yeniler bilmez eskilerin gözü yaşlı

2011 de polis terzioğluna girip yeşil uzun mont (parka) giyen herkesi toplamıştı.
eğitim fakültesi yeni dekanlık binası yapıldığında bina okula paintle yapıştırılmış gibi duruyordu
kafedeyimde çay 50 kuruştu
mühendisliğin önü o zamanlar dutluktu
17 burda yoktu. sahi biz 17 burda yokken ne yapıyorduk??
yıkımdan önce anafartalar kampüsü :,(
kordonda, şu kelebeğin olduğu yerde umumi tuvalet vardı. şimdiki gibi marinada iki bira içtikten sonra bi mekana koşturup "tıvılitinizi kılınıbilir miyim" demek zorunda kalmıyorduk.
halk otobüsü yerine kırmızı bmc minibüsler vardı...
akava yoktu, telephone vardı giriş kapısı ne de güzeldi be.
ardes o zamanlar yurttu.
yazılanların hepsini gördüğümü farkettim de yaşlanmışız
anafartalar kampüsü vardı, ders arasında bile ferahlamak için golfe inilir bi çay iki sohbet kafa dinlenirdi. çimenlere yayılabilirdin.
90 kuruşa ç3 le çanakkale turu vardı hey gidi günler
2005 yılında kent kart ile ilk otobüs taşımacılığı başladı.
kargo grup iken 2004 bahar şenliklerinde dardanos ta konser verdi. o zamanlar alkol serbestti tabiki her yerde.
kantinlerde, barlarda sigara içilebiliyordu.
ösem denilen bina yoktu. yemekhane fen edebiyat fakültesi girişinde ufacık bir oda idi. şu an ne bilmiyorum orası açıkçası.
besyo fakültesi yok idi.
gsf yok idi.
mimarlık mühendislik fakültesi yok idi.
barlar sokağı barlar ile dolu idi. sokakta hayat var denilen ufacık yere sıkışıp kalınmamıştı. o sokakta şimdiki dönercilerin %90' ı bar idi.
hayal kahvesi tnt idi bilardo masası vardı şu an ki sahnenin orda.
han kahvesi üstünde bar var idi. şehrin azizleri çıkardı.
iskele meydanında dönerciler var idi. anafartalar otel var idi. orhan gencebay a benzeyen dürümcü orhan baba var idi.
troya caddesi yok idi. orada yerleşim tek tük idi. son 5 senede yürüdü o taraf.
kordon 2 şerit idi. bahar gelince denize yakın olan taraf taşıt trafiğine kapatılır, barcode, vino v.b. pub lar yola masalarını koyar denize karşı insanlar vakit geçirirdi.
yerde fıstık var idi tıpkı izmir de ki gibi.
2004 eylül ayından önce kordondaki at heykeli yok idi. ben üniversiteye başlarken yeni inşaatı yapılıyordu.
marlboro 3.75tl bira 1.75 tl idi.
4 tane(ç1,ç2-plaj,ç3-hava alanı,ç4-ekspres) otobüs hattı var idi ve 90 krş idi.
şakir in yeri virane bir yer idi. restore edildikten sonra tekrar canlandı.
şu an sanırım simit sarayı(kordon ziraat bank. yanı) class cafe idi. ne güzeldi. pek güzeldi.
benzin 2.30tl civarlarında idi.
kiralar 300-400 tl civarlarında idi.
sosyal medya yok idi. ilgilendiğin kişi ile yüz yüze konuşurdun, arkadaş ortamında sever sevilirdin. dedikodu yoktu, fesatlık bu kadar aleni değildi.

popülarite umurumuzda değil idi, takipçi sayısından haberimiz yok idi.

daha merak edenler olursa üşüşün arkadaşlar.

şöyle bir okudum da yazdıklarımı; birkaç sene daha erken gelseydim dardanel-fenerbahçe maçını bile izlermişim.
kamyonlara tırlara takoz niyetine konulan ericsson a1018
terzioğlunun girişindeki üst yol yoktu. ek hastane binaları yoktu.
250 lirayla bi ay geçinirdim
ösemdeki kırtasiye giriş katındaydı
golf ve özgürlükte çay 50krş
17 burda yokken herkes carrefour'un oradaki cinemaximum'daydı.
eğitim fakültesi kuş sesi ve yeşilliklerle iç içeydi.
bir öğretim yılında iki kere bahar şenliği vardı. (2014- 2015) :(
2. nesil yazarlar geldiğinde bol bol kullanacağımız cümledir efenim.
çok eski olmamakla beraber yıkılan eğitim fakultemiz...
beni baya comez gibi hissettiren entry’lerin toplandigi basliktir.
akava'nın yerinde ki telephone cafe.
  • /
  • 2