yalnızlık

sabah uyandığında telefonunda herhangi bir bildirimin olmaması durumu.
tdk da yalnızlık kelimenin anlamı olarak benim gösterilmem
insanın mutlak kaderidir. kaçışı olmayan bir yerdir. ama yinede güzeldir.
bazen güzel bazen rahatsız edicidi olandır.

en tehlikeli yönü ise sanırım bağımlılık yapmasıdır. zaten yalnız yasarken arada sosyal bir hayvan oldugunu hatırlayıp dısarı cıkarsın, en bos mekanları ararsın, telefonunda ailen dısındaki kayıtlı kisi sayısı iki elin parmaklarını gecmez, biriyle konusmaktan bile imtina edersin mümkün olduğunca az diyalog kurarsın. yeni insanlar, esyalar hatta düsünceler bile yalnızlığını böldüğü düsüncesiyle rahatsız eder.

öyle üzerine anlamlar yüklenecek bir sey değil yalnızlık. insan doğasına aykırı ama bir noktadan sonra vazgecmekte bir hayli zor.
çevrendeki insan çokluğunu bir kenara koyup biraz düşününce, insan yokluğu çektiğini anladığın an fark edilen his. alışkanlık yapıyor yalnızlık.
her zaman iyi bir şeymiş gibi anlatılan ama aslında öyle olmayan durum.
bir şakadan ibaretse hayatınız, dalınız kalmadıysa tutunacak,
yalnızsanız kalabalıklar icinde, anlayamazsa kimse sizi,
dünya küçülmüşse gözünüzde, ölümün kolay olduğunu düşünüyorsanız yaşamaktan, hayata karşı ne kadar dürüst olursanız daha da battığınızı hissediyorsanız dibe, hiçbir şey edemiyorsa artık sizi mutlu, en son ne zaman güldüğünüzü hatırlamıyorsanız içten, uyuşukluk hissi bile tatmin etmiyorsa artık, sadece göğüs kafesiniz değil tüm vücudunuz kaplıysa acı ile, göz yaşlarınız tükenmişse akmaktan, aldığınız nefes ferahlatmıyorsa ciğerlerinizi, soğuk işlemiyorsa teninize, ayırt edemiyorsa artık gözleriniz renklerin tonunu,
hayat griden ibaretse, doğumunuza bile anlam veremiyorsanız, kalmadıysa umudunuz, kalmadıysa düşleriniz, terk edip gittiyse sizi idealleriniz, savaşmaktan mücadele etmekten yıldıysanız eğer ve yarına çıkamayacakmış gibi hissediyorsanız tam da benim bulunduğum yerdesiniz.
engel olunamaz tatlılıkta bir duygu silsilesi benim için. tanım gereği birşey yazmak gerekiyorsa şayet;
tek başına yemek yemek
tek başına gezmek (o kadar nüfusa rağmen)
tek başına yaşamak (evde tıkırtı sesine ürkmek)
tek başına şarkı söylemek (vokalsiz)
senin sesinin bazen sana yüksek gelmesi

...
bazen neden yalniz oldugumu dusunurum.eski arkadaslarimi sevgililerimi aklima getiririm. iliskilerimizi hatirlamaya zihnimde tekrar canlandirmaya calisirim belki bir cevap bulurum umidiyle. aslinda cevap basittir. yalniz birakildim. bazen onlari hakli bulurum bazense yanlis anlasildigimi dusunerek kendimi telkin etmeye calisirim. oysa ki kendime tahammul edemedigim anlar olur yasamimda onlardan bunu beklemek samimi olmaz. onlara kizmam daha dogrusu kizamam.
belki de yalniz kalmak istedigim icindir yalniz kalmam..
alışıldığı takdirde güzeldir, bağımlılık yapar. keza özgürsünüzdür, yaptığınız her şeyden yine kendinize karşı sorumlusunuzdur.
artık alıştığım şey
asosyal, yabani, kör talihli olduğumdan değil kendi istediğim için (ahahahshs) yalnızım.
aslında kimse yalnız değildir.
herkesin kendini düşündüğü bir toplumda herkes yalnızdır.
her insanın ömrünün bir döneminde yaşaması gerektiğine inandığım durum.etraftaki sesler azaldıkça kafanızın içini daha net duyar daha net anlarsınız kendinizi.
''düşüncelerin beyninin duvarlarına çarpıp sana geri gelmesidir.''

j.p sartre
İletişim - Kurallar