yapılan anlık salaklıklar

saate bakmak için cebinden telefonu çıkarırsın, bakarsın. amma telefonu tekrar cebine koyana kadar unutursun...bir daha bakarsın!
2 dk önce sıçtığını unutup gene tuvalete gitmek ve çılgınlar gibi ıkınmak.
yeni açılmış biranın içine kül atmak, yarım litresi benzinin litresinden pahalı olunca koyuyor haliyle..
yaz okulunda aldığım dersin vizesi için sabaha kadar ders çalıştım 2 saat kestirip öyle giderim sınava dedim ve sınav saatinden yarım saat sonra uyandım.
çiğköfte alırken kolay gelsin diyceğime afiyet olsun demem
hoşlandığım çocuğu gördüğün anda nerde olursak olalım istemsizce ayağa fırlamam....
"fakat müzeyyen bu derin bir tutku" filminde ki bar sahnelerini o sıralar çalıştığım barda çekiyorlardı. çekimlere sabah 6'da başlayacakları için patron, barda kal eve dönme dedi. 15:00-04.30 arası klasik barmen-aşçı-garson olarak vardiya olmayan vardiya mı bitirdim. herkes çıktıktan sonra, en pahalı biralardan açıp, mutfakta elime ne geçirdiysem pişirip game of thrones'un 4.sezon finalini projeksiyondan perdeye yansıtıp ekibin gelmesini bekledim. 6.30 gibi geldiler, neleri kullanıp kullanamayacaklarını anlatıktan sonra erdal beşikçioğluna dj setini nasıl kullanıyormuş gibi görüneceğini göstermemi istediler. yaptım. ayak işleri bittikten sonra sette ortada durmamamı balkona çıkmamı istediler. balkona çıktım sabahın 8'i, istiklal caddesi, haziran güneşi, uykusuzluk ve karşımda sesi çok tanıdık bir elemanla oturduk camel içiyoruz. o ana kadar isim sormadık, set ekibinden biri olduğunu düşünüyorum. ünlü insanları çok yakın zamanda görmediysem hatırlamakta zorlanıyorum. neyse;

b- sesin çok tanıdık geliyor bu arada, tanıştık mı daha önce?
h- bilmiyorum, harun ben. mor ve ötesi'ni duyduysan orada solistim.
b- memnun oldum, bilirim severim güzel işleriniz var. siddhartha'ya yazık oldu ama. vs şeklinde.

yine aynı sette en utanç verici an muhtemelen kim olduğuna dair hiç bir fikrim olmadan hare sürel'e hafiften yürümüş olmam. (uzun boylu, güzel bir kadın, normal giyinmiş set ekibinde ki hatunlardan sandım)* tek şansım nasıl yürüyeceğimi bilmekten kaynaklı olarak bu olay büyümedi, teşekkür etti güldük geçtik.
+e babana söylesene
+benim baba vefat.
sipariş vermek için aradığın restoranın telefonunu görüşürüz öpüyorum diye kapatmak
otobüse binersin, 80 kere basmana rağmen kartı okumaz. insanların sana cins cins bakmasıyla o manyetik zımbırtıya dönersin ve bi de bakmışsın ki öğrenci kimlik kartıyla viyananın kapılarını zorlayan osmanlı misali şansını zorluyorsun. bütün otobüse de rezil olursun. abi yok böyle bi mallık ya
bunları yapan gerizekalı bir tek benim heralde: kulaklıkla telefondan müzik dinlerken telefonum nerde lan olmak, uzun bir süre twitterda takıldıktan sonra uygulamayı kapatmak sonra el alışkanlığı, anında bir daha açmak
sınıf öğretmenime anne demiştim... wasted
  • /
  • 2
İletişim - Kurallar