biriydi. tanıdık biri.

mutlu oldum.

ve "bir çay içelim" demedi, "biraz yürümek ister misin?" dedi. incelik bu.

kuş

''soluğuma bir küçük kuş tünemiş. seninse gölgen yıldız dolu gökyüzünden biçilmiş.''

metin altıok

''uçan kuşlar konsun senin göğüne.''

murathan mungan

''kuşlarını alıp gidiyor gök.''

ilhan berk

kuş

''kuşlar gibi yalnız, yapayalnızdım açıkta.''

yahya kemal beyatlı

kuş

kanatlı bir hayvan.

şairlerimizin kuşlara yüklediği anlamlara bakalım bir de...

cemal süreya : hayat kısa, kuşlar uçuyor.

füruğ ferruhzad : kuş ölür, sen uçuşu hatırla.

ilhan berk : kuşlar peru'ya ölmek için uçar.

edip cansever : gökyüzü karışıksa kuşların işi.

aklıma geldikçe yazarım.

vals of the eyes

gustav tekrardan canlandırdı başlığı. her dinleyişimde tekrardan yitiyorum. yavaş yavaş alıp götürüyor beni. "hüp!" diye çekse de kurtulsam diyorum.

bu arada schiele deyince aklıma bu eser geliyor. birbirlerini o kadar ilginç bir şekilde karşılıyorlar ki... bu bağlaşımı kurmadan edemeyeceğim. bütün gibi. tüm duygusallığımı bıraktım gittim şimdi, müziğin sonuna doğru ortaya çıkan tını gibi.

nefret

bir duygu.

nefretin varlığını kabul ediyorum artık. şimdiye dek hiçbir insana nefret duygusu beslememiştim, beni kahreden durumlar dışında. gün geçtikçe daha çok büyüyor. haykırıyorum "senden nefret ediyorum! " diye. senden hep nefret edeceğim. bu nefret saniyelerce büyüyecek. senden nefret edeceğim. senin sevdiklerinden de nefret ediyorum. nefret ediyorum senden. yok ol istiyorum, önüme çıkma istiyorum.

v takımı

dedik ya boğazın serin suları ile sevişmek diye... daha ne olsun soruyorum size sayın medellin!

random gülme
sallamasyon yaşamıyor muyuz zaten. canımız ne isterse onu yaparız alla alla..

v takımı

bu da bir takım. takımda bir çoğunluk olursa hep beraber kendimizi boğaza bırakacağız. valla canım sıkıldı. hani atraksiyon falan isteyen olursa gelsin bu takıma. yalnız ak trollere yer yok bu takımda baştan söyleyeyim. az biraz düşünen, tutarlı tutarsız, üretebilen, salak değil ama salaklık yapmayı seven ve birazcık da uyumlu olsa tamamdır hksjxjskzns

çanakkale

gideceğim diye çok mutsuzum. son günlerim burada. 3/4 aylık bir özlem girecek araya. tekrar çöplüğe dönüş. belki 3/4 ay sonra burada değil de başka bir şehirde olacağım. izmir ya da aydın. sanırım buradaki hikayem bitiyor. ne bıraktım diye düşünüyorum da... bir iki şiir, bir iki kitap, belki de bir tutam ben. belki de hiçbir şey.

aaa yok gitmek istemiyorum ama gitmem gerek. :)

hoşlanılan kızla yaratıcı konuşma şekilleri

"bir çay içebilir miyiz? " değil, "biraz yürüyebilir miyiz?" daha hoş olabilir.

aslında nasıl bir kadına söylenecek olduğu önemli. eğer yüzeysel bir kadınsa buna "ne münasebet!", " sen kimsin oluğğğmm!" gibi cevaplar verebilir.

bir de bunu teklif edene bakmalı değil mi? evett eğer seks diye bağıran bir erkekse büyük ihtimalle kabul edilmeyecektir. omzu düşük, utanarak söyleyen bir erkekse, "neden olmasın" gibi bir cevap alabilir.


düz insanları oldum olası sevemedim. ama hep yanımda bulundurdum. çünkü sadece dinleyecek, beni anlamayacak ve sadece beni tatmin etmek için yanımda var olacak. misal şimdilerde yanımda olan arkadaşım böyle. ben anlatırken telefonu elinden düşmez. sadece anladığını düşünür. komik ama bu durumdan rahatsız olmam. zaten beni anlasın diye anlatmıyordum. bir de derin düşünen insanlar vardır hayatımda. o insanlar hayatımın piramidinde en üst noktadadırlar. işte "beni biri anlasın" modunda olduğumda onları arar hoş sohbetlerin belini kırarız. sohbetimiz düşünsel şölenin zirvelerine dayanır. sonrasında uzun bir ayrılık. bu yazdığımın başlıkla ne alakası var bilmiyorum doğrusu. zihnim parmaklarımı ele geçirmiş olmalı. bu da komik. yalan mı?

kısaca giriş cümlesi kişiden kişiye değişir. nasıl bir giriş yapılacağı karmaşası var ise kafada önce iyi bir analiz ve sonrasında etkili bir giriş. haydi hayırlı işler!

çomü sözlük

çok bozmuş olan mecra.

a takımı vs b takımı

çomü sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

 resim



penceremin gördüğü yollardan gidiyorum. öyle çok güzel ve özel yollar değil merak etmeyin. hemen kızmayın ona, beni biraz fazla sevmişse.

gustav klimt

gustav klimt, avusturyalı bir ressam. genç yaşlarda sembolizm ve art nouveau akımlarından ciddi derecede etkilenmiştir. viyana sezession grubu nun önemli üyelerindendir. tablolarının yanı sıra duvar resimleri, eskizleri ve diğer eserleriyle de tanınır.

kaynak: vikipedi

egon schiele'nin etkilendiği ressam. schiele' nin eserlerinde klimt etkisi oldukça fazladır.

ayrıca sözlüğümüze hoş bir giriş yapan yazarın seçmiş olduğu bir nick. çok güzel düşünmüş, farklı olmuş. ilerleyen zamanlarda sözlüğe katkısı olabileceğini düşündüğüm yazarlardan. hoş gelmiş!

çomü sözlük dertleşecek insan veritabanı

çözümü olmayacaksa kimsenin dert dinleme, dertleşme olayına girmesin lütfen. çözüm çözüm çözüm! çözüm yoksa git duvara, kağıda, doğaya, kitaplara anlat.

meğer

candan erçetin 'nin sevdiğim şarkılarından. sözleri kadar klip de çok anlamlı. dinlerken klibi de izleyin isterseniz.
her olumsuzluğa bu şekilde bakmalı. ben böyle bakıyorum. :)

ben ne çok hata yapmışım meğer
gözüm kapalı bakmışım meğer
yıllar geçmış ben saymışım meğer
dostum sanıp aldanmışım meğer

yıllarca sürer sanmışım meğer
boşa kalbimi açmışım meğer
vakit kaybıydı diyemem ama
sen hiç dostum olmamışsın meğer

olsun varsın pişman değilim
biraz üzüldüm hepsi bu

ağlamam artık gidenlere
ağlamam artık bitenlere
ağlamam artık üzenlere,
ihanet edenlere...

ben ne çok hata yapmışım meğer
seni yokken var saymışım meğer
yollar gitmiş ben kalmışım meğer
aşkım deyip hapsolmuşum meğer

bir ömür sürer sanmışım meğer
ben boşa kürek çekmişim meğer
vakit kaybıydı diyemem ama
senden çoktan vazgecmişim meğer

olsun varsın pişman değilim
biraz üzüldüm hepsi bu

ağlamam artık gidenlere
ağlamam artık bitenlere
ağlamam artık üzenlere,
ihanet edenlere...

tuli

dünyayı değiştiren minyon adamlar vardır ha kendisi de öyle biri bana göre. dhjdjdjsd
kıvrak zekalı, kültürlü, donanımlı ve birçok insanın kendisine sınır koyduğu bir birçok meseleyi aşmış ve oldukça özgün bir hayat biçimine sahip biri. az biraz sohbet etmiş olmanın verdiği güzellikle yazıyorum bu yorumu.
mutlu olmayı biliyor kendisi.

libido ve kilonun doğru orantılı olması

tamtersi olduğunu düşündüğüm önermedir.
kilolu insan için zevk, yemek yemektir. seksi görünmek gibi bir kaygısı yoktur.
şöyle iyi vücutlara sahip erkek ve kadınlarımıza baktığımızda "ben buradayım, bak kaslarım var, en güzel göt bende..." gibi algı uyanabiliyor. evett en güzel kas ve göt sizde. yalan yok. hfjdhcjsjcjzjx

erkeklerin küpe takması

yakışıyorsa herkes takabilir. yalnız yazmadan edemeyeceğim. eğitim fakültesinde beğendiğim bir çocuk var. dün gördüm o da takmaya başlamış. çok yakışmıştı. yakıştığını düşünen taksın. yakışmadıysa da taksın. belki canı istemiştir. cgdjjxkdjdj

üzüntüden uyuyamamak

istemediğin anda uyuyorsun. baktığında çok şey kaçırmışsın. boş çaba üzerine bir de düşünüyorsun.
  • /
  • 21

18 mart sözlük

çiçeği burnunda çanakkale'nin yeni sözlüğüdür. hayırlısı olsun :)

gelir seviyesine göre seks çeşitleri

yine bir takım araştırmalar ve mezhepleri yatak odalarını özel hayatını arkadaşlarıyla paylaşabilecek seviyede geniş olan arkadaşlarımla yaptığım istişareler sonucu bazı analizlerle karşınızdayım.

ülkemizde her türlü şeyi etkilediği gibi maddi kriterler ülkemiz insanlarının cinsel hayatını da etkileyebiliyor.en basit örnekle asgari ücretle geçinen gariban bir aile üst üste binmeli yüksek efor gerektiren kamasutra pozisyonlarında sevişmediği gibi yüksek gelir seviyesine sahip insanlar da sürekli misyoner pozisyonda sevişmiyor.

kaçınız duvarlarında sarı bordürler olan banyo taşları kare beyaz seramiklerden oluşan tüplü televizyonun üstüne üçgen şekilde yerleşmiş beyaz dantel olan ve halılarından garibanlık akan bi müstakil ev ahalisinin çılgınlar gibi doggy pozisyonunda sevişip komşulara rahatsızlık verecek kadar gürültü çıkardığını hayal edebilirsiniz? bence kimse edemez.aynı şekilde havuzlu bir villanın duvarının tavan kısmı komple aynayla kaplı yatak odasında ipek kumaşlarla süslü şehvetli yataklarda da sürekli birbirlerinin üstüne çıkmış halde toplamda 7 dakika sevişen insanlar hayal etmek güç olacaktır.

özet olarak gelir seviyelerine göre 3 başlıkta incelersek seks çeşitleri
1-fısıltı şeklinde gürültülerle yapılan kısa korunmasız gariban seksi
2-doğum kontrol yöntemleri kullanılan birazcık daha hareketleri orta takım tarafından yapılan genelde çocuklar uyuduktan sonra gerçekleştirilen heyecanı biraz daha yüksek memur seksi
3-karnaval tadında özgür hareketlerle gerçekleştirilen bakımlı ve hijyenik olan çeşitli pozisyonlar sergilenen karşılıklı orgazma önem verilen akabinde kesinlikle sigara yakılan burjuva seksi olarak verilebilir.

öğretmenler yeni nesil sizlerin eseri olacaktır

öğretmenliğin en kutsal branşını okuduğumu düşünüyorum,umarım kendimi daha çok geliştirebilir ve o küçük kalplere çok güzel şeyler aşılayabilirim.

kuş

kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri
bu yüzden kanat sesiyim yamaçlarda
üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum
ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım
bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu
kentte
çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan

ahmet telli

izole ve küçük buluşmalar

içinde sözlüge ne için geldiği belirsiz,ota boka salça olan, sözlükte yazmayı ve burdaki ortami savaş alanı zanneden bir adet yazarcık bulunduran başlıktır.atsan atılmaz satsan satılmaz

izole ve küçük buluşmalar

kendi kafa yapınıza uygun insanlar ise çok güzel vakit geçirebileceğiniz buluşmalardır. hem eğlenme hem öğrenme imkanı bulursunuz. hatta öyle güzel insanlardır ki daha önce tanışmadığınız için pişman bile olabilirsiniz.

siparişi sevgilisine verdiren erkek

sevgilimleyken çoğu zaman onun müdahil olmasını ve iletişime geçmesini amaçlıyorum. kadının pasif bırakılmasının geleneklerle bir ilgisi yoktur. bunun bir tık üstü kadını zincire vurmaktır. erkeklik bu değildir, karşınızdakine onun da bir birey olduğunu hissettirmelisiniz. yaraq qüreq qonuşmayın

siparişi sevgilisine verdiren erkek

bir gelenek değildir. kadın susar erkek konuşur saçmalığının bir parçasıdır. ağzı, dili, biraz da aklı olan her kadın kendi siparişini verebilir.

bazen yok olduğunu hissediyorsun

bazen yok olduğunu hissediyorsun o canlı hayatının karardığını iyiyken yanında olanların aslında sadece maskeler olduğunu hissediyorsun yok oluyorsun he yok olmakla da kalmıyorsun yok ediyorsun ben yok olacaksam herkes yok olmalı diyorsun ve zarar vermeye başlıyorsun

fasılcının ve yatakçısının haddini aşması

sıkça karşılaştığımız ancak midemizin kaldırabilecek kadar geniş olmadığı durumdur. eleştiriliyorsunuz ve sonra siliyorsunuz. buyurun bunu da silin. fakat okulun adı ile açılan bir sözlükte bu denli iğrençleştiğiniz müddetçe görmezden gelinmeyeceksiniz. kurucu olmakla iş bitmiyor, bir sorumluluk aldıysan arkasında durmak zorundasın. yalanla dolanla, böyle iğrençliklerle hem kendi emeğine hem de buradaki onlarca yazarın emeğine yazık ettiğinin farkında değilsin. okulun adını taşıyan bir platformu kendi ahırınız haline çevirmek sizi mutlu ediyorsa bok çukurunuzda mutlulukla yüzün. boğulduğunuz günleri görmek dileğiyle.

Toplam entry sayısı: 525

fakültelere göre kız analizi

"fakültelere göre kız analizi"

bu başlığı ele alalım arkadaşlar... öncelikle başlıkta "kız" sözcüğü kullanılmış bu çoğu kadını rahatsız edebilecek cinste bir kelime; ikincisi yoruma şu cümle ile giriş yapılmış "üniversitemiz bayan arkadaşlarımızın..." evet hatayı gördünüz "bayan" kelimesine bir çarpı. özellikle bu kelimelerin kullanımı üzerinde durdum çünkü sözlükte kadın, bayan, kız, hanımefendi, hatun muhabbetini çok yaptık. üçüncü bozuk kısma gelirsek ayrıştırma yapmış olması, daha genele vurup "şurada okuyan insan profili " diye bir analiz yapılabilirdi. gözümden kaçmayan bir diğer hata ise - sanırım dört- , yazarımız kendince bir analiz yapmış ve bilimsel verileri olduğundan bahsetmiş fakat yorumda bilimsellik göremiyoruz. tamamen göreceli bir yorum olmuş. genellemelere hayır demiyorum fakat bu kadar sığ olmamalı. en azından bir fikir paylaşılacaksa yoruma "benim fikrim..." diye giriş yapılabilirdi.

yorumundaki hatalar dışında kendi fikrini özgürce bizlere aktarabilir, paylaşabilir. bunu herkes yapsın isterim. ama eğer bir yorum yapılacaksa değerlere saygı çerçevesinde olması gerektiği yadsınmamalı. demem o ki sınıflara, yığınlara, bireye saygı duymalı, değerlerini çiğnememeli.

çomü sözlük

fasılcı'nın moderatör olduğunu gördükten sonra hayal kırıklığına uğradığım sözlük. o kadar değerli yazar varken bu denli yanlış bir seçim yapılmış olması üzdü. inci sözlükten ve diğer sözlüklerden farkı olmasını isteyen modlar sırf farklı olsun diye fasılcıyı mod yaptılar sanırım. afedersiniz ama bu farklı olmak değil sözlüğün yozlaşması için bir ön adımdır...

arkadaşçılığın sözlükte olmaması gerektiği ve sırf arkadaşı diye mod yapılmış olması hiç doğru değil. siz bunu yaparak ancak kendiniz için bir eğlence ortamı yaratırsınız. kusura bakmayın benim eğlence anlayışım fasılcı'nın esprileri ile sınırlı değil. üzgünüm. sözlüğün gelişimini izliyor olacağım...

sözlük yazarlarının itirafları

kendimi otobüs durağı gibi hissediyorum. yanımdalar, otobüs gelince binip gidiyorlar. sonra kalıyorum öyle. yeni insanlar, yeni hayatlar...

yorum taşımak

başka bir sözlükte bir yıl kadar yazdım. tüm yazdıklarım, başka bir sözlükte yaklaşık bir yıl kadar bir zamanda birikti. bilgili yorumlarımı çomü sözlük'e taşımak istedim. iki gündür yazmış olduğum yorumlar sadece kopyala yapıştırdan ibaret değil. paylaşmak, kendi dünyamı yaratmak bunlar dert olmamalı...

kadınlardan kadınlara tavsiyeler

hiçbir erkeğin boyunduruğu altına girmeyin. eğer baskı ve şiddetin olduğu bir çevreden geliyorsan olabildiğince diret, diren. lütfen diren. seni seviyorum diren. senin ezilmeni istemiyorum ne olursun diren. diren!

fakültelere göre kız analizi

"fakültelere göre kız analizi"

bu başlığı ele alalım arkadaşlar... öncelikle başlıkta "kız" sözcüğü kullanılmış bu çoğu kadını rahatsız edebilecek cinste bir kelime; ikincisi yoruma şu cümle ile giriş yapılmış "üniversitemiz bayan arkadaşlarımızın..." evet hatayı gördünüz "bayan" kelimesine bir çarpı. özellikle bu kelimelerin kullanımı üzerinde durdum çünkü sözlükte kadın, bayan, kız, hanımefendi, hatun muhabbetini çok yaptık. üçüncü bozuk kısma gelirsek ayrıştırma yapmış olması, daha genele vurup "şurada okuyan insan profili " diye bir analiz yapılabilirdi. gözümden kaçmayan bir diğer hata ise - sanırım dört- , yazarımız kendince bir analiz yapmış ve bilimsel verileri olduğundan bahsetmiş fakat yorumda bilimsellik göremiyoruz. tamamen göreceli bir yorum olmuş. genellemelere hayır demiyorum fakat bu kadar sığ olmamalı. en azından bir fikir paylaşılacaksa yoruma "benim fikrim..." diye giriş yapılabilirdi.

yorumundaki hatalar dışında kendi fikrini özgürce bizlere aktarabilir, paylaşabilir. bunu herkes yapsın isterim. ama eğer bir yorum yapılacaksa değerlere saygı çerçevesinde olması gerektiği yadsınmamalı. demem o ki sınıflara, yığınlara, bireye saygı duymalı, değerlerini çiğnememeli.

çomü sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

sözlüğümüzün fotoğraf kulübü temelini atmak ve güzel fotoğraflarla sözlüğü süslemek için açıyorum bu başlığı. eminim güzel paylaşımlarımız olacak. umuyorum.

ilk fotoğraf, şehrimizden...
 resim

çomü sözlükte neden yazarım

boşluktayım. kaçacak yer arıyordum. neden yazdığımı bilmiyorum. sanırım gerçeklikten biraz da olsa uzaklaşmak bu. yaşamayı seviyorum. sanki gerçeğe başımı çevirdiğimde yaşamaktan nefret edecekmişim gibi... küsüp, yürüyecektim. nereye yürüdüğümü bilmeden.

kızlı erkekli öğrenci evleri

ülkemizde herkes özgürdür. kimin ne yaptığı kimseyi bağlamaz. sanırım sığlığımızdan sıyrılmış olmak çok zor olacak.
üzülüyorum canım sözlüğüm.

özlenen diziler

gereksiz bir bilgi ver

(bkz: çöp başlık)

mümkünse sözlükte olmaması gereken bilgiler.

çomü sözlükte sevgilisini aldatan yazar

aldatmak nedir ya... hayır insan birini bırakır birine gider. normal şeyler bunlar. erkek ve kadın için de geçerli bu. bu burada olmasaydı başka bir yerde olacaktı. ama doğru olan tabii ki eski sevgiliye bunu söylemek, anlatmak. anlayışsız bir insansa zaten gerek yok açıklamaya. çünkü anlamayacak. aldatmak diye bir şey yoktur. duygu değişikliği diye bir şey vardır.

bu itirafı gönderen insan oldukça bağımlı veya takıntılı biri olsa gerek. yoksa bu şekilde üşenmeyip yazmak normal değil. illa canını mı yakacaksın o insanın. bir de bir insan sevgilisinden ayrılmadan önce karşısındakine ayrılık sinyallerini veriyor. hani hazırla kendini gibisinden. açın gözlerinizi normalleşin. nedir yani bu insan için sözlükte seferber olup aldatan sevgili etiketini yapıştıracağımız insanı mı bulalım. afedersiniz ama siktirin gidin derim. küfür etmekten çekinmem. boktan takıntılarımızın canı cehenneme. bir şey daha eğer aldatmaksa bu bahsedilen şey oooooo ben ala aldatmalar yaşamışım desenize. jdjdjd jdjdjd hasta hasta güldürdüler beni. bu başlığın altına yazılanlar jfjdjdjdjsmdş

bir kadının feminist olma nedeni

doğası gereği ayrıma maruz kalması bence. bugün yakın genç kadın arkadaşlarımla bu konu üzerine tartıştık. oldukça geniş bir şekilde ele aldık mevzuyu. en derinine gittik. kadının doğuştan sahip olduğu et parçası mesela bir erkekle eşit olmadığının göstergelerinden biri değil mi sizce? . o et parçası hep var mıydı? peki ya neden var? evrimsel süreci nasıl gerçekleşti? evrim diye bir şey var mı?

victoria

benlerim ister sever ister sevmez. onlar, hiçbir kaynağa bağlı olmayı sevmez. onlar sadece yaşamayı sever, ölmekten korkarlar; hayatı dolu dolu yaşayamıyor olmanın hüznünü yaşarlar. az biraz ağlarlar fakat mutludurlar. çünkü benlerimi hayata bağlayan bir amaçları vardır. onlar iyi birer insan olmayı, insan olmanın erdemine varmayı hedeflerler. öyle küçümsenecek bir hedef değildir, victoria karşı çıkar. eftalya mırıldanır "tamam victoria" der. vicvic desen zaten kendi halinde zıppırık bir tiptir. olsa da olur olmasa da... vicky de zaten victoria'dan türemiş. o ne yaparsa onu yapar. baktığımızda victoria onları ikna eder. savaşçı taraflarıdır, boşvermeyi sevmez. her zaman işin ayrıntısını düşünen o'dur. pekala...

zafer senin victoria!


sonra daa lallalalaaaa...

çanakkalede eksik olan şeyler

İletişim - Kurallar