yapılan anlık salaklıklar

bir anlık dalgınlıkla yapılan aptallıklardır. pot kırmak bunların en başında gelir.

radyoda çalan şarkıyı çok beğenip shazam ile bulmak için,
telefonu arabadaki hoparlörlere değil de gidip radyonun ortasına tutmak gibi.

fırına balığı koyup pişmesini 1.5 saat bekleyip, fişini taktığını sonradan görmek.

10 tl lik kart yükletip, borcum ne kadar diye sormak.

baba ile diyalog halinde iken, istemsizce moruk sıfatını kullanmak.
mesela bazen tezgaha koyacağım şeyi buzdolabına veya çöpe koyabiliyorum
yanınızda kahküllü bir arkadaşınız varken çanakkalenin hepsi de kahküllü kızlarla doldu bu ne diye sitem etmek.
kartları karıştırmak (bkz:ogrenci kartını kasiyere uzatmak) cok yapıyorum bunu ve karşımdaki karta baktığında bazen niye baktı ki bu kadar yapacağı işlem basit diyorum ta ki anlayana kadar
bilinçaltında'ki düşüncelerin birden bilincin üstüne çıkarak farkındalığı olmaksınız yapılan eylem,eylemler.
yemekten sonra annemin yanındayken yanlışlıkla ''bi sigara içip geliyim ben.'' demiştim. hiç unutmuyorum annemin bana o bakışını, önce bana baktı sonra babam duydu mu diye kontrol etti sonra tekrar bana ve içinden o sövüşünü duyar gibiydim. sonrası terlik zaten. ayaküstü bin beş yüz yalan uydurmuştum aslında ama yememiştir tabii..
pazar sabahı günlük ekmek vesaire alışverişinden sonra “iyi günler hallederizya” diyen bakkala “iyi akşamlar x abi:)” demek. hoff.
afiyet olsun diyen garsona “sana da” demek. hoff x2
her şey güzel olacak sandım , sanmakla kaldım
ösemde kent kart basmak.
çok çok çok yaptığım salakça dalgınlık var fakat yakın zamanda olanı yazayım. acelem var ç3 e binmem gerek fakat ortada yok ben de ç1 e bindim. önümdeki ç3 e yetiştik. adam ücretsiz binebilirsin dedi. fakat çok geçti ben çoktan basmıştım. işte bu küçük örnek. hayatta kaçırdığım fırsatları düşünün bir de... içim yanar içim kanar gerisi siz de... dan dan dan!
kafaya takılan gözlüğü aramak ve eldeki telefonu bulamamak.
ismini hatırlamadığın kişiye farklı bir isimle hitap etmek. bunu defalarca yaptım kimse de çaktırmıyor, ben o değilim demiyor neden kardeşim salak gibi hilmiye hayri diyorum söylesene doğrusunu
geceden kalma hafif sarhoşlukla beraber uykusuzlukta var girmem gereken bi ders var ama derse değil dersliğe odaklanmışım sen git başka bi dersliğe gir hadi girdin bi bak etrafına bura bizim sınıf mı diye gittim oturdum sınıftan bi kahkaha koptu ben duruma ayıktım başladım gülme açıklama yapamıyorum kahkaha atarak çıktım sınıftan sonra okulda fenomeniz tabi
otobüs son durağa doğru giderken düğmeye basmak
fırının sıcak olduğunu unutup buzdolabının üstüne kaldırmak için kucaklamak, parmak uçlarımdan omuzlarıma kadar yandım
100 lira çekmiştim atmden makbuzla beraber çöpe attım bir öğrenci için bu en büyük acılardandır.
yanlış durakta düğmeye bastıktan sonra napıcağını bilemeyip inmek..
dolaptan o an işime yaramayan bir şeyi alıp daha sonra geri koymak
bazen gözümdeki gözlüğü saatlerce başka yerde arayabiliyorum diş fırçama da yüz yıkama jeli sıkmışlığım çoktur
aslında çok da samimi olmadığın bir insana boş bulunup "kanka" demek.
yazları genelde gıda sektöründe çalışıyorum. bu çalıştığım süre zarfında bir yerden alışveriş yaparken kasiyere afiyet olsun demek.
müşteri olarak bir yerde oturunca masaya bırakılan şeyler için afiyet olsun demden duramıyorum
(bkz:garsonluk)
lakaplarıyla telefona kaydettiğin arkadaşlarının adını unutmak........
sinemada bolca yaşanır.
-iyi seyirler efendim
-size de :)
-¿
  • /
  • 2